Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

NASREDDİN HOCA TÜRK DÜNYASININ MİZAH SEMBOLÜDÜR

Nasreddin Hoca için her yıl Akşehir’de anma günleri düzenlenmektedir. Nasreddin

Nasreddin Hoca için her yıl Akşehir’de anma günleri düzenlenmektedir.
Nasreddin Hocayı anma günleri ilk defa 1933 yılında yapılmıştır.
Akşehir’de Nasreddin Hoca sadece anma günlerinde anılan bir değer değildir.
Nasreddin Hoca, Akşehir’lilerin her an yanı başındadır.
Evliliklerde düğüne davet edilir.
Bayramlarda ziyaret edilir.
Mezarlığa girildiğinde ilk onun türbesinde dua edilir.
Sokaklar onun adıyla tarif edilir.
Kısaca Akşehir, Nasreddin Hoca’dır. Nasreddin Hoca’da Akşehir’dir.
Cumhuriyet döneminde ilk defa saygı için kalabalık merasim, 30 Haziran 1933 tarihinde cuma günü yapılmıştır.
Günler öncesinden 30 Haziran 1933 tarihi cuma günü Akşehir Halk Fırkası binasında Nasreddin Hoca için çok güzel bir anma günü yapılacağı duyurulmuştu.
Anma töreni için 30 Haziran 1933 Cuma günü Halk Fırkası binasını davetliler doldurmuştu.
Hazır bulunanlara Nasrettin Hoca’nın hikâye kitapları hediye edilmiştir.
Kürsüye gelen Şair, Türk-İslâm sanatı tarihi araştırmacısı Rıfkı Melûl Meriç konuklara toplanma maksadı hakkında açıklamalarda bulunmuştu.
İlerleyen zamanda Konya merkez ilköğretim başmüfettişi Emin Bey tarafından “Hoca’nın fıkralarındaki terbiyevi kıymet” izah edilmiştir.
Konuşmalar bittikten sonra hazır bulunanlar Halk Fırkası binasının önünde toplanarak Nasreddin Hoca Türbesine doğru yürüyüşe geçmişlerdir.
Nasreddin Hoca Türbesinde onun ruhuna topluca dualar edilmişti. Bazı fıkraları anlatılmıştı.
Böylece Rıfkı Melül Bey tarafından memleketimiz halkına çok ehemmiyetli ve unutulmuş bir değeri bugünle hatırlatmış oldu.
Vefatının yıldönümlerinde, yüzyıllardır insanlığı güldürürken düşündüren, bilgelik dolu sözleriyle gönüllerde taht kurmuş Nasreddin Hoca’mızı rahmet ve minnetle anıyoruz.
Nasreddin hobca kimdir?
Nasreddin Hoca Sivrihisar’a yakın Harto köyünde 1208 yılında doğmuştur.
Babası köyünün imamıdır.
Nasreddin Hoca babasının ölümünden sonra Harto’da imamlık yapmıştır.
Bu görev kısa sürmüş ve 1237 yılında Akşehir’e yerleşerek ünlü Mutasavvuf Seyyid Mahmut Hayrani’ye intisap etmiş ve 1284′de Akşehir’de vefat etmiştir.
Türbesi Akşehir’dedir.
Her yıl 5-10 Temmuz tarihleri arasında Nasreddin Hoca şenlikleri yapılmakta ve bu şenliklerde Akşehir gölüne “yoğurt çalınmakta” dır.
Nasreddin Hoca’nın yaşamadığı, hayali bir kahraman olduğu iddiaları da vardır.
Nasreddin Hoca’nın yaşamış olması onun hayali bir kahraman gibi gönüllerde yaşamasına da engel değildir.
Nasreddin Hoca’nın fıkraları yediden yetmişe her Türk insanı tarafından sevilmekte ve bu fıkralar Nasreddin Hoca ile halkımızın ortak verimidir.
Nasıl Eski Yunanlıların Ezopos’u, Almanların Eulenspiege’i, İranlıların Nasuriddin Tüsi’si, Arapların Cuha’bı, Bulgarların Hitar Petar’ı varsa bizim de Nasreddin Hoca’mız vardır.
Nasreddin Hoca herhangi bir güç durumdan kurtulmak için yalana, açgözlülüğe, küçük hesaplara baş vurmadan her yaptığını sağduyuya, ahlak esaslarına dayandırır.
Türk insanı Nasreddin Hoca’ya filozofluk, ermişlik payesi vermiştir.
Batı edebiyatında O,” hayatın manasını mizahla yorumlayan bir hikmet eri” olarak tanımlanır.
Onun güldürücü fıkralarının amacı insanlığa ders vermek veya bir düzensizliği göz önüne sermektir.
Nasreddin Hoca becerikli, çalışkan ve haraketlidir. Odun keser, hayvan yükler, buğdayı değirmene götürür, eşeğiyle pazara taşınır, alışveriş yapar, imamlık yapar, kadılık yapar, davetlerde hazır bulunur, düğünlerde, üzüntüde, sevinçte o vardır.
Kanunlara saygılıdır, yıkıcı değil yapıcıdır. Sabırlı ve hoş görülüdür.
Fıkralarında Müslümanlığın tüm özelliklerini yansıtır.
Zengin bir kişilik görüntüsü yoktur.
Çapkınlığa, ahlaksızlığa, iffetsizliğe yönelik fıkraları yoktur.
Fıkralarındaki sonuç; ahlak, adet ve terbiyeye zıtlık göstermez.
O, hayali bir kahraman değil, Türklüğün büyük mizah sembolüdür.
Hoşça kalınız