Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Gazeteciler 10 ilde “Sansüre Hayır” dedi, habere özgürlük istedi

Türkiye’de basın meslek örgütlerinin çağrısıyla 10 ilde “Sansüre Hayır, Habere

Türkiye’de basın meslek örgütlerinin çağrısıyla 10 ilde “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” yürüyüşleri düzenlendi. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Diyarbakır ve Van’da 24 Ekim 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilen yürüyüşlerde gazeteciler, basın özgürlüğü üzerindeki baskıların sona ermesini istedi.

 

Yürüyüşlerde tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması, medya kuruluşlarına atanan kayyımların görevlerine son verilmesi, Dezenformasyon Yasası’nın kaldırılması, gazetecilere yönelik hukuka aykırı gözaltıların ve fiziksel saldırıların sona erdirilmesi talepleri dile getirildi.

 

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, HABERSEN, DİSK Basın-İş ve gazetecilik alanındaki uzmanlık derneklerinin de aralarında bulunduğu basın meslek örgütleri, basın özgürlüğüne yönelik baskıları ülke çapında protesto etti.

 

İSTANBUL’DAKİ YÜRÜYÜŞ KADIKÖY’DE BAŞLADI

İstanbul’daki program, saat 13.00’te Kadıköy’deki Boğa Heykeli önünde yapılan buluşmayla başladı. Gazeteciler saat 13.30’da yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında öldürülen ve tutuklu gazetecilerin isimleri tek tek okunarak “Buradayız” mesajı verildi.

 

Gazeteciler yürüyüş boyunca “Gazetecilere Özgürlük”, “Habere Özgürlük” ve “Gazetecilik Suç Değildir” yazılı pankartlar taşıdı.

 

“SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK”

Yürüyüşün ardından Kadıköy İskele Meydanı’nda basın meslek örgütlerinin ortak açıklaması ve tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ ile Murat Ağırel’in mektupları okundu. Açıklamayı Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş yaptı.

 

Ortak açıklamada gazeteciliğin iktidarların, siyasilerin ya da sermayenin değil, halkın yanında olması gerektiği vurgulandı.

 

“ARTIK NEFES ALAMIYORUZ”

Açıklamada, “Halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter. Nefes alamıyoruz” denildi.

 

Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin ise sakıncalı sayıldığı bir düzene sessiz kalınmayacağı belirtildi. Televizyon kanallarına kayyım atanması, haber sitelerine erişim engelleri getirilmesi, gazetecilerin tutuklanması, sosyal medya hesaplarının kapatılması ve gazetecilerin güvencesiz koşullarda çalıştırılması eleştirildi.

 

GAZETECİLER YOLSUZLUK İDDİALARINI HABERLEŞTİRDİKLERİ İÇİN HEDEF ALINIYOR

Açıklamada gazeteciliğin; işçilerin, kadınların, gençlerin ve ezilenlerin mücadelelerini görünür kılma sorumluluğu taşıdığı ifade edildi. Gazetecilerin kamu kaynaklarının kullanımını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri ve toplumun farklı kesimlerinin sesini duyurdukları için hedef alındığı belirtildi.

 

Gazetecilerin gözaltına alındığı, tutuklandığı, ev hapsine alındığı ve işlerini kaybettiği kaydedilen açıklamada, baskı ortamının gazetecileri otosansüre zorladığına dikkat çekildi.

 

TOPLUMUN GERÇEĞE ULAŞMA HAKKI ENGELLENİYOR

Gazetecilere yönelik baskıların toplumun gerçeğe ulaşma hakkını da etkilediği vurgulanan açıklamada, “Gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkûm edilir” denildi.

 

KAYYIMLARA VE ERİŞİM ENGELLERİNE TEPKİ

Açıklamada, son iki yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve son olarak Halk TV’ye kayyım atandığı belirtilerek bu kanallardaki eleştirel yayınların durdurulduğu savunuldu.

 

Türkiye’nin en çok takip edilen haber sitelerinden T24’ün de erişim engeliyle karşılaştığı ifade edildi. Kısa Dalga, Sol Haber, Yeni Yaşam ve Bianet’in sosyal medya hesaplarına yönelik engeller ile çok sayıda habere getirilen erişim kısıtlamaları eleştirildi.

 

BASKILAR NEDENİYLE YAYIN ORGANLARI KAPANDI

Kamu reklamlarından mahrum bırakılan Gazete Duvar, TELE2 ve çok sayıda yerel internet sitesi, gazete ve televizyonun ekonomik nedenlerle yayın hayatını sonlandırmak zorunda kaldığına dikkat çekildi.

 

Gazeteciler tutuklanırken ve bağımsız medya kuruluşları hedef alınırken sessiz kalınmasının mesleğin geleceğine zarar verdiği belirtilen açıklamada, gazeteciliğin özgürce yapılabilmesi için dayanışma çağrısı yapıldı.

 

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNİN TALEPLERİ

Ortak açıklamada şu talepler sıralandı:

 

* Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın.

* Dezenformasyon Yasası kaldırılsın.

* Haber üzerindeki yargı baskısı sona ersin.

* Kayyım uygulamalarına son verilsin.

* Hukuka aykırı erişim engelleri kaldırılsın.

* Kamu kaynakları adil ve eşit dağıtılsın.

* Basın özgürlüğünü sınırlayan uygulamalardan vazgeçilsin.

 

Basın meslek örgütlerinin açıklaması, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” ve “Gazetecilik suç değildir” mesajlarıyla sona erdi.

 

Yürüyüşler kapsamında Ankara’da Kolej Kavşağı’nda, İzmir’de Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde, Bursa’da Osmangazi Şehreküstü Meydanı’nda, Eskişehir’de Köprübaşı’nda, Antalya’da Attalos Heykeli önünde, Adana’da Sanatçılar Parkı’ndaki Basın Anıtı önünde, Kocaeli’de İzmit Uğur Mumcu Parkı’nda, Diyarbakır’da Adliye önünde ve Van’da Sanat Sokağı’nda bir araya gelen gazeteciler yürüdükten sonra ortak açıklamalarını okuyarak dağıldılar.