Merhum Necip Fazıl Kısakürek’le İstanbul’da Üniversite öğrencisi iken tanışmak nasip olmuştu.
Yaklaşık 3 yıl konferanslarında, şiir dinletilerinde, özel sohbet toplantılarında kendisini dinlemek nasip olmuştu.
Öyle ki; adıma imzaladıkları kitaplarını, konferans ve şiir dinletilerine davetlerini kütüphanemde itina ile saklamaktayım.
Pek çok anıları şu anda bir sinema şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor…
Geçen hafta içinde, Kayseri Melikgazi Belediyesi, vefatının 43. yılında şair, yazar ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek’i anma programı düzenlemişti.
Melikgazi Tiyatro Salonu’nda yapılan programda, Kısakürek’in şiirleri seslendirilmişti.
Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, ilçede çeşitli etkinliklerle kültür ve sanat dünyasını zenginleştirmeye devam edeceklerini ifade etmişti.
Palancıoğlu, özetle şunları söylemişti:
“Necip Fazıl Kısakürek, ülkemizin en değerli ve en önemli şairlerinden, yazarlarından ve düşünürlerinden birisiydi.
Vefatının 43. yılında Necip Fazıl Kısakürek’i anma gecemizde güzel şiir dinletileri ile vatandaşlarımızla bir araya geldik.
Necip Fazıl gibi birçok şair Maraş’tan çıkmış. Kalem ve kelam bizim en çok ihtiyacımız olan konular…
Rahmet ve minnetle andığımız, gönüllerimizde yer edinen Necip Fazıl’ın ruhu şad, mekânı cennet olsun.”
Melikgazi Belediyesini yaptıkları kültür hizmetlerinden dolayı tebrik ederiz.
Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Hak bildiği yolda gözünü budaktan sakınmayan şairler sultanı, büyük dava ve aksiyon adamı Üstat Necip Fazıl Kısakürek’i ebedi aleme irtihalinin 43’üncü yılında rahmetle, minnetle, özlemle yad ediyorum.” ifadesini kullanmıştı.
Necip Fazıl Kısakürek Türk edebiyatı için oldukça önemli olan isimlerden biridir.
Tüm yaşamı boyunca çok sayıda eser ortaya çıkarmıştır.
Türk edebiyatında sevilen, sayılan ve çok ünlü olan bir şairdir.
Türk Edebiyat Vakfı kendisine 1980 yılında Sultanu’ş Şuara unvanı vermiştir.
1982 senesinde ise Yılın Fikir ve Sanat Adamı seçilmiştir.
Türk şair, oyun yazarı, romancı ve İslamcı ideolog olan Necip Fazıl Kısakürek İstanbul’da 1904 senesinde 26 Mayıs günü doğmuştur.
1983 senesinde 25 Mayıs günü İstanbul’da bulunan evinde vefat etmiştir. Cenazesi Eyüp Sultan Mezarlığına defnedilmiştir. Osman, Zeynep, Mehmet, Ayşe ve Ömer isimli 5 adet çocuğu olmuştur.
İstanbul’da doğan Necip Fazıl; Fransız Frerler Mektebi, Amerikan Koleji, Emin Efendi Mahalle Mektebi, Büyük Reşit Paşa Mektebi, Rehber-i ittihat Mektebi, Heybeliada Numune Mektebi ve Aydınlı Köyü’nün ilk
Mektebinde eğitim almıştır.
Daha sonra Deniz Harp Okulunda eğitim görmüş burada beş yıl
okumuş ve okulda Ahmet Hamdi Akseki, Yahya Kemal Beyatlı ve Hamdullah Suphi Tanrıöver isimleri gibi tanınmış olan kişilerden ders almıştır.
Türk şiirinde ve düşünce hayatlarında birbirleri ile zıt olan Necip Fazıl ile Nazım Hikmet burada birlikte okumuşlardır.
Necip Fazıl bu okulda öğrenim gördüğünde şiire yönelmiştir.
Nihal isimli olan bir dergide ilk şiirlerini yayımlamaya başlamıştır.
Ardından İngilizce öğrenmiş olan Necip Fazıl Shakespeare, Oscar Wilde gibi yazarların eserlerini orijinal olarak okumuştur.
1934 senesinde dönüm noktası geçirmiş olan Necip Fazıl Nakşibendi şeyhi Abdülhakim Arvasi ile tanışmış ve yapılan sohbetler ile zihniyet ve fikir olarak dönüşmüş ve milat olarak bu tarihi kabul etmişti.
Artık Necip Fazıl tasavvufi düşüncelere de yönelerek şiirlerini bu şekilde yazmaya başlamıştır.
İlk kez yeni düşündüğü düşünce sistem Tohum isimli bir tiyatro oyununu yazmıştır.
1936 senesinde Ağaç Mecmuası isimli bir dergide yazılarını başarı ile yayınlamıştır.
1937 senesinde Bir Adam Yaratmak isimli piyesi ilk kez 1937 ila 1938 senesinde İstanbul Şehir Tiyatrolarında sahnede sergilenerek çok ilgili görmüştür.
Politika, öykü, tasavvuf şiir ve tiyatro alanlarında çeşitli eserler vermiştir.
Sultanü’ş Şuara (Şairler Sultanı) unvanına sahip Necip Fazıl Kısakürek, Türk edebiyat dünyasında derin izler bırakmış önemli bir şair, yazar ve aksiyon adamıdır.
Şiirleri, tiyatro oyunları ve ideolojik yazılarıyla modern Türk düşünce tarihinde merkezi bir figür haline gelmiştir.
26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul’da doğmuş, Kökeni Kahramanmaraşlı Kısakürekoğulları ailesine dayanmaktadır.
Heybeliada Bahriye Mektebinde okurken Yahya Kemal gibi isimlerden ders almıştır.
İstanbul Darülfünunu Felsefe Bölümünü yarıda bırakarak devlet bursuyla Fransa Paris’teki Sorbonne Üniversitesine gitmiştir.
Paris yıllarında ve dönüşünde bir dönem arayış içinde bir hayat sürmüştür.
Türkiye’ye döndükten sonra bankacılık yapmış ve üniversitelerde dersler vermiştir.
Nakşibendi şeyhi Abdülhakim Arvasi ile tanıştıktan sonra hayatında köklü bir kırılma yaratarak onu mistik, muhafazakar ve İslami bir düşünce çizgisine yöneltmiştir.
Çıkardığı Büyük Doğu Dergisi, kendi döneminin İslami ve muhafazakâr entelektüel çevrelerinin en önemli fikir kürsülerinden biri olmuştu.
Siyasi ve fikri yazıları nedeniyle hayatı boyunca pek çok kez yargılanmış ve hapis yatmıştı.
Eserlerinde insanın iç dünyasındaki çatışmaları, ahlaki çöküşü ve inanç sorgulamalarını çarpıcı sahnelerle aktarmıştı.
Necip Fazıl Kısakürek’in Eserleri
• Şiirleri:
o Örümcek Ağı (1925)
o Kaldırımlar (1928)
o Ben ve Ötesi (1932)
o Sonsuzluk Kervanı (1955)
o Çile (1962)
o Şiirlerim (1969)
• Öykü ve Romanları:
o Ruh Burkuntularından Hikayeler (1965)
o Aynadaki Yalan (1980)
o Kafa Kağıdı (1984)
• Monografi – Makale – Fıkra – Hatıraları:
o Birkaç Hikaye Birkaç Tahlil (1933)
o Namık Kemal (1940)
o Çerçeve (1940)
o Son Devrin Din Mazlumları (1969)
o Hitabe (1975)
o İhtilal (1975)
o Yılanlı Kuyudan (1970
o Hac (1973)
o Babıali (1975)
o İman ve İslam Atlası (1981)
• Tiyatro:
o Tohum (1935)
o Bir Adam Yaratmak (1938)
o Künye (1940)
o Para (1942)
o Namı Diğer Parmaksız Salih (1949)
o Reis Bey (1964)
o Abdülhamit Han (1969)
Büyük Doğu Dergisi, Necip Fazıl Kısakürek tarafından 17 Eylül 1943 ile 1978 yılları arasında aralıklarla yayımlanan, Türk siyasi ve düşünce hayatında derin izler bırakmış İslamcı ve muhafazakâr bir dergidir.
Necip Fazıl’ın ideolojik görüşlerini somutlaştırdığı bu yayın, sadece bir dergi değil, aynı zamanda toplumsal bir hareketin merkezi olmuştur.
Dergi, Necip Fazıl’ın İslam’ı modern çağın meselelerine uyarlama fikri olan “Büyük Doğu” ideolojisinin ana yayın organıdır.
Kısakürek bu fikir sistemini ilerleyen yıllarda ünlü “İdeolocya Örgüsü” adlı eserinde detaylandırmıştır.
Derginin ilk sayısı 17 Eylül 1943’te çıkmıştır.
Siyasi duruşu ve sert muhalefeti nedeniyle sık sık kapatılmış, sansüre uğramış ve Necip Fazıl’ın hapis cezaları almasına yol açmıştır.
Bu yüzden farklı dönemlerde, farklı formatlarda (dergi, günlük gazete veya haftalık mecmua) toplamda 16 farklı yayın dönemi geçirmiştir.
Derginin yazar kadrosu ilk dönemlerinde sadece İslamcı yazarlara değil; Sait Faik Abasıyanık, Özdemir Asaf, Oktay Akbal, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Peyami Safa gibi Türk edebiyatının çok farklı çizgilerindeki önemli isimlerine de ev sahipliği yapmıştır.
Zamanla tamamen siyasi ve ideolojik bir kimliğe bürünmüştür.
Necip Fazıl, Büyük Doğu’dan önce 1936 yılında edebiyat ve sanat ağırlıklı olan Ağaç Dergisi’ni çıkarmış ve dergicilik deneyimine orada başlamıştır.
Büyük Doğu, yayımlandığı dönem boyunca sağ-muhafazakâr kesimin düşünsel önderliğini üstlenmiş ve Türkiye’deki İslami düşüncenin siyasallaşma sürecinde en önemli kilometre taşlarından biri haline gelmiştir.
Orijinal sayıların koleksiyonları günümüzde hâlâ Büyük Doğu Yayınları tarafından tıpkıbasım olarak okurlara sunulmaktadır.
Sultanü’ş Şuara (Şairler Sultanı) unvanına sahip Necip Fazıl Kısakürek’e Allahtan rahmet dileriz.
Hoşça kalınız.

