24 Mayıs 2024

Sabancı’dan Mersin’e 1.5 milyar TL’lik yatırım

0

SABANCI TOPLULUĞU ŞİRKETLERİNDEN ÇİMSA, DÜNYADA GRİ ÇİMENTO, BEYAZ ÇİMENTO VE KALSİYUM ALÜMİNAT ÇİMENTO (CAC) ÜRETEN TEK ÜRETİM TESİSİ OLAN MERSİN FABRİKASI'NDA YENİ CAC YATIRIMINI TAMAMLADI. (İHA/İSTANBUL-İHA) Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, dünyada gri çimento, beyaz çimento ve kalsiyum alüminat çimento (CAC) üreten tek üretim tesisi olan Mersin Fabrikası'nda yeni CAC yatırımını tamamladı. 16 ay gibi rekor bir sürede tamamlanan ve yaklaşık 1,5 milyar TL'lik yatırımla hayata geçen tesiste üretilecek ürünlerin yüzde 90'ı Mersin'den dünyaya ihraç edilecek.

Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, dünyada gri çimento, beyaz çimento ve kalsiyum alüminat çimento (CAC) üreten tek üretim tesisi olan Mersin Fabrikası’nda yeni CAC yatırımını tamamladı. 16 ay gibi rekor bir sürede tamamlanan ve yaklaşık 1,5 milyar TL’lik yatırımla hayata geçen tesiste üretilecek ürünlerin yüzde 90’ı Mersin’den dünyaya ihraç edilecek.

‘Griden Yeşile’, ‘Çimentodan Malzeme Teknolojilerine’ ve ‘Yerelden Küresele’ olarak tanımladığı 3 ayaklı dönüşüm stratejisini uygulamayı sürdüren Çimsa, organik ve inorganik yatırımlarıyla da farklı alanlarda dünya liderliğine koşuyor. Geçtiğimiz yıllarda tamamladığı Bunol satın almasıyla, çimento kolunun en katma değerli ürünlerinden beyaz çimentoda dünya liderliğine oynayan Çimsa, şimdi de gözünü yapı kimyasallarına dikti. Mersin’de tamamladığı yeni kalsiyum alüminat çimento (CAC) tesisiyle, kapasitesini yaklaşık iki katına çıkaran şirket, bu alanda dünyanın en büyük üç üreticisinden biri haline geldi.

“Dünyada malzeme devriminin ateşini taşıyoruz”
Tesis açılışı kapsamında gazetecilerle bir araya gelen Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, Sabancı Topluluğu’nun 1970’li yıllardan sonra odağını sanayiye çevirdiğini hatırlatırken, “Bu dönemden itibaren Sabancı, Türkiye’nin sanayi hamlesinin öncü Topluluklarından biri olmuş, sanayi ile özdeşleşmiştir. Dönemin konjonktüründe, Sabancı’nın hayata geçirdiği yatırımlar, yüksek kalite, küresel düşünme, çağın ötesine odaklanma anlayışının Türkiye’de köklenmesini sağlamış ve Türkiye ekonomisine yeni bir perspektif kazandırmıştır. Benzer bir kırılımı bugün de yaşıyoruz. İnovasyonun, teknolojinin, sürdürülebilirliğin merkezde olduğu bir dönüşüm süreci sanayide de kendisini gösteriyor. Türkiye’yi geleceğe taşıyacak sıçramayı yapacaksak, dünyadaki malzeme devrimine seyirci kalamayız. Aksine bu devrimin ateşini biz taşımalıyız. Teknoloji gücümüzü, geleceğin malzemelerini üretmek için kullanmalıyız. Burak Orhun liderliğinde Malzeme Teknolojileri Grup Başkanlığı’nı kurmamızın altında yatan temel neden de bu” dedi.

Şirketin bu alanda önemli bir rol üstlendiğinin altını çizen Cenk Alper, “Yapı malzemeleri, dünyanın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilmesi için sorumluluğu en yüksek iş kollarından biri. Bu kapsamda biz Çimsa’yı, Akçansa’yı ya da Sabancı Building Solutions’ı, sadece birer çimento üreticisi olarak konumlamıyoruz. Şirketlerimiz, sürdürülebilirlik ve dijitalleşmenin izinde giden; ileri malzeme teknolojileri ve dijital teknolojiler alanında aktif araştırmalar yapan multidisipliner yapılar. Bugün bize ev sahipliği yapan CAC tesisimiz de bu yaklaşımın bir uzantısı. Şirketimizin iki temel önceliği var. İlki ana işlerini daha küresel ve daha kârlı hale getirmek. İkincisi ise çimentodan yapı malzemelerine dönüşümü ve ürün çeşitlendirmesini başarıyla sürdürmek. Bu dönüşümde, CAC bir köprü görevi görüyor” dedi.

Son 3 yılda 89 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirdik”
Sabancı Topluluğu’nun, son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlara değinen Cenk Alper, “Pandeminin de etkisiyle, son yıllarda tüm dünyada yatırımlarda ciddi bir yavaşlama gözlemliyoruz. Biz ise Sabancı Topluluğu olarak, uzun vadeli yol haritamızla uyumlu şekilde, yatırımlarımıza kararlılıkla devam ettik, etmeyi de sürdürüyoruz. 2021-2023 dönemini kapsayan 3 yıllık süreçte toplam yatırımlarımız yaklaşık 89 milyar TL olarak gerçekleşti. Sadece geçtiğimiz yıla baktığımızda ise, toplam yatırımlarımız 2022 yılına göre yüzde 70 artışla 51 milyar TL seviyesini aştı. Bizim yatırımcılarımızla paylaştığımız önemli verilerden biri de banka dışı yatırımlarımızın gelirimize oranı. Burada da 2021 yılında yüzde 6,6’lık bir oran yakalamışken, 2023 yılında bu oranı yüzde 73’lük bir artışla yüzde 11,4 seviyesine yükselttik. Daha önce açıkladığımız yatırım stratejimize paralel olarak, banka dışı yatırımlarımızın yüzde 25’lik bölümünü mevcut iş kollarımıza, yüzde 75’ini ise ‘yeni ekonomi’ adını verdiğimiz enerji ve iklim teknolojileri, malzeme teknolojileri ve dijital teknolojiler alanlarına yönlendiriyoruz” dedi.

Üretim, Ar-Ge ve satış süreçleri kadın yöneticilere emanet
Yapı malzemeleri sektörünün, özellikle sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık alanlarında en zorlu iş kollarından biri olduğunu ifade eden Cenk Alper, “Çimsa’nın hayata geçirdiği uygulamalar ve ortaya koyduğu yeni ürünlerle, bu alanda küresel ölçekte bayrak taşıyıcı şirketlerden biri olması bizleri son derece mutlu ediyor. CAC yatırımının bizler ve ülkemiz için ayrı bir önemi daha var. Ürünün Ar-Ge aşamasından üretimine, pazarlamasından tüm satış faaliyetlerine kadar geçen yolculuğunun her bir aşaması kadın yöneticilerimizin sorumluluğunda. Tüm bu aşamalarda 4 kadın yöneticimiz görev alıyor. Bu sadece Sabancı Topluluğu için değil, ülkemiz için de büyük gurur. Kapsayıcılık konusunda Türkiye’ye öncülük yapan, Cumhuriyet değerlerini pusula kabul eden bir Topluluk olarak, kadınlarımızın ortaya koyduğu başarı; Türkiye’nin geleceğine inanan genç kadınlarımıza da ilham verecektir” dedi.

“Münih-Mersin köprüsüyle Türkiye ile dünyayı birleştiriyoruz”
Şirketin yapı malzemeleri iş kolunda artık küresel bir marka olduğunu belirten Sabancı Holding Malzeme Teknolojileri Grup Başkanı Burak Orhun, “Küresel markalar oluşturmak, Dünya’nın Sabancı’sı yaklaşımımızın önemli bir unsuru. Bu yaklaşım bizim için bir söylemden çok bir iş kültürü. Şirketlerimizin küresel ölçekte liderliği hedeflemesi, dünyada öncü uygulamalara sahip olması buradaki en önemli kriter. Bu sadece yurt dışında büyümek, yurt dışında yatırım yapmak demek değil. Mersin’de hayata geçirdiğimiz CAC yatırımı bunun en net göstergelerinden biri. Buradaki kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ı dünya pazarlarına ihraç edilecek. Geçtiğimiz aylarda Münih’te açtığımız Sabancı Teknoloji Merkezi de müşterilerimizin talepleri doğrultusunda CAC ailesinde yenilikçi ürünlerin geliştirilmesinde kilit bir rol üstlenecek. İleri malzeme meşalesini, farklı kıtalara taşımamızı sağlarken, katma değerli ihracat aracılığıyla da Türkiye ekonomisine çok büyük katkı sunacak. Münih ve Mersin arasındaki kurduğumuz köprüyle, Topluluk Vaadimiz’de söylediğimiz gibi, Türkiye ile dünyayı birleştirmeyi sürdüreceğiz. Ürünlerimizi Mersin’den dünyaya açarken, öte yandan küresel ayak izimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu çerçevede, ABD’de yatırımına devam ettiğimiz gri çimento öğütme tesisimizle, bölgede beyaz çimentonun yanı sıra gri çimento pazarında da aktif şekilde yer alacağız. Gri çimento alanında Türkiye’de edindiğimiz tecrübeyi yurt dışına taşıyacağız. Yaklaşık 82 milyon dolarlık yatırımla hayata geçireceğimiz tesisimizi de gelecek yılın son çeyreğinde devreye almayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Beyaz çimentodan sonra CAC üretiminde de ilk üçteyiz”
Şirketin Türkiye’de 3 entegre fabrikasıyla faaliyet gösterdiğini ifade eden Çimsa CEO’su Umut Zenar “ABD’deki öğütme tesisimiz ve 4 farklı uluslararası terminalimizle 6 kıtada 70’ten fazla ülkeye ihracat yapan ileri teknolojiye sahip küresel bir yapı malzemeleri şirketiyiz. CAC tesisimize ev sahipliği yapan Mersin fabrikamız, dünyada gri çimento, beyaz çimento ve CAC üreten tek fabrika. ABD’de yüzde 20, İspanya’da ise yüzde 50’ye yakın pazar payına sahibiz. Tüm bunları başarabilmemizin altında yatan temel unsur; katma değerli ürünlere odaklanan, müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik terzi usulü çözümler geliştiren, inovasyonla zenginleştiren bir organizasyona dönüşmemiz” dedi.
2021 yılında tamamlanan Bunol satın almasıyla, beyaz çimentoda artık dünya liderliğine oynadıklarını belirten Zenar, “Benzer bir liderlik yolculuğunu şimdi de CAC ile başlatıyoruz. 2022 yılında Mersin fabrikamızda yatırımına başladığımız, mevcut CAC üretim kapasitesine ilave olarak yapılan yeni üretim tesisimizi geçtiğimiz yılın sonunda tamamladık. Deneme üretimi ve test süreçlerinin ardından şubat ayı içinde de tesisimizi devreye aldık. Tesisimizle Çimsa’nın CAC klinkeri üretim kapasitesi yıllık 65 bin tondan 131 bin tona yükselttik. Artık küresel CAC pazarında en büyük üçüncü üretici konumundayız” dedi.

CAC’ın bir çimento ürününden çok yapı kimyasalı olduğunu sözlerine ekleyen Zenar, “CAC, ileri malzeme teknolojilerinde bizim öncü rolümüzü gösteren çok önemli bir ürün. En büyük özelliği yüksek sıcaklık dayanımı ve çok hızlı sertleşebilmesi. CAC genel olarak yüksek sıcaklıkta çalışan endüstriyel fırınların yapımında, dökümhanelerde metal eritme işlemlerinde, çelik ve demir üretiminde, seramik ve cam endüstrisinde ve yangına dayanıklı yapı malzemeleri üretiminde kullanılıyor. Özellikle Avrupa ülkeleri, Kuzey Amerika, Çin ve Hindistan başlıca pazarı. Bu ürün grubu bizim sürdürülebilirlik hedeflerimizle de son derece uyumlu” dedi.

“Çimsa’nın ABD’deki pazar payı yüzde 20, İspanya’daki ise yüzde 50”
Zenar, sözlerine şöyle devam etti: “ABD’nin Houston’da şehrinde öğütme tesisimiz var. Biz ABD’ye zaten ürün satıyorduk. yüzde 8’lik pazar payımız vardı. Houston’daki tesisle birlikte şu anda yüzde 20’lik pazar payına ulaştık. ABD’de satılan her beş beyaz çimentodan biri Çimsa markasıyla satılıyor.
İspanya’da ise Bunol fabrikamızla faaliyet gösteriyoruz. İspanya’da yüzde 50 pazar payına geldik. Ama aynı zamanda da İspanya üzerinden başka ülkelere de ihracat yapıyoruz. Hem Bunol hem de Mersin fabrikamızdan 70 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz.”

2023 yılı cirosu 20,5 milyar TL seviyesine ulaştı
Şirketin son yıllarda yürüttüğü dönüşüm sürecinin şirketin finansallarına da olumlu şekilde yansıdığını söyleyen Umut Zenar, “Çimsa, 2023 yılında da sürdürülebilir kârlılık odağını devam ettirerek, yılı başarılı finansal sonuçlar ile kapattı. Enflasyon muhasebesi uygulanmış sonuçlara göre 2023 yılı ciromuz 20,5 milyar TL seviyesine yükseldi. Bir önceki yılın yüzde 72 üzerinde 3,7 milyar TL FAVÖK ve yüzde 37 üzerinde 3,1 milyar TL net kâra ulaştık. Tüm bunları yaparken, bir yandan da net borç / FAVÖK olarak belirttiğimiz borçluluk oranlarımızı 0,5 çarpana kadar düşürdük. Bu da önümüzdeki dönemde yapacağımız yeni yatırımlar ve büyüme hamleleri için bizim önümüzü açıyor. Türkiye’deki üç fabrikamızdan çok ciddi bir ihracat gerçekleştiriyoruz. Buna yurt dışı operasyon gelirlerimizi de eklediğimizde, 2023 yılında konsolide ciromuzun yüzde 57’sini döviz cinsinden sağladık ve önümüzdeki yıllarda bu oranı daha da artırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir