Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Müftü Deresi Yaşam Vadisi bir vizyon projesi”

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 Yılı Nisan Ayı Olağan Toplantısı

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 Yılı Nisan Ayı Olağan Toplantısı 1. Birleşimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi.

Mali disiplinin eleştirilmesi üzerine konuşan Seçer, ilçe belediyeleri ile borç alacak ve verecek hususunda da disiplinli bir şekilde ilerlediklerini aktardı. Tunçaz’ın Büyükşehir Belediyesi’nin kullanmakta olduğu hizmet binalarının birçoğunun kiralık olmasını söylemesine yanıt veren Seçer, Büyükşehir bünyesinde hizmet veren birimlerin çoğunun Büyükşehir’e ait binalarda olduğunu ve kiralık olarak kullanılan binaların da boşaltıldığını iletti. Yine Tunçaz’ın belediye bütçesine kiralık araçların zarar verdiğini söylemesinin ardından konuşan Seçer, “31 Aralık 2025 yılında SGK borçlarımızı bitirdik. 2026 yılı itibariyle vergiden kaynaklı borcumuz yok. Aylık tahakkukları gününde ödüyoruz. Bunu zorunlu ödemeler kapsamına aldık. Dış kredi borçlanmamıza da mani olacak bu tip sorunları çözmüş bulunuyoruz. Haziran ayından sonra SGK’nın taksit dilimleri biteceği için bütçe olarak daha da rahatlayacağız. Tasarruf tedbirleri kapsamında araç kiralama ve alım izinlerini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan alıyoruz. 2 ya da 3 ay önce bizzat giderek bu izni almak için ricada bulundum. Bir miktar araç alıyoruz. MESKİ de aynı şekilde araç alımına yöneldi. 26 araç alımı için işlemlerimiz devam ediyor” dedi. Seçer,  İmar A.Ş’nin de araç alımı gerçekleştirdiğini hatırlatarak, “Kısa bir süre içerisinde bizim envanterimizde olan hem MESKİ’nin hem Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin araçlarının önemli bir miktarı öz malları olacak. Denetim açısından da önem arz ettiği için benim arzum da siyah plakalar” diye konuştu.

 

Toplu taşıma araçlarının yenilenmesi, kalitesi ve konforu konularında vatandaşlardan çok olumlu dönüşler aldıklarını belirten Seçer, “Geçen dönemde CNG, dizel yakıtlı 205 adet 12 metrelik körüklü araçlar aldık. 8,5 metrelik atak dediğimiz Tarsus’un dar sokakları ve kırsal için 67 araç aldık. Bu yıl da filomuza tamamı hibe olmak üzere 18 elektrikli otobüs kazandırdık. Toplamda 290 araç. Yeni araçlar bunlar, 2021’den sonra envantere girdi. İl genelindeki toplam 435 aracımızın yaklaşık olarak 300 tanesi yeni. Tabii ki ihtiyaç duydukça, araçlarımız ekonomik ömrünü doldurdukça bunları yenileyeceğiz” dedi. 

 

Seçer, toplu taşıma ücretlerinde sübvansiyon yapılmasının kendi tercihleri olduğunu vurgulayarak, “Bunun tedbiri yok. Tedbiri ne olur? Akaryakıt fiyatlarından ÖTV kalkar. Bizim açımızdan tedbir yok. Hükümetiniz açısından var. Akaryakıt üzerinden vergi yükü kalkar. Araç alımlarında vergi yükü kalkar.  Biz bağırıyoruz ‘savaş çıktı hiç olmazsa belediyelerde akaryakıt kullanımında KDV’yi makul bir seviyeye indirelim, ÖTV’yi kaldıralım.’ Bunu söyledik. Türkiye Belediyeler Birliği’nin araç dağıtımında da bu talebimizi dile getirdik çünkü tüm belediyeleri ilgilendirir. Olması gereken tam ücret 82,48 TL. Şu anda mevcut tarifimiz 30 TL. Bakın 82,48 TL ama ödenen 30 yani 52,48 TL sübvansiyon var. Şimdi biz yeni fiyat tarifesi geçeceğiz. Talep ettiğimiz rakam 36 TL. Siz artırmak istiyorsanız muhalefet olarak artırın” diye konuştu.

 

Tasarruf tedbirleri kapsamında en son 30 Eylül 2025 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı müfettişlerinin düzenlediği raporda; ‘Söz konusu genelge hükümleri doğrultusunda hareket edildiği, bu hususta üst yönetimin gereken hassasiyeti gösterdiği görüldüğü’ ifadesini paylaşan Seçer, bu konudaki önerileri de dikkate alacaklarını sözlerine ekledi.

 

Seçer, geçtiğimiz günlerde STK’larla yaptığı toplantı sırasında bir katılımcının ‘Sosyalleşme demokrasiyi güçlendirir’ cümlesini örnek göstererek, şenlik, festival ve konser gibi sosyal etkinliklerin toplumsal birliği ve demokrasiyi güçlendirdiğini söyledi. Mersin’in farklı kültür, inanç ve yaşam tarzlarının bir arada bulunduğu bir mozaik olduğunu belirten Seçer, bu çeşitliliği bir araya getirmenin yolunun sosyal tesisler, kültürel ve sanatsal etkinliklerden geçtiğini ifade etti.

 

Etkinliklerin israfa dönüşmemesi gerektiğini ancak yerel yönetimlerin bu tür faaliyetler düzenlemesinin doğal olduğunu söyleyen Seçer, Büyükşehir Belediyesi’nin ilçe belediyelerine etkinlik desteği sağladığını hatırlattı. Geçtiğimiz yıl 1,5 milyon TL olan desteğin bu yıl 2 milyon TL’ye çıkarıldığını belirten Seçer, bu katkının vatandaşların bir araya gelmesini sağladığını ve sosyal kaynaşmayı artırdığını dile getirdi. Seçer ayrıca, bu harcamalarla ilgili olarak yedi yıllık görev süresince Sayıştay denetimlerinde herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmadığını da sözlerine ekledi.

 

Seçer, Büyükşehir olarak hayata geçirdikleri mimari projeleri ve imar planlarını mümkün olduğunca kendi bünyelerinde üretmeye çalıştıklarından söz ederek, zorunlu durumlar dışında hizmet alımına sıcak bakmadıklarını kaydetti. Seçer, imar planlarına ilişkin 2023 yılında kırsal alanların planlanması için ihaleye çıktıklarını, ancak Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan gelecek görüş sürecinin henüz tamamlanmadığını söyleyerek, bu süreçte yetişilemeyen durumlarda hizmet alımı yapıldığını kaydetti.  Seçer, 2025 yılı itibariyle imar planlarıyla ilgili yeni bir ihale ya da hizmet alımı olmadığından söz ederek, 2023’te başlayan sürecin halen devam ettiğinden söz etti. Seçer, etüt ve projeler konusunda da açıklamalarda bulunarak, “2025 yılında; 79 proje yapmışız ve bunun 22 adedi, yani yaklaşık yüzde 25’lik kısmı hizmet alımı ve 57 adedi de tarafımızca yapılmış. Bunda da abartılı bir rakam yok” dedi.

 

“Müftü Deresi Yaşam Vadisi bir vizyon projesi”

Müftü Deresi Yaşam Vadisi Projesi’ne ilişkin eleştirilere de yanıt veren Seçer, “Müftü Deresi Yaşam Vadisi bir vizyon projesi” diye belirtti. Projede kendilerine katkı sunan DSİ Genel Müdürlüğü ile Bölge Müdürlüğü’ne de teşekkürlerini ileten Seçer, “Müftü Deresi Yaşam Vadisi Projesi 3 etaptan oluşacak ve 1500 dekarlık alan üzerinde yer alacak. Orası beton değil, sulak bir alan ve DSİ’den de izni aldık. Güzel bir çalışma yürüttük, izin de aldık, Mersinlilerin hayat ettiği 3 ayrı taslak proje çalıştırdık” ifadelerine yer verdi.

 

Bu çalışmaların da Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) tarafından çalışıldığına ve bu yapının siyasi bir yanı olmadığına da değinerek, her konuda uzman insanların oluşturduğu bir yapı olduğundan söz eden Seçer, “Orada MHP’li, AK Partili, CHP’li, İYİ Partili ve DEM Parti’li de var; herkes var. MEDEKA’nın yaptığı çalışma sonucu sadece; ‘Halk ya da Mersinli bunu istiyorsa tamam’ dedik, onayladık ve bu şekilde hayata geçirdik. Yakın takibimizde olan ve üzerine titrediğimiz bir proje” ifadelerine yer verdi. Müftü Deresi Yaşam Vadisi Projesi ile Yumuktepe Höyüğü’nde yaptıkları projenin entegre bir şekilde sürdürüldüğünden söz eden Seçer, “Orası bize ait ve orayı derledik, topladık, güvenliğini sağladık. Bir problemimiz yok. O kazı alanlarının üzerindeki örtüyle ilgili Koruma Kurulu ile bir mutabakat sağlayamadık. Ben bu konuyu Kültür ve Turizm Bakanlığı ile de görüştüm. Koruma Kurulunun, Bakanlığın da desteğiyle reddedilmeyecek bir örtü projesi çalışılıyor. Bunu da entegre edeceğiz. Zaman kaybetmeyelim diye birinci etabın ihalesine çıktık. Buna ayrı çıkacağız. Oraya entegre bir şekilde muazzam bir park yapıyoruz. Bu da birkaç yılda bitecek iş değil. 1500 dönüm yer. İmar planları da ikinci etap, üçüncü etap bölgelerde bitmek üzere” dedi.

 

Kent Meydanı projesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Seçer, “3 bin 520 metrekarelik Kırmızı Lacivert İşhanı’nın olduğu alanı yıktık. Şu anda Zafer Çarşısı’nın tahliyelerini bekliyoruz. İkinci etap devam edecek. Biz oraya bina yapmadık. Eski kent merkezinde bir yenileme alanı ve insanların hava alacağı bir meydan yapıyoruz” dedi ve yeşil alan konusunda da Kent Meydanı’nda gerekli düzenlemeleri yapacaklarını kaydederek, 99 ağaç ekimi, 2863 çalı grubu ekimi yapacaklarından, 1750 metrekare çim alanı ortaya koyacaklarından ve oturma grupları yerleştireceklerinden bahsetti. Seçer, “Betondan ziyade yeşil olsun istiyoruz. Zaten betona meraklı olsak, oraya koca koca binalar dikerdik ya da dükkanlar yapardık, kiraya verirdik. Biz böyle bir belediyecilik yapmıyoruz.  Orada zaten koca koca binalar vardı ama şimdi güzel bir kent meydanı yapıyoruz” diye belirtti.