ABD Senatosu’nda gündeme gelen yeni bir yasa tasarısı, Rusya’ya yönelik yaptırımlar konusunda şimdiye kadarki en sert adımlardan biri olabilir. Tasarı, sadece Rusya’yı değil, onunla ticaret yapan ülkeleri de hedef alıyor! Üstelik bu ülkelerin arasında Türkiye de var!
Senatörler Lindsey Graham ve Richard Blumenthal, Moskova’yı izole etmek için yüzde 500 gümrük vergisi gibi dev bir yaptırım teklif ediyor. Bu rakamı okuyunca insan bir kez daha bakıyor, yanlış mı gördüm diye… Hayır, gerçekten yüzde 500!
Peki ama bu ne anlama geliyor?Bu yasa geçerse, Rus gazı veya petrolü alan her ülke -Türkiye, Hindistan, hatta bazı AB ülkeleri dahil-. Bu ürünler üzerinden akıl almaz vergilerle karşı karşıya kalabilir. Bu da fiyatları uçurur, ekonomileri zorlar, ilişkileri gerer!
Bir düşünelim: Türkiye, özellikle enerji alanında hâlâ ciddi şekilde Rusya’ya bağlı. Doğalgazda önemli bir kısmı oradan alıyoruz. Eğer bu yasa hayata geçerse, ABD bizim bu alışverişimizi “ödüllendirmek” yerine cezalandıracak. O zaman da şu soru ortaya çıkıyor;ABD gerçekten sadece Rusya’yı mı cezalandırmak istiyor, yoksa müttefiklerini hizaya mı çekmeye çalışıyor?
Tabii yasa tasarısının satır aralarına baktığımızda asıl hedefin Çin olduğunu da görüyoruz. Senatörler, Putin’in savaş makinesini esas ayakta tutanın Çin olduğunu açıkça söylüyor. Bu doğru olabilir, ancak dünyayı ikiye ayırıp “Bizdensin ya da karşı taraf” demek artık işlemediği gibi, tehlikeli de!Bu yasa teklifi, açıkçası ekonomik bir sopa gibi duruyor. Washington’un bu sopayla sadece Moskova’yı değil, onunla iş yapan herkesi terbiye etmeye çalıştığı izlenimini veriyor. Ancak Dünya o kadar basit değil. Enerji bağımlılıkları kolay kolay ortadan kalkmıyor. Hele ki Avrupa hâlâ tam anlamıyla Rus enerjisinden kopamamışken, böyle bir tehdit ekonomileri sarsar.Üstelik bu yasa sadece bir ekonomik hamle değil, aynı zamanda jeopolitik bir mesaj.
ABD diyor ki: “Rusya ile iş yaparsan bedelini ödersin.” Ama aynı zamanda başka bir şey daha söylüyor: “Benim çizgimde olmazsan seni de cezalandırırım.” Bu mesaj, müttefiklik ruhunu zedeler!
Kısacası bu yasa geçerse dünya ticareti ciddi bir sınavdan geçecek. Rusya izole olur mu, bilinmez. Ama Türkiye gibi ülkeler enerji faturasıyla, Avrupa ise ekonomik istikrarsızlıkla karşı karşıya kalabilir. Eğer gerçekten bir barış hedefleniyorsa, belki de sopa değil, masa ve diplomasi daha çok işe yarar. Zira sertlik her zaman sonuç getirmez; bazen sadece aradaki köprüleri yakar!
Senatörler Lindsey Graham ve Richard Blumenthal, Moskova’yı izole etmek için yüzde 500 gümrük vergisi gibi dev bir yaptırım teklif ediyor. Bu rakamı okuyunca insan bir kez daha bakıyor, yanlış mı gördüm diye… Hayır, gerçekten yüzde 500!
Peki ama bu ne anlama geliyor?Bu yasa geçerse, Rus gazı veya petrolü alan her ülke -Türkiye, Hindistan, hatta bazı AB ülkeleri dahil-. Bu ürünler üzerinden akıl almaz vergilerle karşı karşıya kalabilir. Bu da fiyatları uçurur, ekonomileri zorlar, ilişkileri gerer!
Bir düşünelim: Türkiye, özellikle enerji alanında hâlâ ciddi şekilde Rusya’ya bağlı. Doğalgazda önemli bir kısmı oradan alıyoruz. Eğer bu yasa hayata geçerse, ABD bizim bu alışverişimizi “ödüllendirmek” yerine cezalandıracak. O zaman da şu soru ortaya çıkıyor;ABD gerçekten sadece Rusya’yı mı cezalandırmak istiyor, yoksa müttefiklerini hizaya mı çekmeye çalışıyor?
Tabii yasa tasarısının satır aralarına baktığımızda asıl hedefin Çin olduğunu da görüyoruz. Senatörler, Putin’in savaş makinesini esas ayakta tutanın Çin olduğunu açıkça söylüyor. Bu doğru olabilir, ancak dünyayı ikiye ayırıp “Bizdensin ya da karşı taraf” demek artık işlemediği gibi, tehlikeli de!Bu yasa teklifi, açıkçası ekonomik bir sopa gibi duruyor. Washington’un bu sopayla sadece Moskova’yı değil, onunla iş yapan herkesi terbiye etmeye çalıştığı izlenimini veriyor. Ancak Dünya o kadar basit değil. Enerji bağımlılıkları kolay kolay ortadan kalkmıyor. Hele ki Avrupa hâlâ tam anlamıyla Rus enerjisinden kopamamışken, böyle bir tehdit ekonomileri sarsar.Üstelik bu yasa sadece bir ekonomik hamle değil, aynı zamanda jeopolitik bir mesaj.
ABD diyor ki: “Rusya ile iş yaparsan bedelini ödersin.” Ama aynı zamanda başka bir şey daha söylüyor: “Benim çizgimde olmazsan seni de cezalandırırım.” Bu mesaj, müttefiklik ruhunu zedeler!
Kısacası bu yasa geçerse dünya ticareti ciddi bir sınavdan geçecek. Rusya izole olur mu, bilinmez. Ama Türkiye gibi ülkeler enerji faturasıyla, Avrupa ise ekonomik istikrarsızlıkla karşı karşıya kalabilir. Eğer gerçekten bir barış hedefleniyorsa, belki de sopa değil, masa ve diplomasi daha çok işe yarar. Zira sertlik her zaman sonuç getirmez; bazen sadece aradaki köprüleri yakar!

