Gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde Anemurium Antik Kenti’nde yürütülen yapılaşma çalışmalarını gündeme taşıdı. Ağırel, yaklaşık 2 bin 500 yıllık tarihi mirasın hemen yanı başında betonarme uygulamaların hızla ilerlediğini belirterek sert uyarılarda bulundu.
- derece arkeolojik sit alanı statüsündeki antik kentte, özellikle kilise kalıntılarının bulunduğu sahil kesiminde betonarme bir yapının neredeyse tamamlandığını aktaran Ağırel, projede ziyaretçilere yönelik iki aşamalı “hizmet birimi” planlandığını ifade etti. Buna göre alanda; hediyelik eşya satış noktaları, bilet gişeleri, güvenlik kontrol alanları ve WC gibi birimlerin yer alacağı betonarme yapıların inşa edilmesine izin verildiği belirtildi.
Bununla da sınırlı kalmayan düzenlemeler kapsamında, sosyal donatı alanı adı altında kafeterya yapılmasının planlandığı, ayrıca antik kentin hemen bitişiğinde geniş bir otopark alanının beton dökülerek oluşturulduğu iddia edildi.
Ağırel, yazısında, binlerce yıllık tarihi dokunun modern yapılaşmanın gölgesinde kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Tarihi korumak; antik taşların arasına modern konforu sıkıştırmak değil, o taşların ruhunu yaşatmaktır. 2 bin 500 yıl boyunca zamana direnen bu kadim kentin, bugün ‘hizmet birimi’ adı altında betonarme bir kuşatmaya yenik düşmesi trajedidir.”
Antik kentlerin korunmasının yalnızca fiziksel değil, kültürel bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Ağırel, Türkiye’nin dünya mirası potansiyeline sahip alanlarının yanlış uygulamalarla geri dönülmez zararlar görebileceği uyarısında bulundu.
Tarihi alanlarda yapılan müdahalelerin sınırlarının yeniden tartışmaya açıldığı bu gelişme, kültürel mirasın korunması ile turizm yatırımları arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme getirdi.


