Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

SOHBET KÖŞESİ: MÜSLÜMAN TÜRK SANATÇILARI TARAFINDAN GELİŞTİRİLEN BİR SANAT DALI: OYMACILIK VE KAKMACILIK SANATI

Tarihten günümüze intikal eden en önemli sanat dallarından biri oymacılık
Tarihten günümüze intikal eden en önemli sanat dallarından biri oymacılık ve kakmacılık sanatıdır.
Bugünkü sohbetimizin konusu oymacılık ve kakmacılık sanatı…
Osmanlılar döneminde büyük camilerin ahşap yapılarındaki oymalar gerçekten Kakmacılık sanatının en güzel örnekleridir.
Kakmacılık Müslüman sanatçılar tarafından geliştirilen bir sanat şeklidir.
Eski Mısır, Yunanistan, Bizans bu kakmacılık sanatının ilk örneklerinin görüldüğü ülkelerdir, uygarlıklardır.
M.Ö. 2000 yıllarında Mısır’da, Firavun Tutankamon’un mezarında bulunan tahta eşyalar üzerinde görülen fildişi ve altın kakmalar bilinen en eski örneklerdir.
Rönesans dönemini incelediğimiz zaman bu dönemde İtalya’da kakmacılık sanatının çok üstün bir düzeye ulaştığı görülür. Doğu’da kakmacılığın geliştiği merkezlerin en önemlilerinden biri İstanbul olmuştur.
Avrupa’da kakmacılık mobilya ağırlıklı iken Osmanlılarda ev eşyaları üzerine uygulanmaya başlanmıştır.
Bazı Osmanlı padişahlarının bu süsleme sanatıyla yakinen ilgilendikleri de bilinen bir durumdur.
İslam sanatı olarak da camilerin mihrap, minber ve vaaz kürsülerinde kendini göstermektedir. Kakmacılık; tahta, taş, maden, mermer gibi maddelerin bazı yerlerinin ovularak içine aynı cinsten veya daha kıymetli maddelerden parçalar kakma yöntemiyle gerçekleştirilen süsleme sanatıdır.
Kakmacılık Osmanlılardan da önce, İslamiyet’in ortaya çıkışından da önce ortaya çıkan en eski sanatlardan biridir.
Ağaç, taş, maden, gümüş, pirinç, kılıç, tüfek, kama üzerine oymalar yapılarak değerli taşlar, metaller, sedef, fildişi gibi malzemeler içine oturtulduktan sonra yüzey düzeltilerek kakma işi tamamlanmış olur.
Kullanılan malzemeye göre kakma işi de özel bir isim alırdı.
En çok sedef, fildişi, abanoz kullanılmıştı.
Sedef kakmacılığı Osmanlıların kullandığı en yaygın kakma biçimidir.
 Bu işi yapan kakmacılara sedefkari diye adlandırılmıştı.
Gümüş ve pirinç eşya üzerine kakma altın ya da gümüş tellerle yapılmıştı.
Kitap kapakları, silahlar, ayakkabılar, fincan zarflarına yapılan kakmaların yanında mimari alanda da kakmacılık gelişmiştir.
Mimar Sinan bu sanata çok önem vermiştir.
Günümüzde kakmacılıkta yeni yöntemler uygulanmaya başlamıştır.
Dekupaj makineleri, yapay reçine plakaları, formika bu sanatta kullanılmaktadır.
Hoşça kalınız.