Bundan önceki bölümde İl olması gereken Anamur’un ulaşımından, yollarından, akarsularından, ovasından bahsetmiştim.
Bugünkü bölümde İl olmaya müsait bir İlçe olan Anamur’un tarihi ve doğal yerlerinden bahsedeceğim:
Anamur’da birbirinden güzel doğal yerler ve tarihi yapılar mevcuttur.
Bu doğal yerleri ve tarihi yapıları şöyle özetleyebiliriz:
1 – Mamure Kalesi : UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim Ve Kültür Örgütü) tarafından “Dünya Mirası Geçici Listesi”ne alınan Mamure Kalesi Anamur ilçesinin 6 km. güneydoğusunda, Silifke-Anamur Karayolunun solunda yer almaktadır.
Geç Roma Döneminde yapılmış olan Kale, Anadolu’da bulunan kaleler içinde en iyi korunmuş örneklerinden birisidir.
Sırasıyla Bizans, Arap, Selçuklu dönemlerinde kullanılmış olan kale Karamanoğlu Mahmut Bey zamanında esaslı bir onanırım görmüş, kuzeyde ikinci bir kapı açılarak, onarım geçirdiğine dair bir kitabe kuzey duvarına yerleştirilmiştir.
Bu dönemde kale içinde bir sarnıç, cami ve kalenin dışında, yolun sağ kenarında bir hamam yapılmıştır.
Kale içinde Roma ve Bizans dönemlerinde yapılmış sarnıç, dükkan ve yapı kalıntıları görülmektedir.
Osmanlıların kuruluşuyla ilgili OSMANCIK filminin büyük bölümleri bu kalede çekilmiştir.
2 – Anamurium Antik Kenti : Anamur ilçe merkezinin 7 km. batısında bulunan Türkiye’nin en güney uç noktası olan Anamur Burnunun hemen kıyısında yer almaktadır.
Ören yerinin bilinen en eski tarihi M.Ö. IV. yüzyıla dayanmakla birlikte, ayakta olan yapıların M.S. 1. yüzyıldan itibaren yapıldığı tespit edilmiştir.
Uzun yıllardan beri bilimsel amaçlı kazılar yapılmakta olan antik kentte daha geç dönemde yapılmış kalesi ile su yolları, su kemerleri, tiyatro, Odeon, Paleestra, hamamlar, kiliseler ve şehrin dağa doğru yamacını kaplayan alanda ise sayıları 35O’ye varan beşik tonozlu iki katlı örnekleri Anadolu’da bulunmayan yöreye özgü mezarlar yer almaktadır.
Yapı zeminleri çeşitli mozaiklerle süslü olan ören yerindeki yapılarda bulunan duvarlarda yer-yer freskler vardır.
3 – Kalın Ören Antik Kenti : Anamur ilçe merkezinin 10 km. kuzeybatısında yer alan antik kent, aynı isimle anılan köyün hemen yanında dik bir tepe üzerinde kurulmuştur.
Düzgün kesme taşlarla yapılmış olan kentin ayakta kalan yapıları güzel bir mimarlık örneği göstermektedir.
Takriben M.S. 1. yüzyıl ve daha geç dönemlerde iskân edilmiş olan kentte sarnıçlar, ev ve dükkan yapıları, kilise, yer-yer sur duvarları, resmî yapılar ile mezarlık bulunmaktadır.
4 – Pullu Mesire Yeri : Bozyazı ilçesinden Anamur’a gelirken karayolunun hemen solunda Anamur ilçesine 7 km. uzaklıkta yer almaktadır.
200 çadırlık kamp alanı ile günübirlik mesire yeri ve doğal plajı bulunmaktadır.
Pullu; deniz, orman ve yaban hayatının buluştuğu yerdir.
Akdeniz’de orman ve denizin böylesine güzel ve armoni meydana getirdiği başka bir yer bulmak mümkün değildir.
Pulluda tipik Akdeniz iklimi mevcuttur. Yılın herhangi bir ayında kamp yapmak ve yüzmek mümkündür.
Pulluyu eşsiz bir turistik yer yapan çekiciliğine tarihi kalıntılar, doğa ve iklim de katkıda bulunmaktadır.
Bunun yanı sıra yaban hayatını izleme, kumsalında uzanıp yatmak ve ormanında yaşama imkânı Pullunun çekiciliğini daha da artırmaktadır.
Dünyada nesli tükenmeye başlayan deniz kaplumbağalarından Caretta Caretta cinsinin Akdeniz kıyılarında yumurtasını bıraktığı bir kaç kumsaldan biri de Pulludadır.
Bu nedenle de Pullu doğa bilimcilerin, çevre korumacıların ve turistlerin ilgisini büyük ölçüde çekmektedir.
5 – Köşek Bükü Doğal Mağarası : Anamur ilçe merkezinin 14 km. kuzeybatısında bulunan Ovabaşı köyünde yer alan mağara 500 m2’lik bir alanı kapsamaktadır.
Nem oranı % 80, hava basıncı 762 milibar ve sıcaklığı 18 derece olan mağarada, şifa bölümü, huzur bölümü ve dilek kuyusu olmak üzere üç bölüm yer almaktadır.
Astımlı hastalar için iyi geldiği söylenmektedir.
6 – Anamur Müzesi : Anadolu’nun en güney uç noktasında yer alan Anamur Burnu üzerindeki Antik Anemurium Kentinde Amerikalı ve Kanadalı bilim adamları tarafından 1960 yıllarının başından itibaren yapılmaya başlanılan arkeolojik kazılar Anamur’a bir müze yapma fikrini ortaya çıkarmıştır.
Anamur Yalı evleri Mahallesinde tahsis edilen 2630 m2’lik arsa üzerine 1976 yılında Müze binasının temeli atılmış, inşaat işlemleri 1984 – 1985 ve 1987 yıllarında sürdürülmüş, bu günkü sergileme aşamasındaki modern binasına kavuşulmuştur.
Erken bir tarihte başlayan Anemurium kazılarında ortaya çıkartılan kültür ve tabiat varlıkları, çevre müzelerden, Alanya ve Silifke müzelerinde bulunan Anamur menşeli eserler Müzeye getirilmiş, Anamur halkının yeni müzesine büyük bir duyarlılıkla getirdiği eserlerin sayısı da yoğunluk kazanınca müze deposundaki eser sayısı sergileme aşamasına gelmiştir.
Kalenderis kazılarında açığa çıkartılan eserler Müzeye gelmeye başlamış, eser sayısı 12.000 civarına ulaşmıştır.
7 – Buğu Mağarası (Buğu Deliği) : Şehir merkezinin kuzeyinde 1500 metre uzaklıkta sarkıt-dikitleri ile ilginç bir mağaradır.
8 – Akcami : İlçe merkezinde halen ibadete açık bir camidir.Karamanoğulları devrinde yapılmıştır.
Minaresi daha sonra yapılmış, yivli görünümü ile ilginçtir. Karşısında küçük bir de han vardır.
9 – Deniz Feneri : 1911 yılında Fransızlar tarafından yapılmıştır.
Güneyin en uç noktası Anamur Burnu’ndadır.
Gemilere yol gösterir.
10 – Alaköprü : Dragon Çayı üzerinde Anamur’a 16 km. uzaklıkta Karamanoğulları tarafından 1230 yılında yapılmıştır.
Günümüzün ağır tonajlı araçları bile geçebilmektedir.
Anamur-Sinop Atatürk kara yolu bu köprüden geçer.
11 – Pınarlar Şelalesi : Anamur-Ermenek Karayolu üzerinde gezinti ve piknik alanıdır.
Geçmiş dönemlerde Anamur’un bir kısım içme suyu buradan karşılanmaktaydı.
12 – Bicikli Mağarası : Anamur Abanoz Yaylasında 700 metre uzunluğunda ve yedi bölümden oluşan bir mağaradır.
İçindeki sarkıtların memeye benzemesi ve uçlarından su damlaması sebebiyle bicikli adı verilmiştir.
13 – Çukurpınar Mağarası : Bu mağara dünyanın en derin mağaraları arasında yer almaktadır.
Boğaziçi üniversitesi tarafından yapılan keşiflerle Çukurpınar mağarasında 1500 metreye kadar ulaşılmıştır.
Çukurpınar mağarası dünyanın en derin mağarası olan Fransa’daki mağaradan sonra ikinci sırayı alır.
Araştırma ekibi bu doğa harikasını keşfettikçe bulunan yerleri özelliklerini dikkate alarak bölümlere, ışıltılı, kurnalı galeriler, zümrüt, sarkaçlı, derin göl, basamaklı, sanat gölü gibi adlar koymuşlardır.
Anamur’un kuzey batısındaki Çamurlu yaylasından sonra 4 saatlik bir yürüyüşle 1890 m. yükseklikteki Çukurpınar adlı düden mağaranın ağzına gelinir.
Çukurpınar mağarasında biriken sular duru pınar olarak Sugözü köyünde de ortaya çıkar ve Dragon çayına karışır.
Anamur’a komşu ilçelerimiz Bozyazı ve Aydıncık İlçeleri de tarihi ve doğal yerler bakımından zengindir.
Her üç ilçenin birleşmesiyle Anamur İl yapıldığı takdirde Akdeniz bölgesinin tarihi ve doğal yerler bakımından en güzel İl’i Anamur olacaktır.
Bundan sonraki bölümde Amamur’daki kamu kurum ve kuruluşlarımızdan bahsedeceğim.,
Hoşça kalınız.

