Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

‘MESELE YALNIZCA GÜVENLİK AÇIĞI DEĞİLDİR!’

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi üyeleri,
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi üyeleri, basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada “17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü”ne dikkat çekilurken, hastane ve okullardaki şiddete de karşı tepki gösterildi.
Eş zamanlı basın açıklamasını okuyan SES Mersin Şubesi Başkanı Sevgi Başkavak, ‘”Ülke olarak Şanlıurfa Siverek ve K. Maraş’ta birer gün arayla gerçekleşen saldırılarda çocuklarımızı, öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi kaybetmenin derin acısı, öfkesi ve sarsıntısı içerisindeyiz. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar ucuz değildir! Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğinin olmadığı bir ortamda asgari bir eğitim dahi yapılamayacağı gün gibi ortadadır. Saldırganın okula çok sayıda silahla girebilmiş olması bile başlı başına bir güvenlik zafiyetini göstermektedir. Ancak mesele yalnızca güvenlik açığı değildir. Toplumun her alanında şiddeti körükleyen, mafyalaşmayı ve çeteleşmeyi sıradanlaştıran, gençleri umutsuzluğa iten, eşitsizliği derinleştiren, üniversitelerde palalarla saldırı gerçekleştirenleri aynı gün serbest bırakan, cezasızlığı hakim kılan bu düzen; bugün okullarımıza kadar sirayet etmiş durumdadır.” dedi.
“Şiddet yalnızca bireysel değil eşitsizliklerden ve toplumsal atmosferden beslenmektedir!”
Açıklama şöyle devam etti;
“Televizyonlardan sosyal hayata kadar yayılan bu şiddet iklimi ve toplumsal çürüme hali artık doğrudan çocuklarımızı ve eğitim emekçilerini hedef almaktadır. Yeter artık! Eğitim alanındaki güvenlik zafiyetleri derhal giderilmelidir. Şiddeti besleyen politikalar terk edilmelidir. Kamusal, eşit, bilimsel, anadilinde ve laik eğitim tüm boyutlarıyla hayata geçirilmelidir. Gençleri güvencesizlikten ve umutsuzluktan kurtaracak, toplumsal dayanışmayı büyütecek, tekçi değil diyaloğa ve katılımcılığa dayalı bütünlüklü politikalar hayata geçirilmelidir. 17 Nisan 2012’de Gaziantep’te görevi başında katledilen Dr. Ersin Arslan’ı ve görevleri sırasında şiddet, pandemi, deprem gibi nedenlerle yaşamını yitiren tüm sağlık emekçilerini saygıyla anıyoruz. Sağlık emekçilerine yönelik şiddet uzun yıllardır artarak devam etmektedir. Bu konuda defalarca eylemler ve açıklamalar yapılmış, kısmi yasal düzenlemeler gerçekleştirilmiş olsa da sorun köklü biçimde çözülmemiştir. Çünkü şiddet yalnızca bireysel değil; sağlık sisteminin yapısından, çalışma koşullarından, eşitsizliklerden ve toplumsal atmosferden beslenmektedir.”
“Bu şiddeti kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz!”
“Sağlık emekçileri ağır çalışma koşulları, düşük ücretler, personel eksikliği ve güvencesizlik altında hizmet üretmeye zorlanmaktadır. Sağlık hizmetine erişimin zorlaşması, randevu sistemindeki aksaklıklar ve artan katkı payları da hem hastaları hem de emekçileri karşı karşıya getirmektedir. Bu ortamda sağlık emekçileri hedef haline getirilmekte ve şiddete maruz bırakılmaktadır. Şiddetin önlenmesi için yalnızca cezaları artırmak yeterli değildir. Şiddeti üreten koşulları ortadan kaldıracak, eşitlikçi, kamucu ve koruyucu sağlık hizmetlerini esas alan bir sistemin inşa edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda; Sağlıkta şiddeti önleyici yasal düzenlemelerin eksiksiz hayata geçirilmesini, güvenli çalışma ortamlarının sağlanmasını, Sağlık emekçilerini hedef gösteren dil ve politikaların son bulmasını, liyakat esaslı yönetim anlayışının benimsenmesini talep ediyoruz. Şiddetin normalleştirilmesine karşıyız. Son olarak; Şiddetin çalışma ortamımızın olağan bir parçası haline getirilmesi isteniyorsa, bu şiddete alışmamız isteniyorsa, bir kez daha ifade edelim ki bu şiddeti kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz.”