Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MUT’TAN ANADOLU’YA UZANAN BİR ÇINAR: MUSA EROĞLU ADINA KÜLTÜR MERKEZİ KAZANDIRILMALI

Prof. Dr. Erkan Aktaş, Mersin’in kültürel mirasına sahip çıkması gerektiğini

Prof. Dr. Erkan Aktaş, Mersin’in kültürel mirasına sahip çıkması gerektiğini vurgulayarak, yaşayan en önemli halk ozanlarından biri olan Musa Eroğlu adına kente kalıcı bir kültür merkezi kazandırılması çağrısında bulundu.

Aktaş, Kars ziyaretinde gördüğü Peynir Müzesi’nden duyduğu etkilenimi örnek göstererek, “Bir kentin kendi değerlerine sahip çıkması, onları koruması ve gelecek kuşaklara aktarması son derece kıymetlidir. Aynı anlayış neden Mersin’de olmasın?” diye sordu.

“MERSİN’E HALK MÜZİĞİ MÜZESİ KAZANDIRILMALI”

Aktaş, Adnan Menderes Bulvarı için ikinci önerisini kamuoyuyla paylaşarak, Mersin’e “Musa Eroğlu Kültür Evi” ya da daha geniş kapsamlı bir projeyle “Karacaoğlan’dan Musa Eroğlu’na Ozanlar ve Halk Müziği Müzesi” kurulması gerektiğini ifade etti.

Bu öneriyi daha önce de dile getirdiğini hatırlatan Aktaş, çağrısını yineleyerek şu mesajı verdi:
“Bu düşünceyi bugün de yazıyorum, yarın da yazacağım. Ta ki Musa Eroğlu’nun adına yakışır bir kültür merkezi yapılana kadar…”

YAŞAYAN BİR KÜLTÜR MEKÂNI ÖNERİSİ

Planlanan merkezin yalnızca bir müze olmaması gerektiğini vurgulayan Aktaş, projenin yaşayan bir kültür alanı olarak tasarlanmasını önerdi. Buna göre merkezde:

  • Karacaoğlan’dan günümüze uzanan ozanlık geleneği anlatılacak,
  • Yörük ve Tahtacı kültürü tanıtılacak,
  • Bağlama kursları düzenlenecek,
  • Gençler ustalarla buluşturulacak,
  • Çocuklara halk müziği sevgisi aşılanacak,
  • Söyleşi ve dinletiler gerçekleştirilecek.

Ayrıca bu projenin, Adnan Menderes Bulvarı boyunca oluşturulacak bir “Kültür Yolu” ile bütünleştirilebileceği ifade edildi.

“VEFA, SADECE SÖZLE OLMAZ”

Merkezde Musa Eroğlu’nun bağlamaları, plakları, fotoğrafları ve sanat yaşamına dair arşivlerin sergilenebileceğini belirten Aktaş, her yıl “Musa Eroğlu Türkü Günleri” düzenlenmesini ve belediye konservatuvarı bünyesinde bağlama akademisi kurulmasını da önerdi.

Üniversitelere de çağrıda bulunan Aktaş, sanatçının fahri doktora ile onurlandırılması gerektiğini vurguladı.

“KÜLTÜR YAŞATILARAK KORUNUR”

Gençlerin türküden giderek uzaklaştığına dikkat çeken Aktaş, yerel yönetimlerin kültür politikalarının yalnızca konser ve festivallerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Aktaş, “Kentin hafızasını yaşatan kalıcı mekânlara yatırım yapılmalı. Bu sadece belediyelerin değil; valilikten üniversitelere, meslek odalarından sivil toplum kuruluşlarına kadar herkesin ortak sorumluluğudur” dedi.

“MERSİN KENDİ DEĞERİNE SAHİP ÇIKMALI”

Mut’ta doğan ve yarım asrı aşan sanat yaşamıyla Anadolu’nun sözlü kültürünü yaşatan Musa Eroğlu’nun, yalnızca bir sanatçı değil, yaşayan bir kültür değeri olduğunun altını çizen Aktaş, şu ifadelerle çağrısını tamamladı:

“Büyük insanlar öldükten sonra değil, yaşarken onurlandırılmalıdır. Musa Eroğlu’na sahip çıkmak, aslında Mersin’in kendi kültürüne, tarihine ve geleceğine sahip çıkmasıdır. Çünkü kentler yollarıyla değil, yetiştirdikleri insanlarla hatırlanır.”