Akdeniz kenti olarak bilinen Mersin, son yıllarda geçirdiği hızlı dönüşümle birlikte kent kimliği tartışmalarının odağına yerleşti. Çarşı merkezinde mikrofon uzatılan yurttaşlar, değişimin varlığında hemfikir ancak yönü konusunda kaygılı.
Mersin Çarşı’da yapılan sokak röportajında farklı yaş ve meslek gruplarından yurttaşlar, kentin geçmişiyle bugünü arasında belirgin farklar oluştuğunu dile getirdi. Ortak görüş, Mersin’in daha hareketli hale geldiği ancak bu hareketlilikle birlikte kentin “Akdeniz ruhunu” yavaş yavaş kaybettiği yönünde.
63 yaşındaki emekli memur, Mersin’in geçmişte daha sakin ve dingin bir kent olduğunu belirterek, “Eskiden daha çok Akdeniz şehriydi. Şimdi çok değişti” sözleriyle dönüşüme dikkat çekti.
31 yaşındaki grafik tasarımcı ise değişimi kısmen olumlu bulduğunu ifade etti. Kentin daha canlı hale geldiğini söyleyen genç yurttaş, “Hareket arttı ama insan ilişkileri, hoşgörü ve yavaş yaşam kültürü zayıflıyor” diyerek kimlik erozyonuna işaret etti.
Çarşı esnafı da değişimi birebir hisseden kesimlerden. 48 yaşındaki pazarcı, özellikle insan profilindeki dönüşümün alışveriş alışkanlıklarını dahi etkilediğini belirtti. “Müşteri yapısı değişti, bu da iş yapma biçimimizi etkiliyor” dedi.
Gençlerin gözünden Mersin ise hâlâ arayış içinde bir şehir. 20 yaşındaki üniversite öğrencisi, kenti “eğlenceli ama kimliği net olmayan” bir yer olarak tanımladı. “Ne tam bir büyükşehir ne de küçük bir şehir gibi” sözleri, genç kuşağın kent algısındaki belirsizliği ortaya koydu.
55 yaşındaki lokanta işletmecisi ise değişimin kaçınılmaz olduğuna vurgu yaptı ancak uyarıyı da ekledi: “Mersin eski Mersin değil. Değişim olur ama önemli olan bu değişimin hangi yöne gittiği.”
Sokaktan yükselen bu sesler, Mersin’de yalnızca fiziksel değil, sosyal ve kültürel bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor. Kentin gelecekte nasıl bir kimliğe bürüneceği ise atılacak adımlar ve korunacak değerlerle şekillenecek.

