Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

PENCEREMDEN: AKKUYU RUSYA’NIN NÜKLEER VİLAYETİ Mİ OLUYOR? -1

“Büyük devletlerle anlaşma yapmak ayıyla aynı yatağa girmeğe benzer –
“Büyük devletlerle anlaşma yapmak ayıyla aynı yatağa girmeğe benzer – İsmet İnönü”
Mersinlilerin ‘kurulmaması için’ yarım asırdır, mücadele ettiği, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) inşaatının, Erdoğan –Putin görüşmesine birkaç gün kala, halen şirket hisselerinin tamamına yakınını elinde tutan NGS A.Ş tarafından, santralin inşaat işlerini yapan Türk firması İÇTAŞ firmasının sözleşmesini fesih ederek, santralin yapımından dışlaması ile Akkuyu NGS A.Ş tekrar Türkiye’nin  gündemine gelmiştir.
TÜRKİYE’NİN AKKUYU NÜKLEER MACERASI
Ülkemizde ilk Nükleer Santral kurma niyetlerinin 1970’li yıllarda, o günkü Dünya konjonktürüne göre Akkuyu’da Nükleer Santral yapılmasına karar verilip, yer seçimi çalışmalarının yapılması 1972-1976’lı yıllara rastlıyor.
1970’li yılların mevcut teknoloji ve etüt bilgilerine göre yapılmış olan çalışmalarla yeri belirlenen ve 1976 yılında Akkuyu için yer lisansı onayı veren üç kişiden biri olan Prof. Dr. Tolga Yarman.
Ankara’da TMMOB’un düzenlediği  Nükleer Enerji Kongresi’nde yaptığı konuşmada; bugün benzer bir çalışma yapıldığı taktirde, (turizm ve nüfus  yoğunluğu vb ölçütler dikkate alındığında) yer lisans onayı “alamayacağını”ifade etmiştir. İlk kez 1977 yılında Akkuyu Nükleer Santralı’nın yapımı için uluslararası ihale açıldı. İhaleyi kazanan, İsveç firmalarının oluşturduğu ASEA’ya, İsveç hükümetinin kredi üzerindeki garantiyi kaldırması üzerine ihale iptal edildi. İkinci ihale 1983 yılında açıldı. Akkuyu’da Alman KWU firmasına 986 MW gücünde, Kanadalı AECL firmasına da 685 MW gücünde iki ayrı nükleer santral kurdurulması kararlaştırıldı. Ancak usuldeki sorunlar nedeniyle görüşmeler kesildi. 1986’da Akkuyu’da santral yapımı için anlaşma sağlanan Kanadalı AECL firması liderliğindeki konsorsiyumla finansman nedeniyle anlaşılamadı.
1990’ların sonunda tekrar gündeme geldi, ancak Başbakan Bülent ECEVİT,  25 Temmuz 2000’de uygulanan ekonomik istikrar programının olumsuz etkileneceği nedeniyle bakanlar kurulu kararıyla dördüncü kez iptal edildi. 2002 yılında iktidara gelen AKP hükümeti döneminde 2007 yılında açtığı ihale TMMOB’un açtığı dava nedeniyle Danıştay tarafından ‘kamu yararı olmadığı’ gerekçesiyle ihale iptal edildi. 2008 yılında yapılan son ihaleye ise yeterli teklif veren firma olmadı.
HUKUK ARKADAN DOLAŞILDI
Nükleer macerasında özellikle ,TMMOB’un açtığı son dava ile yönetmelik maddelerinden bir kaçının iptaliyle iç hukukta dayanağını yitirmiş oldu. Ancak, AKP Hükümeti, 2009 yılı Rusya ile temaslarında Nükleer Santral yapım işini, diplomatik bir havuç olarak kullandı.
Rusya  Federasyonu ile “devletlerarası anlaşma”yaparak bu kez ihalesiz olarak nükleer santral kurdurmayı planladı.14 Ocak 2010 tarihinde Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Moskova ziyaretinden, Rusya ile “nükleer santral tesisi konusunda işbirliği ortak beyannamesi” imzalandığı haberleri geldi. 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanan anlaşma, Türkiye tarafında 6 Ekim 2010 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Rusya tarafında ise 450 sandalyeli Rusya Fedarasyonu meclisinde 315 oyla (DUMA) onaylandıktan sonra 17 Kasım 2010 tarihinde Rus hükümeti tarafından onaylandı.
Duma Enerji Komitesi Başkanı Yuriy Lipatov, oylamadan önce önce parlamentoda yaptığı konuşmada,
 ”Türkiye’deki Nükleer Enerji Santrali projesi Rusya-Türkiye arasındaki en önemli stratejik işbirliğini oluşturmakta” dedikten sonra, ”Anlaşmadaki hükümler, bizim çıkarlarımızın yanı sıra projeye katılacak olan Rus şirketlerinin çıkarlarını koruyacak şekilde yapılmıştır”
ifadesini kullandı.
RUS NÜKLEER TEKNOLOJİSİ GÜVENLİ Mİ?
Çernobil’den sabıkalı Rus Nükleer Teknolojisinin, uluslararası ölçütlere uygun ve Avrupa Birliği tarafından nükleer güvenlik değerlendirmesi sonucunda kabul edilmiş veya onaylanmış bir planı ya da projesi bulunmamaktadır. Rus Nükleer Endüstrisi uzun zamandır Avrupa’da bir nükleer santral inşa edecek yeterliliğekavuşmaya çalışmaktadır.
Son olarak, Bulgaristan’ın Belen bölgesinde kurmak istedikleri VVER-1000 reaktör projelerinin ve güvenlik önlemlerinin yetersiz bulunması nedeniyle AB içerisindeki gerekli kurumlardan yeterli kabulleri görememiş ve lisans alamamıştır.
Özetle Rus nükleer endüstrisi gelişmiş batı ülkelerinde, özellikle AB kurumlarında kabul edilmiş bir lisansa ya da yeterliliğe sahip değildir. Türkiye’de işletmeye alınacak olan ve henüz Rusya’daki birkaç yıllık işletme deneyiminin sonuçları henüz bilinmeyen VVER-1200 reaktörlerinin ne kadar güvenli olduğuna dair yeterli deneyim yoktur.