Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

NATO DEVLET VE HÜKÜMET BAŞKANLARI ZİRVESİ VE SAVUNMA SANAYİMİZ…

NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde
NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Türkiye’nin başkenti Ankara’da, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenmektedir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen bu tarihi zirve, Türkiye’de 22 yıl aradan sonra düzenlenen ilk NATO liderler zirvesidir.
Zirve için; Ankara Valiliği ve NATO koordinasyonunda; 48 binin üzerinde emniyet, 7 binin üzerinde jandarma olmak üzere toplamda 56.288 güvenlik personeli sahada görev yapmaktadır.
Delegasyon ve liderlerin ulaşımı için Ankara genelinde Esenboğa ve Mürted dahil olmak üzere 3 havaalanı aktif hizmet vermektedir.
Kritik zirveyi yerinde takip etmek üzere dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin basın mensubu Ankara’daki Uluslararası Medya Merkezi’nde konuşlanmıştır.
Nato’ya bağlı 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanları ile yaklaşık 100 bakan Ankara’da bir araya gelmiştir.
Göreve gelen yeni NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirve için Ankara’ya ulaşan ilk isimler arasında yer almış ve basın toplantısı yapmıştır..
ABD Başkanı Donald Trump zirveye özel helikopteri, özel aracı ve yaklaşık 1000 kişiyle gelmiştir.. Bu ziyaret, 17 yıl aradan sonra bir ABD başkanının Ankara’ya gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret olma özelliği taşımaktadır.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin yanı sıra Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda liderleri ile Avrupa Birliği üst düzey temsilcileri de zirveye katılmıştır.
Masadaki Ana Gündem Maddeleri ise şu şekildedir:
Avrupa Güvenliği savunma sorumluluğunun ABD’den ziyade Avrupalı müttefikler tarafından daha fazla üstlenilmesi ve külfet paylaşımı esası görüşülmektedir.
Savunma Harcamaları ile ilgili olarak da Üye ülkelerin gayri safi yurtiçi hasılalarının belirli bir oranını savunmaya ayırma taahhütleri ve askeri kapasitelerin artırılması planlanmaktadır.
Rusya-Ukrayna savaşına yönelik uzun soluklu askeri ve mali destek paketleri ile İttifak’ın güney kanadındaki güvenlik riskleri ele alınmaktadır.
Ortadoğu’da kan gövdeyi götürürken Nato Zirvesinin Türkiyede yapılması çok anlamlıdır.
Bunun sebebi Savunma Sanayimizdeki başarımızdır.
Nato Zirvesi nedeniyle Savunma sanayiinden sadece bir tanesini ASELSAN’i sizlerle paylaşmak istiyorum:
Aselsan Şirketi bünyesinde çalışan 10.000’i aşkın personeli ve bunun 6.500’den fazlasını oluşturan dev mühendis kadrosuyla tamamen Ar-Ge odaklı bir yapıya sahiptir.
Ankara genelinde Bilkent Üniversitesi ortaklığıyla kurulan Türkiye’nin ilk ticari çip fabrikası, Hava Savunma Test ve Entegrasyon Merkezi ve Foton Dedektörü gibi ileri nanoteknoloji tesisleri işletilmektedir.
Ayrıca, Ankara Oğulbey’de inşası devam eden 6.500 dönümlük dev Oğulbey Teknoloji Üssü, tamamlandığında üretim kapasitesini ikiye katlayarak Avrupa’nın en büyük hava savunma kampüslerinden biri olacaktır
ASELSAN (Askerî Elektronik Sanayi A.Ş.), Türkiye’nin en büyük savunma elektroniği kuruluşu ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en önemli yüksek teknoloji yüklenicisidir.
1975 yılında, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası uygulanan ambargoların ardından Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı öncülüğünde, ordunun haberleşme ihtiyaçlarını millî imkânlarla karşılamak amacıyla kurulmuştur.
Şirketin hisselerinin büyük çoğunluğu (%74,20) TSKGV’ye ait olup geri kalan kısmı Borsa İstanbul’da (ASELS) işlem görmektedir.
ASELSAN, deniz altından uzaydaki uydulara kadar geniş bir yelpazede kritik bileşenler ve sistemler üretmektedir.
Başlıca uzmanlık alanları şunlardır:
*Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri: Askerî ve sivil telsizler, kriptolu haberleşme sistemleri.
*Radar ve Elektronik Harp: Hava savunma radarları, erken ihbar sistemleri ve düşman radarlarını körelten elektronik harp teknolojileri.
Elektr*o-Optik ve Aviyonik: Gece görüş sistemleri, termal kameralar, hedefleme podyumları ve hava araçları kokpit yönetim sistemleri.
*Hava Savunma ve Füze Sistemleri: KORKUT, HİSAR ve SİPER gibi katmanlı hava savunma projelerinin elektronik, radar ve entegrasyon sistemleri.
*İnsansız ve Silah Sistemleri: İnsansız kara/deniz araçları ve uzaktan komutalı silah kuleleri.
*Sivil Teknolojiler: Savunma dışı alanlarda; yerli sinyalizasyon, enerji yönetim sistemleri, akıllı trafik yazılımları ve tıp elektroniği (solunum cihazları, MR bileşenleri vb.) üretmektedir.
Küresel Gücü ve İhracatı:
*Dünya Sıralaması: Prestijli Defense News Top 100 listesine göre gelir bakımından dünyanın en büyük 48. savunma sanayisi şirketi konumundadır.
*Geniş İhracat Ağı: Şili’nin Leopard tank modernizasyonundan Filipinler hava savunma sözleşmelerine kadar dünya genelinde 80’den fazla ülkeye yüksek teknoloji ihbar ve kontrol sistemleri ihraç etmektedir. Kilogram başına ihracat değeri 2.000 doları aşmıştır.
*Uluslararası Yapılanma: Türkiye dışında aralarında Azerbaycan (ASELSAN Bakü) ve Ürdün’ün de bulunduğu 14 farklı ülkede fabrikası, tasarım merkezi veya ofisi bulunur.
Evet…
ASELSAN, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haberleşme ihtiyaçlarının milli ve özgün olarak karşılanması amacıyla 1975 yılında başladığı faaliyetlerini günden güne geliştirerek, bugün ülke sınırlarını aşan, uluslararası ölçekte bir firma haline gelmiştir.
Geliştirdiği ileri teknoloji ürünlerini Dünyanın dört bir yanına ihraç etmekte; yarattığı çözümlerle güvenliği ve barışı sağlamak amacı ile hizmet vermektedir.
Gök Vatanımız; Türkiye’mizin gökyüzüyle ilgili vatanını gökyüzündeki uzay ve hava sahasını da içine alan geniş bir vatan konseptini ifade eder.
Bu kavram, özellikle Türkiye’nin hava sahasının ve uzayın milli sınırlar içinde korunması ile ilgili stratejik ve kültürel bir bakış açısını simgeler.
Gök Vatan, sadece topraklarımıza veya denizlerimize ait olan vatan kavramından farklı olarak hava sahası ve uzayı kapsamına da içine alır.
Bu kavram, Türkiye’nin hava savunmasının ve ulusal güvenliğin sadece karadaki sınırlarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda gökyüzünde de koruma ve kontrol sağlanmasının önemini vurgular.
Özellikle modern çağda, hava araçları, insansız hava araçları (İHA), uydular ve uzay teknolojileri güvenlik anlayışında kritik yer tutar.
Dolayısıyla gök vatan, bu teknolojik ve stratejik alanları da kapsayan bir vatan anlayışıdır.
Çelik Kubbe; Türkiye’nin yerli ve milli olarak geliştirdiği çok katmanlı hava savunma sistemidir.
Çelik Kubbe farklı irtifalarda görev yapan hava savunma sistemlerinin entegre şekilde çalıştığı bütünleşik bir mimari olarak tanımlanıyor.
SUNGUR, KORKUT, GÜRZ, Hisar-A, Hisar-O ve SİPER gibi yerli sistemleri kapsayan Çelik Kubbe sayesinde Türkiye, kendi hava savunma sistemini inşa ediyor.
ASELSAN’ın geliştirdiği Çelik Kubbe’yi dünyada sadece 5 ülke kullanıyor.
Çelik Kubbe, kritik tesislerin, askeri birliklerin ve şehirlerin korunmasını sağlıyor.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi’nde “Çelik Kubbe Teslimatları, Tesis Açılışları ve Oğulbey Temel Atma Töreni’nde Gök Vatanımız ve Çelik Kubbemiz hakkında ayrıntılı bilgiler vermişti.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında özetle şunları söylemişti:
‘’ …Savunma sanayimizin en parlak sayfalarından birini yazıyoruz. Aselsan’ın 50. yılında gelecek 50 yılın projelerine yön verilecek bir gündeyiz. Kaderimizi tayin eden nice zaferi bu ayda kazandık. Dün Malazgirt’teydik. 30 Ağustos’ta ise büyük zaferi kutlayacağız. Bugün savunma sanayimize güç katacak 3 değerli hamleyi birlikte yapıyoruz.
İlki Çelik Kubbe, ikincisi Aselsan’ın 14 tesisinin açılması, üçüncüsü ise Oğulbey Teknoloji Üssü’nün açılışıdır.
…460 milyon dolar değerinde dosta güven düşmana korku veren 47 araçlık sistemimizi kahraman ordumuza kazandırıyor.
ASELSAN’ın ikinci 50. yılına yakışacak dev bir yerleşkede ilk betonu bugün dokuyoruz.
Son yılların en büyük sanayi yatırımlarından biri olacaktır.
Bu yatırım cumhuriyet tarihimizin tek seferde yapılan en büyük savunma sanayi yatırımıdır.
Burası Avrupa’nın en büyük entegre hava savunma tesisidir.
ASELSAN savunma sanayimizin kalbi durumda olduğu için bu yatırım tüm sektör için kritik eşik olacaktır.
Şu an Gölbaşı Yerleşkesi 800 dönüm büyüklüğünde alan. 2015 yılında ASELSAN’ın 40. yılında bu tesisin açılışını yapmanın gururunu yaşamıştım.
30 yıl içinde savunma sanayimiz ve ASELSAN öyle bir büyüme gösterdi ki bugün bu yerleşkenin tamamı dolmuş durumda. İlgili kurumlarımızla yeni bir yerleşke için gerekli adımları attık. 900 futbol sahasından daha büyük 6 bin 500 dönümlük alanı ASELSAN’a tahsis ettik.
Bu yerleşkenin iki katından daha büyük bir alandan bahsediyorum. Burada ASELSAN’dan ikinci bir ASELSAN daha doğuyor.
Oğulbey Teknoloji Üssü bölgenin en ileri savunma teknolojileri merkezlerinden biri olacaktır.
Bu yatırım ASELSAN’ın seri üretim kapasitesini iki katından daha fazla artırarak ülkemizi dünyada öncü konuma taşıyacaktır.
ASELSAN sadece bir şirket değildir; aynı zamanda bir milletin hafızasında derin izler taşıyan destancı yolculuğunun sembolüdür.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda yaşanan acı hatıralar bize çok büyük ders verdi. Bir avuç idealist mühendisin 50 sene önce mütevazı imkanlarla attığı adım bugün dünyanın en hızlı büyüyen 10 savunma sanayinden biri haline geldi.
Sadece ASELSAN değil diğer şirketlerimiz de gerçekten göğsümüzü kabartan birçok başarılı projelere imza attılar.
Geliştirilen her projede ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, BAYKAR, TUSAŞ, gibi kıvanç kaynağımız olan büyük şirketlerimizin yanı sıra binlerce KOBİ’mizde görev alıyor. İrili ufaklı bu firmalarda 100 binden fazla insanımız istihdam ediliyor.
Şurası da dikkat çekicidir. Bugün kahraman ordumuzun ihtiyaçlarını yüzde seksenlere varan oranlarda yerli sistemlerle karşılıyoruz. Böylece normalde yurt dışına gidecek büyük bir kaynağın ülkemizde kalmasını sağlıyoruz.
Ayrıca sistemlerimizi dost ve müttefiklerimizin de kullanımına sunuyor diplomatik etkinliğimizi güçlendiriyoruz.
Geçtiğimiz yıl sektörde 7 milyar doları aşan bir ihracat gerçekleştirdik. Bu sene de oldukça iyi diyoruz.
Savunma ve havacılık ihracatımız temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 128,9 artışla 989,6 milyon dolara ulaştı. Ocak temmuz döneminde toplam ihracat yüzde 38,6 artarak 4 milyar 591 milyon dolara yükseldi. Bunlar fevkalade gurur verici rakamlar.
İnşallah önümüzdeki 50 yılda da Türkiye sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, teknolojisiyle dünyaya yön veren bir ülke olacaktır. ASELSAN inanıyorum ki bu yolda en fazla katkıyı sunan kurumlarımızdan birisi olacaktır.’’
Görünen o ki; Nato zirvesinin Türkiye’de yapılması Savunma sanayimizi daha da geliştirecek düşmana korku salmaya devam edecektir.
Hoşça kalınız