Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından 2025 yılı ihracat verileri baz alınarak hazırlanan “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı Araştırması” sonuçları açıklandı. Paylaşılan listeler ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Araştırmacı-Yazar Abdullah Ayan, bu listelerden övünç payeleri çıkarılmaması gerektiğini vurguladı.
Ayan, “Türkiye makro anlamda değişim ve dönüşümü sağlayamadığı için ithalata dayalı klasik ürün ihracatıyla aslında yerinde sayıyor. En yüksek ihracatı yapanlara bakın; teknoloji hatta sanayi bir yana tarımsal ürünlerde bile ithalat girdi oranları hayli yüksek. Son 3 yılın ihracat verileri ve değişim oranları bize ülkenin nasıl havanda su dövdüğünü yeterince anlatıyor:
2023’te 255,6 milyar dolar olan toplam ihracat, 2024’te 261,8 milyar dolar, 2025’te ise 273,2 milyar dolara, 2026’nın ilk çeyreğinin sonunda ise yıllık bazda 271,2 milyar dolara gerilemiş. Yani, 2024 sonundan itibaren ihracat aslında kümülatif olarak yüzde 6 artmış.” dedi.
‘GÜNEY KORE VE VİETNAM’IN GERİSİNDEYİZ!”
1950’lerdeki Güney Kore ve 1970’te taş üstünde taş kalmamış Vietnam’ın, önce eğitimle kalifiye iş gücü ve bu iş gücü destekli teknoloji ağırlıklı üretim/ihracatla nereden nereye geldiğini anlatan ayan, “Geçmiş çok daha yüksek oranları anlatıyor ama iki ülkenin son üç yıllık performanslarına bakalım:
Vietnam: 2015 yılında ucuz iş gücüne dayalı ayakkabı, tekstil gibi yoğun emek ürünlerden oluşan 162 milyar dolarlık ihracat yapan ülke bugün yıllık 475 milyar dolarlık ihracata ulaşmış durumda ve bu ihracatın lokomotifi tekstil olmaktan çıkıp yerini yüksek teknoloji ve çip ihracatına bıraktı. On yılda ihracat yaklaşık üç katına (2,92) çıkmış bulunuyor. Türkiye ise yapısal dönüşümü sağlayamadığı için 2015’te 144 milyar dolar olan ihracat 1,9 kat artışla 273 milyar dolar oldu. Türkiye eğer yükte ağır, pahada hafif ürün ihracatını tersine çevirebilse, bugün ihracat desteğiyle orta gelir tuzağından çıkmış refaha koşan bir ülke görünümüne kavuşabilirdi.” şeklinde konuştu.
“TEKNOLOJİ PAYI FARKI DRAMATİK!”
Ayan şöyle devam etti;
“Güney Kore, sanayi ürünleri ihracatıyla dünya liginde kendisine yer bulmaya çalışırken 1998 kriziyle sendeleyerek uçurumun eşiğine gelmişti. Sonrasında hızla toparlandı ve önce akıllı telefonlar, çip şimdi de yapay zeka destekli ürünlerle kaybettiği ivmeyi yeniden kazanmış bulunuyor. 2023’te tedarik zincirindeki bozulma nedeniyle sendelese de Güney Kore 2024 ve 2025 ile 2026 ilk yarısında ihracatta yeniden çift haneli büyümeler yakaladı. 2015’te 500 milyar dolarlık ihracat yapan Güney Kore 2025 sonu 715 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiriyordu. Türkiye açısından asıl dramatik gelişmeye dikkat çekmemde yarar var:
2015’te Güney Kore toplam ihracatta yüzde 27 olan yüksek teknoloji payını bugün yüzde 35’e çıkarırken, Vietnam yüksek teknolojinin ihracattaki payını yüzde 28’den yüzde 42′ ye çıkarmış. Türkiye bu on yılda ne mi yapmış? Yüksek teknolojinin ihracattaki payı yüzde 3,1’den yüzde 3,8-4 arası bir yere gelmiş. Nisbi artışın büyük teşvikler verilen (İHA-SİHA vb) savunma sanayi kaynaklı olduğunu da belirteyim. NATO zirvesi, mutlak butlan, saraydaki taht kavgalarıyla enerjisini tüketen bir ülkenin genel tablosunu başka bir açıdan yansıtmaya çalıştım.”

