Her sabah yeni bir zam haberiyle uyanan vatandaş artık nefes alamaz hale geldi. Akaryakıta gelen peş peşe artışlar sadece pompa fiyatlarını değil; sofradaki ekmeği, pazardaki sebzeyi, esnafın kepengini doğrudan vuruyor. Zincirleme etki büyüyor, yük her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Benzin ve motorin zamlarıyla birlikte nakliye maliyetleri katlanırken, bunun faturası da doğrudan vatandaşa kesiliyor. Çiftçi üretirken zarar ediyor, esnaf satış yapamıyor, dar gelirli ise temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyor. Ekonomi adeta bir kısır döngüye hapsolmuş durumda.
Vergi yükü altında ezilen milyonlar, “Bu yükü daha ne kadar taşıyacağız?” sorusunu her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor. Çünkü ortada büyüyen bir adaletsizlik hissi var: Bir kesim refah içinde yaşarken, geniş halk kitleleri ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Artık mesele sadece zamlar değil; geçim derdi, yaşam mücadelesine dönüşmüş durumda. Vatandaşın beklentisi net: Yük hafifletilsin, adalet sağlansın, ekonomi gerçek anlamda nefes alsın.
Aksi halde sorunun kendisi büyümeye devam edecek… Ve bu sessizlik, yerini daha sert bir tepkiye bırakacak.

