Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Mersin Şubesi Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, mesken aboneleri için uygulanan Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) limitinin her yıl aşağı çekilmesinin vatandaşın tasarrufunu boşa çıkardığını belirterek EPDK’ya çağrıda bulundu.
Limit 5.000’den 4.000’e İndi
EMO’dan yapılan açıklamada, EPDK’nın mesken aboneleri için SKTT limitini 2025 yılında 5 bin kWh/yıl olarak belirlediği, 1 Ocak 2026 itibarıyla bu limitin 4 bin kWh/yıla indirildiği hatırlatıldı. Açıklamaya göre, limiti aşan ve tedarikçisiyle ikili anlaşma yapmamış hanelerin aktif enerji bedeli, ulusal tarifedeki destekli yapı yerine maliyet esaslı bir formülle hesaplanıyor. Bu formül, mesken için 1,05 katsayısı ile çarpılmış PTF ve YEKDEM toplamına dayanıyor. Bir hane, limit üstü tespiti yapıldığı yıl içinde kapsamdan çıkarılmıyor; çıkış ancak önceki takvim yılı tüketiminin yeni yılın limitinin altında kalmasıyla mümkün oluyor.EPDK, düzenlemeden yaklaşık 2,5 milyon mesken abonesinin, yani mesken abonelerinin yaklaşık yüzde 6’sının etkileneceğini ve ortalama tüketimin altındaki geniş kesimin etkilenmeyeceğini açıklıyor.
“Tasarruf Eden Vatandaş Cezalandırılıyor”
EMO Mersin Şubesi, politikanın amacından çok uygulanma biçiminin sorunlu olduğunu vurguladı:
“Devlet, vatandaşa belirli bir tüketim sınırı üzerinden bir tarife yapısı sunuyor. Vatandaş bu sınırı aşmamak için tüketimini azaltıyor. Sonra sınır aşağı çekiliyor ve vatandaş, önceki sınıra göre yaptığı tasarrufa rağmen yeni sınırın üzerinde kalabiliyor.”
Açıklamada örnek verildi: Yıllık tüketimini 5.000 kWh sınırının altında tutmak için 4.800 kWh seviyesine indiren bir hane, 2026’da sınırın 4.000 kWh’ye çekilmesi nedeniyle yine yüksek tüketimli gruba dahil olabiliyor. “Bugün 4.000 kWh’nin altında kalabilmek için tüketimini azaltan bir vatandaş, sınırın ilerleyen dönemde daha da düşürülmesi halinde yaptığı tasarrufa rağmen yeniden yüksek tüketimli kapsamına alınırsa, enerji tasarrufu nasıl öngörülebilir ve adil bir politika haline gelecektir?” denildi.
Mersin Gerçeğine Dikkat Çekildi
Açıklamada Mersin’in iklim koşullarına özel vurgu yapıldı:
“Mersin, Akdeniz ikliminin etkisindeki, yazları sıcak, uzun ve nemli geçen bir kenttir. Bu koşullarda klima kullanımı, soğutma ihtiyacı ve buzdolabı gibi soğutma cihazlarının çalışma süreleri elektrik tüketimini doğal olarak artırmaktadır. Mersin’de elektrik tüketimini yalnızca israf veya bilinçsiz kullanım üzerinden değerlendirmek doğru değildir.”Tek bir ulusal eşiğin, iklim ve hane farklarını gözetmeden uygulanmasının adalet sorununu derinleştirdiği ifade edildi.
EMO’dan EPDK’ya 9 Maddelik Çağrı
EMO Mersin Şubesi, EPDK’ya şu soruları ve talepleri iletti:
Sorular:
Bu politika gerçekten ölçülebilir bir enerji tasarrufu sağlıyor mu? Limit neden her yıl aşağı doğru değiştiriliyor ve belirleme ölçütleri nelerdir? Hane büyüklüğü ve iklim farklılıkları dikkate alınıyor mu?
Talepler: Uzun vadeli ve öngörülebilir bir sistem kurulmalı
Limitlerin her yıl aşağı çekilmesinin yarattığı belirsizlik giderilmeli
İklim bölgeleri ile soğutma ve ısıtma ihtiyacı dikkate alınmalı
Hane büyüklüğü ve konut özellikleri değerlendirmeye katılmalı
Enerji verimliliği yatırımı yapan tüketiciler mağdur edilmemeliLimit değişiklikleri daha erken ve açık duyurulmalı
Fatura etkileri resmi tarife verileriyle açıkça paylaşılmalı
Tedarikçi seçimi ve ikili anlaşma risklerinde şeffaf bilgilendirme yapılmalı
Tarife değişikliklerinin sosyal ve bölgesel etkileri düzenli analiz edilmeli
Açıklama, “Enerji politikasının amacı yalnızca tüketimi azaltmak değil, tüketiciyi daha verimli tüketime yönlendiren öngörülebilir ve adil bir fiyatlandırma sistemi kurmak olmalıdır. Vatandaştan tasarruf istenirken, tasarruf yapan vatandaşın kuralların her yıl değiştirilmesi nedeniyle yeni bir maliyet baskısıyla karşı karşıya bırakılması enerji politikasının güvenilirliğini zedeler” sözleriyle sona erdi.

