Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye ziyareti kapsamında gerçekleştirilen Türkiye-Yunanistan 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısı, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, uzun süredir inişli çıkışlı seyreden ilişkilerde diyalog kanallarının açık tutulmasının önemli olduğunu belirtirken, temel sorunlarda kısa vadede köklü bir çözüm beklenmediğini ifade ediyor.
Türk-Yunan ilişkileri özellikle 2000’li yılların başında Avrupa Birliği üyelik perspektifi çerçevesinde daha umutlu bir zeminde ilerlemiş, Ege Denizi başta olmak üzere çeşitli sorunların diplomatik yollarla çözülmesi için görüşmeler yürütülmüştü. 2010 yılında kurulan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi ise ekonomi, ticaret, enerji ve kültür alanlarında iş birliğini artırarak siyasi anlaşmazlıkların etkisini azaltmayı hedefledi. Ancak sonraki yıllarda yaşanan gerilimler ilişkilerin kırılgan yapısını sürdürdü.
Son dönemde iki ülke, temel sorunlarda hızlı ilerleme sağlanmasının zor olduğu gerçeğinden hareketle daha çok ekonomi, turizm, ticaret ve ulaştırma gibi alanlarda iş birliğini öne çıkaran “pozitif gündem” yaklaşımına yönelmiş durumda. 2023’te ilan edilen Atina Bildirgesi de bu anlayışın bir yansıması olarak görülüyor. Diplomatik çevreler, mevcut statükonun korunmasının kısa vadede taraflar açısından daha düşük riskli bir seçenek olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
Mersin çarşısında görüştüğümüz vatandaşlar da gelişmeleri yakından izlediklerini dile getiriyor. 52 yaşındaki bir esnaf, iki ülke arasında ekonomik ilişkilerin gelişmesinin ticarete olumlu yansıyacağını belirterek gerginlik yerine diyalogdan yana olduğunu söyledi. 34 yaşındaki bir bankacı, bölgesel istikrarın ekonomik güven açısından önemli olduğunu vurgulayarak sorunların diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini ifade etti. 61 yaşındaki emekli bir öğretmen ise tarihsel sorunlara rağmen iletişim kanallarının açık kalmasının her iki toplum için daha sağlıklı olacağını dile getirdi.
Uzmanlara göre Türk-Yunan ilişkilerinde kalıcı çözümler zaman alacak. Ancak özellikle ekonomik ve teknik iş birlikleri üzerinden güven artırıcı adımların sürdürülmesi bekleniyor. Vatandaşların ortak beklentisi ise gerilimlerin azalması, istikrarın korunması ve iki ülkenin karşılıklı fayda sağlayacak ilişkiler geliştirmesi.

