Her ne kadar Biz kıymetlerini bilmesek de, İslam Dünyası çok büyük değerler yetişmiştir.
Bunlardan biri de 1210-1292 yılları arasında İran’da yaşamış olan Hafız takma adlı Sadi Şirazi’dir.
Türk kökenli bir şair ve düşünür olan Sadi, dindar bir Müslüman olmasına rağmen, yaşadığı dönemin hakim inanç anlayışını sorgulamaktan ve yermekten çekinmemiştir.
Bakın, bir dizesinde bu yergisini (tatlı bir ironiyle) nasıl dile getirir Sadi!?
Gördünüz değil mi?
Taş gibi sağlam olan imanın temeli
Camdan bir kadehle nasıl da dağılıverdi!
(Şair diyor ki! Gerçekten sağlam olan bir iman, bir kadeh şarap içmekle yok olur gider mi?)
Halkı doğru bilgilendirmeyen softalar da (hocalar ve fakihler de) nasibini alır, Sadi’nin ironi dolu yergilerinden.
Dün gece medresenin fakihi fetva verdi!
Şarap içmek haram olsa da, yetim hakkı yemekten evladır.
(Ey Fakih! Halka demelisin ki, dinimize göre şarap içmek haram olsa da, yetim hakkı yemekten iyidir.)
Bir dörtlüğünde de şöyle der Sadi!
Gönül yarasından sakınmak gerek!
Ki yoktur cihanda onun merhemi!
Yapmak dahi varken gönül yıkma ki!
Yıkık gönlün ahı yakar alemi!
Bir başka dizesinde de gönlü kırılanları şöyle teselli eder Şair!
Kesme nevanı içine salsalar da keder!
Kırılsa gönül, medd ü cezr ile hepsi geçer!
(Seni üzüntüye boğdular diye hayatından -yiyeceğinden, içeceğinden- vazgeçme!
Çünkü gönlün kırılsa bile, derin bir dalgalanma -büyük bir sevinç ya da mutluluk- yaşadığında bu kırgınlığın geçer!
Yazımı Şair’in şu güzel şiiriyle noktalıyor, ruhu şad, devri daim olsun diyorum!
SAKİ!
Doldur kadehi, sun Bize!
Aşk kolay göründü ilkin amma
Ne güçlükler çıkmadı ki sonra
Umut içindeydi aşıklar!
Saba dağıtacak sevgilinin zülfünü
Getirecek misk kokusunu diye
Gönüller kan dolmuştu!
Bekleyeceğim diye
Sevgilinin konağında güven olur mu?
Çanlar çalar durur!
Yükünüzü toplayın diye
Pirin derse!
“Bula seccadeni meye!”
Salik dediğin habersiz kalmaz!
Yoldan, yordamdan…
Gece karanlık!
Dalgalar ürkütücü!
Girdap korkunç!
Fakat ne bilir halimizi sahilde olanlar
Bencillikten çıktı adım kötüye
İşim oldu tebah
Kurulmuş bir kere
Hangi sır gizli kalır böyle?!
Huzur istiyorsan Hafız?!
Kaybolma onun gözünden
Kavuştunsa sevdiğine?!
Sat anasını dünyanın!
Rint: Kinden, kibirden arınmış olan, gönlü güzel ve şen olan, gönül eri
Fakih: Fıkıh konusunda uzman olan kişi
Saba: Sabah yeli, sabahları gün doğudan esen hafif ve tatlı rüzgar
Salik: Bir yola girmiş olan, bir yolu tutup giden, yol ehli
Tebah: Harap olmuş, viraneye dönmüş, mahvolmuş, yıkılmış, perişan olmuş.
SEVMENİN TADI
“İnsan sevmenin tadını bir kez aldı mı, tüm yaşamı onu aramakla geçer.”
Albert Camus (1913-1960)
Aslen Cezair asıllı olan Nobel Edebiyat Ödüllü Fransız yazar ve felsefeci

