Mart 2019 Yerel Seçimleri hariç, Genel Başkan olarak girdiğiniz bütün seçimleri kaybettiniz. Genel seçimleri kaybettiniz, yerel seçimleri kaybettiniz.
Yanlış aday ve tercihler yüzünden cumhurbaşkanlığı seçimlerini zaten kaybettiniz. Sadece Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde başarılı oldunuz, onda da İYİ Parti’nin ve HDP’nin siyasi fedakarlığı sayesinde başarılı oldunuz.
Bu iki Parti siyasi fedakarlıkta bulunmasaydı, muhtemelen o seçimlerde de başarılı olamayacaktınız.
Mağdurları milletvekili yapma saçmalığına soyundunuz, başarısız oldunuz.
Sağa yanaşmacılığa ve yaraşmacılığa soyundunuz, başarısız oldunuz. Devşirmeciliğe soyundunuz, gene başarısız oldunuz. Sadece başarısız olmakla kalmadınız; üstüne üstlük devşirdikleriniz tarafından da hançerlendiniz.
Son olarak da, siyasi ikbaliniz uğruna Partinizi başka partilere adetâ peşkeş çektiniz. Yüzde ikilik, üçlük oy karşılığı olan partilere otuz dokuz milletvekili verdiniz. Cumhuriyetimizi kurmuş bir Parti’nin Genel Başkanı olarak, Anayasamızın ilk dört maddesinin değiştirilemiyeceğine dair yazılı taahhütte bulunma aymazlığını gösterdiniz.
Sayın Ümit Özdağ’a, “Bu nasıl bir teklif sayın Özdağ?! Bu Cumhuriyeti biz kurduk.” diyemediniz.
Sırf şahsi ikbaliniz uğruna, kapalı kapılar ardında (etik olmayan) gizli pazarlıklara giriştiniz.
Ülke’ye demokrasiyi getireceğim dediniz amma, kendi Partinizi demokratik işleyişe kavuşturamadınız. Parti’yi yıllardır politbüro anlayışı çerçevesinde yönettiniz ve muhalefet partisi olmaya mecbur ve mahkum ettiniz
İyi bir hesap uzmanı olabilirsiniz. İyi niyetli, hoşgörülü, dürüst ve namuslu bir siyasetçi de olabilirsiniz. Bunların hiçbirine itirazım yok. Fakat siyaseten yetkin (yeterli, yetenekli ve becerikli) biri olduğunuzu söyleyemem. Ülkemiz şartlarının gerektirdiği siyasi akla sahip olduğunuzu da söyleyemem. Bu anlamda yetersiz biri olduğunuz için (maalesef!) politik öngörünüz de yok. Oysa ki, siyaset öngörmektir, ön almaktır ve önde durmaktır. Girdiğiniz bütün oyunlarda geriye düşmenize rağmen, oturduğunuz koltuğu bırakmamakta halâ inat ve israr ediyorsunuz.
Yaşınız yetmiş beş olmuş.
Bu yaşına gelmiş bir siyasetçi olarak nasıl bir siyasi motivasyonunuz ve kariyer plânınız var merak ediyorum?!
Bir yurttaş olarak Sizi içtenlikle uyarıyorum!
Çünkü bundan sonra misyonunuz sorgulanacaktır. Belki bunun üzerinden Size haksızlıklar da yapılacaktır. Beni dinlerseniz, böyle bir şeye izin ve fırsat vermeyin! İzin ve fırsat verip de kendinizi ve Partinizi bitirmeyin! Onursal genel başkan olarak, günahınızla sevabınızla çekilin bir kenarda oturun.
SEN HİÇ AŞIK OLDUN MU?
Sen hiç aşık oldun mu (?) dedim teyzeye Utandı heralde (?!) hafiften güldü
Ben aşk neyin bilmem!
Benim herif de hiç seni seviyorum demedi bana
Ben aşkı nerden bilem ki!
Amma velakin
Dişim yok ya!
Ekmeğin içini hep bana verirdi.
Bayramda da kendisine ayakkabı almayıp, Bana güllü fistan aldıydı
Seviyorum diye
soğanın cücüğünü,
karpuzun göbeğini de hep bana verirdi. Yemeğin içindeki etleri de hep önüme iterdi
Ha bir de
Ulan gari giyamıyom sana derdi sıkça Ne bilem oğul!
Heral aşk dedikleri budur.
(Alıntıdır)

