Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

RAMAZAN EĞLENCELERİNİN VAZGEÇİLMEZİ HACİVAT– KARAGÖZ GERÇEK MİDİR?

Adana’dan Sayın İbrahim ŞİMŞEK’İN sorusu Hacivat-Karagöz ile ilgili… SORU; Benim
Adana’dan Sayın İbrahim ŞİMŞEK’İN sorusu Hacivat-Karagöz ile ilgili…
SORU;
Benim sorum Hacivat-Karagöz ile ilgili…
Ramazan eğlenceleri içinde her yıl Hacivat-Karagöz oyunları gösterilmektedir. Hem de günümüzdeki olaylardan esinlenerek…
Hacivat- Karagöz oyunu Türklere mi aittir yoksa başka bir ülkeden alıntı mıdır? Yani gerçek midir hayal ürünü müdür?
Hacivat- Karagöz oyununda hangi tipler canlandırılmaktadır?
CEVAP:
Hacivat ve Karagöz, Türk kültürünün önemli figürlerindendir. Onlar, gölge oyunlarının baş karakterleri olarak bilinirler.
Ancak, bu iki karakterin gerçekten yaşayıp yaşamadığı hala tartışma konusudur.
Hacivat ve Karagöz, Osmanlı döneminde ortaya çıkan ve günümüze kadar gelen bir gölge oyununun ana karakterleridir.
Karagöz; saf, dobra ve eğlenceli bir kişiliğe sahipken, Hacivat ise daha bilgili, nazik ve kibar bir karakter olarak tasvir edilir.
Oyunlarda genellikle farklı konular işlenir ve toplumsal eleştiriler yapılır. Bu oyunlar sadece eğlence amaçlı değil, aynı zamanda toplumun çeşitli sorunlarını ele almak için de kullanılmıştır.
Ramazan ayında bütün İl ve İlçelerimizde iftar programları düzenlenmekte ve başta belediyeler olmak üzere maddi durumu iyi olan vatandaşlarımız tarafından, Sivil Kitle Örgütlerinden iftar programlarında on binlerce kişiye iftarda yemek ikram edilmektedir.
İftar programlarında Ramazan eğlenceleri tertip edilmekte, bazı İl ve İlçelerimizde Ramazan eğlenceleri sahur’a kadar devam etmektedir.
Ramazan eğlencelerinin tertip edildiği yerlerde Hacivat-Karagöz oyunu eğlencelere damgasını vurmaktadır.
Bundan yaklaşık 70 yıl önce Anamur’un Bozyazı kasabasında Gürlevik mahallesinde İlkokulda öğrenciyken her yıl biz de Hacivat – Karagöz oyunu izlerdik.
Aradan 70 küsür yıl geçmesine rağmen geleneksel Türk gölge oyunumuz Hacivat – Karagöz hala seyrine doyamadığımız bir oyun…
Geçtiğimiz yıllarda Yunanistan ZOUGLA TV’de bir program yayımlanmış, proğramda Hacivat-Karagöz anlatılmıştı.
Programı izlerken Yunanlıların bizim Hacivat-Karagöze nasıl sahip çıktıklarını hayretle görmüştüm.
Komşumuz Yunanistan’ın başı Avrupa Birliği ve iç karışıklıklar nedeniyle bugünlerde bir hayli dertte…
Adeta iflasın eşiğinde…
Avrupa Birliği ülkelerinin hibe yardımlarıyla zar-zor ayakta duruyor…
Geçmişte Kardak krizi, Ege Denizinde her yıl yapılan tatbikatlarda uçaklar arasında geçen it dalaşı, Kıbrıs olayları sebebiyle bizim başımız da Yunanistan’la dertte idi…
Son yıllarda Yunanistan’la aramız biraz düzelmiş gibi gözüküyor.
Türk baklavasını, İngiltere’ye Yunan baklavası diye satan Yunanlılar kültür miraslarımıza sahip çıkmaya devam ediyor.
Bunlardan bir tanesi Hacivat- Karagöz oyunumuz…
Geçtiğimiz yıllarda Kültür Bakanlığımız Hacivat-Karagöz oyununun Türkiye’ye ait olduğunu belirten açıklamalar yapmıştı…
Bu açıklamadan sonra bile Yunanlılar Hacivat – Karagöz oyunumuza kendi ülkelerinin kültür mirası imiş gibi sahip çıkmaya devam ediyorlar…
Bunun en belirgin örneği ZOUGLA TV’ de yayımlanan programda Hacivat-Karagözün kendi gölge oyunlarıymış gibi gösterilmesi…
Bu konuda yine Kültür Bakanlığımıza büyük görevler düşüyor…
Kültür miraslarımız yeni baştan tespit edilmeli ve bunlara sahip çıkılmalıdır.
Hacivat-Karagöz oyunu Yunanlılara ait olabilir mi?
Bu mümkün değil…
Rivayete göre Hacivat ve Karagöz ikinci Osmanlı padişahı Orhan Gazi zamanının insanlarıdır.
Orhan Gazi 1324-1362 yılları arasında Padişahlık yaptığına göre Hacivat-Karagöz de bu yıllarda yaşamıştır.
Rivayete göre;
Orhan Gazi Bursa’da bir cami yaptırmaktadır.
Bu caminin inşaatında Karagöz adında bir demirci çalışmaktadır.
Karagöz duvar taşların demir kenetlerle birbirine bağlamaktadır.
Aynı inşaatta arkadaşı Hacı İvad (Hacivat) da çalışmaktadır.
Karagözle-Hacivat’ın birbirleriyle şakalaşmaları, işçilerin de onların hallerine gülüp çalışmayı aksatmaları yüzünden işler ilerlememektedir.
Orhan Gazi inşaatı gezerken inşaatın ilerlemediğini görünce Mimarbaşıyı sorguya çeker.
Mimarbaşı Hacivat’la Karagöz’ün durumunu anlatır.
Padişah kızmıştır.
Her ikisini de huzuruna çağırtır.
Bir hamam muhaveresi yaptırır.
Oyun hoşuna gider.
İşin sürüncemede kalmasına da göz yummaz, onları uyarır.
Birkaç gün sonra yine inşaatını kontrole gelir. Bakar ki yine ilerleme yok. Mimarbaşı aynı mazereti anlatınca Hacivat ve Karagözün idam edilmelerini emreder.
Bunu duyan Karagöz;
“Adam sen de…” diyerek sol eliyle sakalını tutup, sağ elini sallar…
Hacivat ise; iki elini yumruk yapıp üst üste vurarak:
“Taş taş üstünde kalmasın” der.
İkisi de padişahın emriyle idam edilir.
Orhan Gazi sonradan Hacivat’la Karagözü idam ettirdiğine pişman olmuştur.
Buhara’nın Küster kasabasından gelen Şeyh Küşteri, Karagöz-Hacivat hayallerini perdeye aksettirip konuşturarak padişahın üzüntüsünü hafifletir.
Bu rivayet ister gerçek ister asılsız olsun Anadolu Türkleri bu hayal oyununu yaşatmış ve Karagözün şahsında onu milli bir hüviyete sokmuştur.
Karagöz; cahil fakat saf ve temiz ruhlu, zeki, kabiliyetli Türk halkını temsil eder.
Hacivat ise; Halktan kopmuş, aydın bir tiptir.
Karagöz oyunun öbür tipleri şunlardır:
Celebi (Zengin, züppe), Zenne (kadın tipi), Tuzsuz deli Bekir (kabadayı), Beberuhi (aptal), Kayarto (zenci halayık), Rumelili (pehlivan) gibi tipler…
Karagöz oyunu maalesef unutulmaya yüz tutmuş, ya da günümüze uyarlanarak özelliğini kaybetmiştir.
Yunanlılar bu oyuna sahip çıkmıştır ve sahip çıkmaya devam etmektedir.
İlgilileri yeniden göreve çağırıyoruz: Lütfen kültür miraslarımıza sahip çıkınız.
Hoşça kalınız.
sorularınız için ( gazimert333@gmail.com )