Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

SOHBET KÖŞESİ: İLK YIL MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NDAN TEŞEKKÜRNAME ALMIŞTIM

Kiralık bir binada 1977-1978 öğretim yılında Anamur İmam Hatip Lisesi
Kiralık bir binada 1977-1978 öğretim yılında Anamur İmam Hatip Lisesi eğitim öğretime başlamıştı…
İmam Hatip Lisesinin eğitim öğretime başladığı 1977-1978 öğretim yılında İçel Valisi Sayın Naim Cömertoğlu idi…
İçel Valimiz vatansever, dürüst, devletini seven bir kimse idi…
Daha okul müdürü olmadan önce Anamur Lisesinde öğretmenken kendisinin övgülerine nail olmuş bir kimseydim.
Sanırım bu tanışıklığımızın da benim müdür olmamda etkisi vardı.
Çünkü başta sayın Hikmet Çınar Bey olmak üzere o kadar müdürlüğe layık meslek dersi öğretmenimiz, arkadaşlarımız vardı ki…
Tercih sebebimde Sayın Valimiz Sabahattin Çakmakoğlu’nun da etkisinin var olduğuna inanıyordum.
Beni sevenleri, beni tercih edenleri de mahcup etmemeliydim.
Bu sebeple kolları sıvayıp çalışmaya başlamıştım.
İmam Hatip Liselerinin bir misyonu vardı.
O da; Öğrencilerin zihninde; İnsana, düşünceye, özgürlüğe, ahlaka ve kültürel mirasa saygıya dayanan bir din eğitimi anlayışının yayılması katkıda bulunmaktı.
İmam Hatip Liselerinin bir de vizyonu vardı.
O da; Kültürel mirası değerlendirebilen, yaşanan hayatı yorumlayabilen, problemlere çözüm üretebilen bireyler yetiştirmekti.
Ben Adana İmam Hatip Lisesi mezunuydum…
İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünde okurken stajımı İstanbul İmam Hatip Lisesinde yapmıştım.
Sivas İlk Öğretmen okulunda öğretmenlik yaparken Sivas İmam Hatip Lisesine de derse giriyordum…
İmam Hatip Liselerinin misyonunu, İmam Hatip Liselerinin vizyonunu, İmam Hatip Liselerinin Türkiye’miz için önemini biliyordum.
İşte bu sebeple gecemi gündüzüme katarak Anamur İmam Hatip Lisesinin topluma kazandırılmasında aşırı bir gayret ve duyarlılık gösteriyordum.
Sağ olsunlar…
Anamur ve Bozyazı halkı da bu çalışmalarıma büyük destek oluyorlardı.
Okulum Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne bağlı gündüzlü ve sadece erkek öğrencilerin okuyacağı bir eğitim kurumu olarak açılmıştı…
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı müfettişler tarafından Sivas İlk Öğretmen okulunda ve Anamur Lisesinde öğretmen iken yıllık denetimlere tabi tutulmuş ve birkaç defa teşekkür almıştım.
Anamur Lisesinde yine bakanlık müfettişlerimizden ayrıca birkaç takdirname almıştım.
Okulumuzun açıldığı 1977 – 1978 öğretim yılı ilçedeki bütün okulların denetim yılıydı.
Üç yılda bir defa bakanlık müfettişlerince bütün okullar denetime tabi tutuluyordu…
İlk yıl ve ilk genel denetim…
Artık okulumun eksikliklerini büyük ölçüde tamamlamış, eğitim öğretime başlamıştık…
Şimdilerde olduğu gibi kitle haberleşme araçları yoktu…
Bakanlık Müfettişleri de okullara habersiz geliyorlardı…
İyi hatırlıyorum:
Bir Pazartesi günü hizmetlimiz ben derste iken beni çağırmıştı…
Dersin bitmesine de 15 dakika vardı… Eli çantalı, fötr şapkalı birinin beni aradığını söylemişti…
Müfettiş olma ihtimalini de belirtmişti… Müdür odasına almasını, kendisine çay ikram etmesini ve dersten sonra geleceğimi söylemesini istemiştim.
Dersten çıktıktan sonra müdür odasına girdiğimde gelen şahsın beni beklediğini görmüştüm…
Çantası yanında, fötr şapkası elinde duruyordu… Bakanlık müfettişi olduğunu anlamıştım.
Hiç heyecanlanmamıştım…
Çünkü o zamana kadar ne ilçe kaymakamı, ne üst makam Milli eğitimciler, hiç kimse yeni açılan okuluma gelmemişti…
Ne verilmişti ki ne istenecekti? Adeta yalnızlığa itilmiştim… Ne bir kuruş ödenek, ne bir demirbaş… Ne bir tek parşömen, ne bir tek defter…
Hiçbir şey vermeyen bakanlık benden ne isteyebilirdi ki…
Hep böyle düşünmüştüm ve gelecek olanlara vereceğim cevabı da aylar öncesinden hazırlamıştım.
Sohbet etmek istediğini anlamıştım… Özgeçmişimi sormadan Sivas İlk Öğretmen okulunda çalışıp çalışmadığımı sormuştu…
Çalıştığımı söyleyince bir isim söyledi ve onu tanıyıp tanımadığımı sormuştu…
Sorduğu isim Sivas ilk Öğretmen okulunda 3’üncü yıl beni denetleyen bir müfettişimdi…
Sayın müfettişim Sivas’ta denetimde bana teşekkürnâme vermişti. Tanıdığımı söylemiştim… Selam getirdiğini söylemişti…
Sonradan anladım ki bakanlık müfettişlerimiz Ankara’dan görev yerlerine gitmeden önce denetimlerini yapacakları okul müdürlerinin özgeçmişlerini öğreniyor ve birbirleriyle fikir alış verişinde bulunuyorlarmış…
Meğer sayın müfettişimiz 3 gün önce gelmiş, bir otele yerleşmiş ve okulum hakkında, benim hakkımda halktan bilgiler toplamış…
Yeni kiralık kiralık binada bir okul… Yeni öğretmenler… El yapımı sıralar… Boyasız kapı, pencereler…
Standartlara uygun olmayan masa ve sandalyeler… Boş A-B-C demirbaş defterleri…
Üzerinde GENELGELER yazılı içinde hiçbir genelge olmayan boş bir dosya…
Evimden getirdiğim küçücük bir daktilo… Kendi ev telefonum… Üzerinde LABORATUAR yazılı içi boş bir oda…
2 katlı binanın depo olarak kullanılmak üzere yapılan alt katın kapısı üzerinde SPOR ODASI yazısı ve içi yer – yer sularla kaplı 500 metrekarelik boş bir alan ve sadece şap yapılmış bir zemin…
Bakanlık müfettişi olsam kapanması için rapor tutacağım görünümde bir okul…
Açık yüreklilikle hangi şartlarda okulu açmaya çalıştığımızı anlatmıştım…
İlerde yapmayı planladığım projelerim hakkında bilgi vermiştim…
Çantasını açmış, bir tomar kâğıt çıkarıp masanın üzerine koymuştu…
Bunlar bir okul açıldıktan sonra tutulması gereken evraklardı… O gün akşama kadar okulda kalmıştı…
Yemek yiyip yemediğini şu anda hatırlayamıyorum ama hiç bir öğretmenin dersine girmemişti, hiçbir odayı denetlememişti, sadece müdür odasında kalmıştı…
Akşam olunca da yürüyerek oteline gitmişti…
Meğer bir gün sonra Anamur Lisesini denetleyecekmiş… Lisede 3 gün denetim yapmış ve Ankara’ya dönmüştü…
İki ay sonra beni kaymakamlığa çağırmışlardı… Lise müdürü de oradaydı… Aynı anda ikimize birer sarı zarf uzatmışlardı…
Tebliğ-Tebellüğ işlemlerini yaptıktan sonra dışarıya çıkmıştık… Zarflara bakmış, Milli Eğitim Bakanlığından geldiğini görmüştük… Lise müdürü arkadaşıma; “Bana ceza gelecek…’’demiştim… ”Belki de görevden alacaklar”diye eklemiştim…
O da demişti ki; “Bana teşekkürnâme gelecek…” Elim bir türlü zarfı açmaya gitmiyordu…
Neyse… Zarfları açmıştık… Tersi olmuştu…Benim yazıda teşekkürnâme, Lise Müdürünün yazısında İhtar yazıyordu.
Ben demiştim ki; “Her halde yazıları karıştırmışlar…” Sözüme o da katılmıştı… Ama iyice okuduk ki yazı isme yazılmıştı…
Aynı müfettiş bana teşekkürnâme ve yılların Lisesinin müdürüne ihtarname vermiş…
Bir yıl sonra gelen bakanlık müfettişine bu durumu sorduğum zaman bana demişti ki; “Sen yoktan var etmişsin, Lise müdürü verilenleri koruyamamış… Müfettişiniz bunu takdir etmiş olmalı…”
Bir teftiş defteri hazırlamış ve ilk yıl müfettişimin verdiği teşekkürnâme’yi buraya yapıştırmıştım.
2’inci yıl gelen müfettişim bu defa “Takdirname” göndermişti…
…Ve yıllar yılı hiçbir sene boş kalmamak üzere teftiş defterime; ya Bakanlık müfettişlerinin, ya Milli Eğitim Bakanının, ya Din Öğretimi Genel müdürünün, ya Vali’nin, ya İl Milli Eğitim Müdürünün ya da İlçe kaymakamının takdir – teşekkür – başarı belgelerini yapıştırmıştım.
Hem de bazı yıl 2-3 adet olmak üzere…
Bir okulun yaşaması için mutlaka dernek kurulmalıydı…
Nitekim 1978 yılında Anamur İmam Hatip Lisesi Yaptırma ve Yaşatma derneğini kurmuştuk…
Dernek üyeleri ağırlıklı olarak okulda öğrencisi olan velilerden oluşuyordu…
Dernek başkanlığına Sayın Hacı Bayram Özden, dernek muhasipliğine de emekli öğretmen Sayın Ali Rıza Doğan getirilmişti…
Makbuzlar bastırılmış, çalışma izinleri alınmış ve kiralık binadan kurtulmak için yer aranmaya başlanmıştı…
Bu arada hazine arazisi için Belediye başkanlığımıza da başvurmuştum… Belediye meclis üyeleriyle tek – tek görüşmüş, olağanüstü bir toplantı yapılmasını sağlamıştım…
Titiz çalışmalar sonunda Kalınören mahallesinde 20 dönüm dağın eteğinde ve 20 dönüm ovada olmak üzere İmam Hatip Lisesi yapılmak üzere 2 ayrı yerin tahsisini de sağlamıştım…
Sayın Bayram Özden Çeltikçi mahallesinde oturuyordu… Mahallesinde okul için bir yer bulmuştu…
Hem de bağış olarak… Yeri verecek olan sayın Hacı Mehmet Sol ile birlikte okula gelmişlerdi… Gösterilen yer yaklaşık 15.000 metrekare (15 dönüm)civarındaydı…
Her üç yerin krokisini çıkartıp üst makamlara ulaştırmıştım…
Müfettişler gelmiş, inceleme sonunda Çeltikçi mahallesindeki yerin uygun olduğuna karar vermişlerdi…
Ankara’dan 12 derslikli tip proje getirmiş ve arsanın 8715 metrekaresini inşaat için düzenlemiştik…
Arsanın geri kalan bölümlerini de ağaçlandırmıştık… Yeşilyurt mahallesindeki kiralık binada eğitim- öğretime devam ederken Çeltikçi mahallesindeki arsamızın üzerine de inşaata başlamıştık.
Hoşça kalınız.