*Çok güzel atasözlerimiz olduğu gibi günümüzde anlamını yitirmiş yada değiştirmiş atasözlerimizde var.
*Örneğin: “Bana değmeyen yılan bin yaşasın”.
*Hiç hoşlanmadığım bir atasözümüz. Sana değmeyen yılan, komşuna kardeşine anana ya da babana değerse de yine bin mi yaşasın?
*Bu atasözümüzü hiç sevmem.
*Hatta: “45 Bahar Geldi Geçti”isimli şiir kitabımın her kitabımda olduğu gibi “Son Söz bölümünde şöyle ifade etmişim.
* “Bana Değmeyen Yılan Bin Yaşasın” sözünü de hiç sevmem. Bana değmeyen yılan kardeşime, anama, arkadaşıma, komşuma değebilir. Bu sebeple tüm yılanlara insanlığa zarar vermeyen bir hayat, tüm insanlara da sevgi, kardeşlik ve barış yüklü bir yaşam diliyorum.”
*Bu söz aklıma Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı bir hizmeti getirdi.
*Bu hizmet hoşuma gitti.
*Mersin Büyükşehir Belediyesi, Toroslar-Yenişehir-Akdeniz-Mezitli ve Tarsus’ta vatandaşlara hizmet için taziye evlerine yemek gönderme hizmetine başlamış.
*Talepte bulunan tüm cenaze sahiplerine ilk gün için 50 kişilik lahmacun paketleri gönderiliyormuş.
*Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü, “Bu yeni hizmetimizde cenazesi olan vatandaşlarımızın listesini, günlük olarak Mezarlıklar Dairesi’nden alıyoruz. Sabah irtibat görevlimiz aileleri arıyor; Vahap Seçer Başkanımızın selamlarını ve taziye masajlarını iletiyor, hizmetimiz hakkında bilgi veriyor. İlk gün yemeği olarak düşünüp planladığımız hizmette, vatandaşımız eğer istekte bulunursa, kendilerine 1 öğünlük ve 50 kişilik olmak üzere yemeğimizi ulaştırıyoruz.” demiş.
*Vefat edenlerin vefat sonrasında sıkıntı yaşadıkları bir gerçek.
*Acılarıyla mı uğraşsınlar,& yoksa taziyeye gelenlerin yemek derdine mi düşsünler.
*İşte bu sevmediğim bir gelenek. Bu sebeple Cenaze sahipleri hep sıkıntı yaşmaktadır.
*Belediyemizin bu hizmeti cenaze sahiplerini belki biraz rahatlatır. Ama ya sonraki birkaç gün ne olacak?
*Aslında böyle bir adet olmasa daha iyi.
*Eskiden: Komşular ya da cenaze sahibinin yakınları, yaptıkları yemekleri cenaze evine yardım için gönderirler ya da getirirlerdi.
*Hem, baş sağlığı dilerler hem de getirdikleri yemekleri taziyeye gelenlere ikram edilmek üzere bırakırlardı.
*Benim dini bilgim bu konuda yeterli değildir ama inandığım dinin de cenaze sahiplerinin taziyeye gelenlere yemek verme mecburiyeti koşacağını sanmıyorum.
*İşte bazı geleneklerimiz bu asırda insanları sıkıntıya sokuyor. Örneğin eskiden cenaze evi yolun ortasına taziye çadırı kurar yolları trafiğe kapatırdı.
*Neyse ki bu konuda da belediyelerimiz imdada yetişti taziye çadırlarını uygun yerler kuruyorlar.
*Yani demem o ki;
Günümüze hitap etmeyen geleneklerden vaz geçmeliyiz.
ÇARPITILMIŞ SÖZLER:
Cenaze törenleri yaşayanlar içindir, ölenler için değil.

