Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TGC: Gazetecilik “dürbünle” yapılmaz, akreditasyon ayrımcılığına son verilmeli

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Silivri’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Silivri’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını izleyen gazetecilerin çalışma koşulları ve İstanbul’daki Sağlık Bakanlığı toplantısında muhalif medya kuruluşlarına yönelik akreditasyon uygulamasıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşler yer aldı:

“Kamu yararı ilkesiyle yurttaşların gerçeklerden haberdar olması için çalışan gazetecilerin görevlerini özgürce yapabilmelerinin önündeki engellere bir yenisi eklendi. Silivri’de İBB davasını izleyen gazetecilerin duruşma salonunda duruşmayı adeta dürbünle takip etmek zorunda bırakılması kabul edilemez.

Gazetecilerin mahkeme salonlarında duruşmaları fiziksel engel olmadan izleyebilmesi, haber kaynağına ulaşabilmesi, basın özgürlüğünün temel koşullarındandır.

Gazetecilerin çalışma alanlarının daraltılması, haber takibinin zorlaştırılması ve fiziksel koşullar nedeniyle duruşmanın sağlıklı biçimde izlenmesinin engellenmesi basın özgürlüğüne müdahaledir.

SAĞLIK BAKANLIĞI TOPLANTISINDA AKREDİTASYON AYRIMCILIĞI

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazeteci; tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma ve kamu yaşamını belirleyen, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme ve araştırma hakkına sahiptir. Ancak Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu tarafından 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü İstanbul’da düzenlenen toplantıda akreditasyon uygulaması yapılmıştır. Toplantıya iktidara yakın medya kuruluşları davet edilirken, Halk TV, Sözcü TV, Cumhuriyet, Birgün, Diken gibi medya kuruluşları çağrılmamıştır. Kamu kurumlarının düzenlediği toplantılarda medya kuruluşlarının yayın politikaları, siyasi görüşleri üzerinden ayrım yapılması basın özgürlüğüyle bağdaşmamaktadır.

Sağlık Bakanlığı her siyasi görüşten yurttaşa sağlık hizmeti sunmaktadır. Her siyasi görüşü savunan medya kuruluşunda görev yapan gazeteciler de Sağlık Bakanı’na ulaşabilmeli ve sorusunu sorabilmelidir.  Gazetecinin görevi, sorusunu sormasıdır. Yanıt verip, vermemek Bakanın takdiridir. Kamu kurumlarının görevi, hangi gazetecinin haber yapacağına karar vermek değil, tüm gazetecilerin haber alma ve haber yapma hakkını güvence altına almaktır.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak kamu adına görev yapan yetkilileri, akreditasyon uygulamasını ayrımcılık amacıyla kullanmamaya ve gazeteciler arasında eşitlik ilkesine uymaya, halkın haber alma hakkını engellememeye çağırıyoruz.”