11 bin dekarlık bağ alanında üretilen üzümler, geleneksel yöntemlerle pekmeze dönüşüyor
Mersin’in Gülnar ilçesinde her yıl eylül ayının ortalarında başlayan geleneksel üzüm pekmezi hasadı tamamlandı. Orta Toroslar’ın köklü kültürel miraslarından biri olan pekmez üretimi, artan işçilik ve odun maliyetlerine rağmen yüzyıllardır sürdürülen yöntemlerle devam ediyor.
ŞIH RANA OCAKLARINDA GELENEKSEL ÜRETİM
Gülnar’da geleneksel olarak sürdürülen pekmez üretiminde, bağlardan toplanan üzümler önce ezilerek şıraya dönüştürülüyor. Yörede “şıhrana” adı verilen geleneksel ocaklarda, çeşitli aşamalardan geçirilen üzüm şırası büyük kazanlarda kaynatılarak pekmez elde ediliyor.
Özellikle Gülnar ve Taşeli yöresinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca bir üretim faaliyeti değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel bir miras niteliği taşıyor. Pekmez üretimi, birçok yerleşimde imece usulüyle ve karşılıklı yardımlaşmayla gerçekleştiriliyor.
10 KİLO ÜZÜMDEN 1 KİLO PEKMEZ
Gülnar’da yaklaşık 11 bin dekar alanda bağcılık yapılıyor. Bağlardan elde edilen üzümlerin önemli bir bölümü geleneksel yöntemlerle işlenirken, 10 kilogram üzümden yaklaşık 1 kilogram pekmez elde ediliyor.
Bu yıl Gülnar’da pekmez üretiminin yaklaşık 3 bin 500 ton civarında gerçekleştiği belirtiliyor. Ancak üretim miktarı, yıllara göre değişen iklim koşulları ve üzüm veriminden etkileniyor.
MALİYET ARTTI, GELENEK DEĞİŞMEDİ
İşçilik ve odun fiyatlarındaki artış, geleneksel pekmez üreticilerinin maliyetlerini yükseltiyor. Buna rağmen üreticiler, ürünün kalitesini koruyarak doğal kazanlarda üretimi sürdürüyor. Gülnar pekmezi, kendine özgü lezzetiyle bölge mutfağının vazgeçilmez ürünleri arasındaki yerini koruyor.
Gülnar’da üretilen üzüm pekmezi, komşu ilçe Ermenek’teki helva imalathanelerinde de değerlendiriliyor. Pekmezden üretilen helvalar iç ve dış pazarlara sunulurken, üretim miktarı ve piyasanın talepleri doğrultusunda tedarik zaman zaman zorlaşabiliyor.
Orta Toroslar’ın geleneksel üretim kültürünü yaşatan Gülnar pekmezi, yoğun emeğe dayanan üretim süreciyle sofralara ulaşıyor. Yüzyıllardır sürdürülen bu üretim geleneği, bölgenin tarımsal ekonomisine katkı sağlamanın yanı sıra yerel kültürün yaşatılmasında da önemli rol oynuyor.

