Bunu yüksek sesle söylemekten çekinmeyeceğim.
Dindar insanlar iyi insanlardır.
Çünkü iyi olmaya çalışmak, onların günlük ibadetidir.
Sabah uyanır, “Bugün kimseyi kırmayım” diye niyet eder. Akşam yatar, “Bugün kalbim temiz miydi” diye muhasebe yapar. Her gün, her gün kendini daha iyi bir insan yapmaya çalışır.
İyi insan olmak kolay mı sanıyorsunuz? Nefsine hakim olmak, öfkeni yutmak, sana kötülük yapana bile merhamet etmek… İşte dindar insan bunun talimini yapıyor.
O yüzden dindar insan iyidir:
Borç verir, faiz istemez. İyiliğinden ister.
Söz verir, tutar. Çünkü sözün de hesabı var bilir.
Bir lokması varsa bölüşür. Çünkü paylaşmanın bereket olduğuna inanır.
Gıybet etmez. Çünkü bilir ki gıybet, kardeşinin etini yemek gibidir.
Kimsenin arkasından kuyu kazmaz. Çünkü bilir ki, kul hakkıyla gidilmez.
Siz hiç gördünüz mü?
Cenaze en çok dindarların omuzunda taşınır.
Hasta yatağında en çok dindarlar sabaha kadar bekler.
Bir yetim en çok dindar sofrasında doyar.
Depremde, selde, afette enkazın altına ilk dindar gençler girer. “Allah rızası için” deyip girer. Kamera yok, alkış yok.
Reklam yapmazlar.
İyiliği gizli yaparlar. Sağ elin verdiğini sol el görmesin derler.
Belki bu yüzden görünmezler. İyilikleri sessizdir.
Ama bu ülke ayakta duruyorsa, bu mahallede hala komşuluk varsa, hala bir kap çorba paylaşılıyorsa, bu o iyi insanların yüzü suyu hürmetinedir.
Dindar insanlar iyi insanlardır.
Çünkü onlar her gün Allah’a “beni iyi insanlardan eyle” diye dua eden insanlardır.
Ve duası kabul olan insanlardır.

