Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“‘HİÇ Mİ İHBAR, SÖYLENTİ YOK?’ DENİLDİĞİ KULAĞIMIZA GELİYORDU”

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Demokrat Parti Genel Başkanı

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ile partisinin genel merkezinde bir araya geldi. Genel Başkan Özel, Mersin Yenişehir Belediyesi’ne yapılan operasyonun sorulması üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:

“Mersin Yenişehir Belediye Başkanımızla konuştuk. Yenişehir Belediyesi’nde bir takım ihbarlar, duyumlar üzerine bazı aramaların yapıldığını, kendilerinin de konu hakkında tam olarak bilgi sahibi olmadıklarını, belediye başkanıyla ya da siyasilerle ilgili şu an itibariyle herhangi bir gözaltı veya soru, soruşturma ve odalarında arama gibi bir durumun olmadığını bana ifade etti. Dikkatle takip ediyoruz. Ama şu kadarını söyleyeyim. Türkiye’nin dört bir yanında Cumhuriyet Başsavcılarına ya da doğrudan bazı savcılara Ankara’dan, ‘Ya hiç mi ihbar yok?..’ Soruşturma dediğin basit şüphe ile başlar. Hatta ilk göreve geldiği gün Adalet Bakanı bir gaf yapmıştı, ‘Kuvvetli şüphe ile başlar’ demişti. Soruşturmanın basit şüphe ile başladığı, kuvvetli şüphe ile de kovuşturma evresine geçilebildiği konusu kendisine hatırlatılmıştı. O travmatik bir düzen içinde zihin işlediğinden ötürü, her telefona ‘Soruşturma basit şüphe ile başlar. Hiç mi ihbar yok, hiç mi söylenti yok? Sosyal medyada da mı bir şey yok?’ diyerek, Cumhuriyet Başsavcılarına bir takım operasyonlar telkin edildiği veya bir takım soruşturmaların yapılması noktasında baskılar yapıldığı kulağımıza geliyordu.”

 

“O kadar haksız işler yapıyorlar ki artık yaptıkları her işte ciddi bir şüphe var”

 

“Bunların hangisi bu tip bir noktadan hareketle yapılmıştır? Hangisi işte Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen ve değerlendirilmesi hukuken de gerekli ihbarlar neticesinde yapılmaktadır? Onu zaman içinde iddialar ortaya çıktığında, iddianameler oluşacaksa iddianameler dönüştüğünde göreceğiz. Ama şu anda öyle bir noktadayız ki Akın Gürlek, ‘İki kere iki dört’ dese, bunun asla ve asla doğru olmadığını düşünen toplumda bir yüzde 75’lik kesim var. Bugüne kadar yaptıkları her şey onları bu noktaya getirdi. Türkiye’nin herhangi bir yerinde gerçekten hukukun gerektirdiği bir soruşturma açılacak olsa… Ben arkadaşlara şunu söylüyorum. ‘Yoktur ama, olmaz ama, asla kabul etmem ama içimizde gerçekten bir hırsız varsa herhalde kendini en güvende hisseden kişi odur.’ Çünkü o kadar haksız işler yapıyorlar ki artık bundan sonra yaptıkları her işte ciddi bir şüphe vardır. Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’nda oturduğu her gün Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan ve görevinin gereğini yaptığını düşünen tüm savcılar, hakimler açısından da bir şüphe uyandırmaktadır. Akın Gürlek’in bizatihi varlığı hukuka güven ve yargı bağımsızlığı noktasında taşınamaz yük haline dönüşmüştür. O yüzden de Türkiye’nin herhangi bir yerinde yapılan herhangi bir operasyona kimsenin ‘Hukuki bir operasyondur’ diyecek durumu yoktur. Zaten dün Bornova Belediye Başkanımızın muhatap olduğu süreci biliyorsunuz. Kendisi telefonla görüşüne başvurulmak üzere davet ediliyor. Ardından bunun bir gözaltı sürecine dönüşmesi telkin ediliyor. Kendisi gözaltına alındığını öğreniyor. Sonra ifadelerini veriyor. O basit ve kendisiyle ilgili olmayan hususta, doğrudan kendisinin sorumluluğu olmayan hususta ve kalkıp eve gideceğini düşündüğü sırada tutuklama talebiyle sevk ediliyor hakime. Allah’tan hakim bakıyor ve ne kendisi, ne diğer arkadaşlar için tutuklama gibi bir tedbire ihtiyaç duymuyor. Dünkü konu gibi yani kendisinin haberdar olduğunda soruşturma açtığı ve kamu zararını kendi cebinden karşıladığı, bunu da bir özeleştirel şekilde kamuoyu ile paylaşan kişiye tutuklama talep ediyor. Bir personelin işte o kamuoyunda işe gitmeden maaş alan bankamatik personel gibi bir personelin birkaç aylık maaşıyla ilgili bir durum. Şu kadarını söyleyeyim. Eğer Türkiye’de bankamatik personel çalıştırma yüzünden belediye başkanı tutuklanacaksa, Adalet ve Kalkınma Partisi’nde müebbet hapisten kurtulabilecek belediye başkanı bir elin parmaklarını geçmez. Bulsunlar. Bu kadar net söylüyorum.”