TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı enflasyon verilerine sert tepki gösteren emekliler basın açıklamasında bulundu. 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, “Haziran ayı enflasyonunu yüzde 0.99 olarak; yıllık yüzde 32.11 olarak açıkladı. İnandık mı? Hayır; iktidarın emrindeki TÜİK’in ısmarlama oranları hayatın gerçekleriyle uyuşmuyor. 6 aylık ısmarlama enflasyon oranını emekli aylıklarına yansıtıp Temmuz zammı müjdesi olarak sunuyorlar. Enflasyon farkını zam diye adlandırmak dilin hileli kullanımıdır.” dedi.
Yoksulluğun, her meslekten, her kesimden emekçiye, emekliye başka çare yokmuşçasına dayatıldığını söyleyen Kurt, “Çare var. Yoksulluğa karşı mücadeleyi yükseltiyoruz. Ülkemizde üretilen her mal ve hizmet bu ülkenin tüm emekçilerinin alın teridir, kafa ve kol gücüdür, beyninin ışığıdır. Toplumsal refahtan en büyük payı bu emekçiler almalıdır. Sanayi işçisi, çırak, sağlık görevlisi, güvenlik görevlisi, doktor, mühendis, sanatçı, bilişimci, öğretmen, küçük esnaf, köylü, tarımcı; tümü de emekçidir. Emekli, aktif çalışma yaşamından, yaşı ilerlediği veya sağlığı elvermediği için ayrılmış emekçidir, beklenen odur ki, ilk gençliğinde başladığı üretim sürecinin sonuna gelip emekli olduğunda, kendisinden kesilen primlerin karşılığını alabilsin, rahatça geçimini sağlayabilsin, ele güne muhtaç olmayacak bir gelire kamu güvencesiyle kavuşsun. Çalışma yaşamları boyunca ülke kalkınmasının ve refahının dinamosu emekçilerin emekli olduklarında sefalete sürüklenmesi, hiçbir yasaya, töreye, ahlaka uymaz. Emeklilerin, toplumsal refahtan insana yaraşır bir pay alması ana sütü kadar haklarıdır.” şeklinde konuştu.
Memur emeklilerine üç yıldır hukuksuz biçimde verilmeyen seyyanen zamların hala ödenmediğini savunan Kurt, “Memur emeklisi de en yoksullar topluluğuna dahil oldu. Memur emeklileri, çalışanlara verilip yasaya aykırı olarak kendilerine verilmeyen 8 bin 77 liralık zam için AYM’ye (Anayasa Mahkemesi) bireysel başvuruda bulunan Seyfettin Çilesiz ve Ali Erdem Gündoğan’ın çağrısına uyarak bir milyon dilekçe gönderme kampanyasına devam ediyorlar. İktidar, zaman zaman, ’’çekilen sıkıntıların farkındayız, milletimiz bize biraz zaman versin, bu sıkıntılardan hep birlikte fedakarlık yaparak kurtulacağız’’ diyor ama bu laflara hiç kimse inanmıyor. Hazine ve Maliye Bakanları değişse de kaybeden hep emekçiler, kazanan hep dolar milyarderleri, holdingleşmiş tarikatlar, kamu varlıklarıyla semirtilmiş tekeller oluyor. Çünkü hangi bakan gelirse gelsin, iktidarın ana programını uyguluyor. Bu program; özelleştirme, borç, faiz, döviz ve borsadan ibaret kumar ekonomisidir; neo liberal kapitalizmdir; altta kalanın canı çıksın mantığıyla işler. Bu yılın başında, açlık sınırının altında 28 bin 75 lira olarak belirledikleri asgari ücrete, bunca değer kaybına rağmen Temmuz ayında bir artış öngörmüyorlar.” ifadelerini kullandı.
Kurt şöyle devam etti;
“Emekliler olarak ülkemizin çeşitli bölgelerinde güçlerimizi birleştirmenin, iktidarın yoksullaştırıcılığına karşı birlikte durabilmenin yol ve yöntemlerini arıyor ve buluyoruz. 17 milyon emeklinin umudu azmi ve iradesiyle bize reva görülen yoksulluğa, evsizliğe, fakirliğe teslim olmayacağımızı ilan ediyoruz. Sendikal örgütlülüğümüz önündeki Anayasaya ve uluslararası hukuka aykırı kapatma davalarının geri çekilmesini, sendika hakkımızın tanınmasını talep ediyoruz. Emekçiyi emekliyi temsil etmeyen, özelleştirme şampiyonu iktidar, bugüne kadar ne yaptıysa bundan sonra da aynı yolda devam edecek. Emeklimizi sefalete, gencimizi işsizliğe, aşsızlığa, konutsuzluğa mahkum eden bu iktidarı demokratik halk oyuyla göndermek boynumuzun borcudur.Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”

