Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da tarım ve gıda sektörüne yönelik hedefleri değerlendirdi. Özdemir, programda verimlilik ve katma değer artışının belirleyici olacağını vurguladı.
ÜRETİM PLANLAMASI SÜRECEK
Özdemir, OVP’de stratejik tarım ürünlerinde arz-talep dengesi, yeterlilik düzeyleri, su kısıtı ve bölgesel üretim potansiyellerinin gözetilerek üretimin yönlendirilmesini hedefleyen üretim planlamasının sürdürüleceğinin öngörüldüğünü belirtti. Genel Tarım Sayımı sonuçlarının açıklanmasının ardından bu planlı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımının çok daha etkin bir yapıya kavuşacağını ifade eden Özdemir, “Bu yaklaşım sektörün sahada daha verimli karşılık bulmasını sağlayacak” dedi.
YERLİ ÜRETİM VE DIŞA BAĞIMLILIK
Programda gübre, bitki koruma ürünleri ve aşı gibi temel tarımsal girdilerde yerli üretim kapasitesinin artırılmasının da hedeflendiğini kaydeden Özdemir, yerli genetik kaynakların korunması, ıslahı ve geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Bu adımların sektörün dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik kritik unsurlar olduğunu belirten Özdemir, “Planlı üretim yaklaşımının sahada daha verimli karşılık bulmasını sağlayacak” ifadelerini kullandı.
TEKNOLOJİ VE DİJİTALLEŞME ÖNE ÇIKIYOR
Verimlilik ve katma değerin artırılmasının programın en belirgin önceliklerinden biri olduğunu söyleyen Özdemir, Ar-Ge çalışmalarının, teknoloji kullanımının, yenilenebilir enerji ve sulama yatırımlarının destekleneceğini belirtti. Üretim süreçlerinde teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması ve veriye dayalı analizlerle akıllı üretim yaklaşımlarına geçişin önceliklendirildiğini vurgulayan Özdemir, “Dijitalleşme, yapay zekâ ve hassas tarım uygulamalarıyla üretimde verimlilik ve kalite artırılırken kaynaklar daha etkin kullanılacak. Birim alandan elde edilen verim yükselecek, üreticilerin karar alma süreçleri veri temelli hale gelecek” dedi.Tarımsal sanayide ortaya çıkan yan ürünlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik yatırımların da teşvik edileceğini sözlerine ekledi.
İKLİM RİSKLERİNE KARŞI YENİ SİSTEM
İklim değişikliğinin tarım üzerindeki risklerine karşı erken uyarı altyapısının güçlendirileceğini, dayanıklı çeşit geliştirme çalışmalarının destekleneceğini belirten Özdemir, sözleşmeli üretim modellerinin yaygınlaştırılacağını ve kapsamlı bir tarımsal risk yönetim sisteminin kurulacağını söyledi. Bu yapının hayata geçirilmesiyle sektörün iklim kaynaklı şoklara karşı direncinin artacağını ve özellikle küçük üreticilerin üretimde kalmasına katkı sağlanacağını dile getirdi.
GIDA ENFLASYONU İÇİN YAPISAL ADIMLAR
Son olarak gıda fiyatlarının genel enflasyon hedefleriyle uyumlu seyretmesi amacıyla dış ticaret ve destekleme politikalarının bütüncül yürütüleceğini belirten Özdemir, tarımsal üretimde maliyet baskılarını azaltacak yapısal dönüşüm adımlarının hızlandırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Bununla gıda harcamalarının hanehalkı bütçesi üzerindeki yükünün hafifletilmesinin ve özellikle düşük gelirli kesimlerin refahının desteklenmesinin amaçlandığını ifade etti.
“SOMUT VE UYGULANABİLİR HEDEFLER BELİRLENDİ”
Tarım ve gıda sektörünün enerji, sağlık, teknoloji ve savunma sektörleri gibi stratejik bir alan olarak ele alındığını belirten Özdemir, “OVP’de sektörümüzün yapısal dönüşüm ihtiyaçları isabetli biçimde ortaya konmuş ve bu ihtiyaçlara yönelik somut, uygulanabilir hedefler belirlenmiştir” dedi.Özdemir, önümüzdeki dönemde belirleyici olacak hususun ortaya konulan hedeflerin kararlılıkla ve istikrarlı bir uygulama takvimi içerisinde hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. Programdaki politikaların etkin uygulanması halinde tarım ve gıda sektörünün üretim, verimlilik, katma değer kapasitesi ve fiyat istikrarına katkısı bakımından önemli bir aşama kaydedeceğini belirtti.

