Araştırmacı-yazar Abdullah Ayan, Mersin’de kamu projelerine yönelik karar süreçlerinde “çifte standart” uygulandığı iddiasını gündeme taşıdı. Ayan’ın paylaştığı belgeler ve tarihler, aynı nitelikteki projelere farklı muamele yapıldığı tartışmasını alevlendirdi.
İddianın merkezinde, Mersin Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 20 Temmuz 2025 tarihli kararı yer alıyor. Buna göre, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Yenişehir–Mezitli sahil bandında planlanan “kumsal oluşturulması ve plaj düzenleme projesi” için “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gereklidir” kararı verildi.
Ancak aradan geçen 9 aya rağmen projeye ilişkin değerlendirme sürecinin hâlâ sonuçlanmadığı belirtiliyor. Kentin denizle bütünleşmesini hedefleyen ve sahil kullanımını artırmayı amaçlayan proje, bu süreçte fiilen askıda kaldı.
Öte yandan aynı müdürlüğün, özel sektör tarafından yürütülen benzer bir projede çok daha hızlı hareket ettiği ortaya kondu. Kürk İnşaat’ın Erdemli Kumkuyu bölgesinde hayata geçirmeyi planladığı turizm tesisi kapsamındaki kıyı yapıları için başlatılan ÇED süreci, 6 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. 30 Mayıs 2024’te projeye “ÇED Gerekli Değil / ÇED Olumlu” kararı verildi.
Her iki projede de dalgakıran, mahmuz ve mendirek gibi kıyı yapılarının yer alması dikkat çekerken; kamuya ait büyük ölçekli bir kent projesinin bekletilmesi, özel bir şirketin projesinin ise hızla onaylanması soru işaretlerini artırdı.
Ayan, bu tabloyu “Bir kentin önü devlet kurumlarının tercihiyle nasıl kesilir? Tam da böyle kesilir” sözleriyle değerlendirdi.
Uzmanlara göre, özellikle Akdeniz kentlerinde sahil düzenleme projeleri yalnızca estetik değil, aynı zamanda turizm ve kent ekonomisi açısından da kritik öneme sahip. Bu noktada Barselona örneği sıkça hatırlatılıyor. Kentin sahil dönüşüm projeleri sayesinde dünya çapında bir cazibe merkezine dönüştüğü biliniyor.
Mersin’de ise benzer bir vizyonu taşıyan projelerin bürokratik süreçlere takılması, “kentin gelişimi bilinçli olarak mı yavaşlatılıyor?” sorusunu beraberinde getiriyor.
Kamuoyunun beklentisi net:
Aynı nitelikteki projelere eşit, şeffaf ve hızlı değerlendirme… Aksi halde, bu tür kararların sadece projeleri değil, kentin geleceğini de etkilediği vurgulanıyor.
AYNI PROJELER, FARKLI KARARLAR..!
Ordu, Şile ve Bodrum’da benzer nitelikteki kıyı projelerine verilen ÇED kararları dikkat çekerken, Mersin’deki sürecin akıbeti tartışma konusu oldu.
- Projenin sahibi: Ordu Büyükşehir Belediyesi
Proje: Denizde yapılacak dalgakıran, mahmuz, mendirek projeleri
ÇED başvuru tarihi: 06.05.2025
Karar: ÇED Gerekli Değil / ÇED Olumlu
Karar tarihi: 28.08.2025 - Projenin sahibi: Kuvve Enerji
Proje: Şile kıyı mendireğinde yapılacak dalgakıran, mahmuz, mendirek projeleri
ÇED başvuru tarihi: 24.06.2025
Karar: ÇED Gerekli Değil / ÇED Olumlu
Karar tarihi: 18.10.2025 - Projenin sahibi: Cengiz İnşaat
Proje: Bodrum’da yapılacak dalgakıran
ÇED başvuru tarihi: 17.07.2024
Karar: ÇED Gerekli Değil / ÇED Olumlu
Karar tarihi: 30.10.2024
Resmi veriler ışığında ortaya çıkan tabloya göre; 23 Kasım 2021’den bu yana farklı illerde dalgakıran, mahmuz ve mendirek amaçlı toplam 105 proje için ÇED süreci başlatıldı. Bu projeler arasında “ÇED Gerekli / ÇED Raporu Hazırlanmalıdır” kararı verilen tek dosya ise Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kent plajları kapsamında planladığı mendirek ve mahmuz projesi oldu.
Öte yandan, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin söz konusu projesine ilişkin başvuru dosyası 20 Mayıs 2025 tarihinde Çevre Müdürlüğü’ne sunulmasına rağmen, 18 Nisan 2026 itibarıyla sürecin hâlâ sonuçlandırılmamış olması dikkat çekti.
Ortaya çıkan bu tablo, benzer projeler için farklı illerde verilen kararların kamuoyunda sorgulanmasına neden olurken, değerlendirme artık Mersin kamuoyuna bırakılıyor.

