Ülkemizin o kadar çok sorunu var ki! Bu sorunları günlerce saysak bitmez. Fakat bu sorunlar arasında şu dördü çok öne çıkıyor.
Bunu nereden mi biliyoruz? Günlük hayatta yaşadıklarımızdan ve anket şirketlerince zaman zaman yapılan kamuoyu yoklamalarından.
Peki, nedir bu sorunlar?
Bu sorunlardan ilki ekonomidir. Genelinde ekonomi, özelinde ise enflasyon ve hayat pahalılığı. İkincisi adalettir. Genelinde adalet, özelinde ise hukuksal adalet ve sosyal adalet. Üçüncüsü eğitimdir. Dördüncüsü işsizlik. Özellikle de çoğunluğunu üniversite mezunlarının oluşturduğu genç işsizlik. Hepimizin bildiği üzre Ülkemiz ekonomisi pek iyi durumda değil.
Bu da enflasyon ve hayat pahalılığı olarak karşımıza çıkıyor ve Toplumun ezici çoğunluğunun canını yakıyor. Sadece canını yaksa iyi, toplumda ahlaki bozulmaya ve yozlaşmaya da yol açıyor. Ekonomiyi düzeltmenin yolu, kaynakları planlı, doğru ve verimli kullanmaktan ve israfı önlemekten geçer.
Gerçeği söylemek gerekirse, Ülke olarak her iki konuda da başarılı sayılmayız. O yüzdendir ki enflasyonu bir türlü aşağı çekemiyoruz. Enflasyonu aşağı çekebilmemiz için ekonominin gereklerini yerine getirmemiz şart.
Aksi halde, enflasyon ve hayat pahalılığıyla daha uzun yıllar boğuşmak zorunda kalırız.
Adalet ve sosyal adalet konusunda da benzer bir durumdayız. Çünkü hukuk sistemimiz yeterince adalet üretmiyor. Üretse bile iş işten geçtikten sonra üretiyor. Bunun sonucu olarak da birçok meselede mafyatik yapılar işin içine giriyor. Bu da kriminal olayların artmasına yol açarak toplumun rahatını ve huzurunu bozuyor. Sadece rahatını ve huzurunu bozmuyor, devlete duyulan güveni de azaltıyor.
Sosyal adaletsizliğin toplumda yol açtığı tahribat ise çok daha ağır.
Toplumdaki ahlaki çöküşün ve yozlaşmanın asıl nedeni gelir dağılımı adaletsizliğidir. Ülkemizde son on yılda orta direk namına bir şey kalmadı. On yıl öncesinin orta direği, günümüz Türkiye’sinde açlık ve sefaletle boğuşur bir hale geldi.
Eğitim konusu, yıllardır çözemediğimiz bir başka sorunumuz. Oysa yapmamız gereken şey basit. Eğitimi çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına uygun hale getirmek. Bunu yaparken de laik ve bilimsel yapısını korumak. Bizim eğitim sistemimiz çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına uygun değil. Uygun olmadığı için de üniversiteyi bitiren gençlerimizin çoğu boşta geziyor. Boşta gezmeyenler de alanları dışındaki işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Çünkü Ülkemizin ihtiyacı olan vasıflı insanları yetiştiremiyoruz.
Liyakati gözetmediğimiz için de iyi yetiştirdiklerimizin birçoğunu yurt dışına kaçırıyoruz.
İşsizlik konusuna gelince, genç işsizliği önlemek için üniversite sayısını azaltmamız ve bu okulların yerine teknik yüksekokullar açmamız lazım. Çünkü Ülkemizin vasıfsız üniversite mezunlarına değil, iş ve meslek ahlakına sahip vasıflı teknik elemanlara ihtiyacı var.
ÖZLÜ SÖZLERİM
SOSYAL ADALET
“Hakkı sahibine teslim etmek adalettir! Nimeti ve külfeti hakça paylaşmak ise sosyal adalettir.”
GÜÇLÜ ÜLKE
“Bir ülkeyi güçlü ve güvenli kılan şey, düşman ve düşmanlık yaratmayan eğitim, üretim, yönetim, paylaşım ve adalet sistemidir.”

