Mersin’de artan hayat pahalılığı, kentin farklı kesimlerinden vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkiliyor. Esnaftan öğrenciye, emekliden dar gelirliye kadar herkes aynı sorun etrafında birleşiyor: Artan giderler, düşen alım gücü.
34 yaşındaki bir esnaf, maliyet baskısının ticareti çıkmaza soktuğunu söylüyor. Kira, elektrik ve ürün maliyetlerindeki artışın zam yapmayı kaçınılmaz hale getirdiğini belirten esnaf, “Eskiden müşteri daha rahat alışveriş yapıyordu, şimdi herkes fiyat sorup çıkıyor. Zam yapınca bu kez satışlar düşüyor,” diyerek yaşanan kısır döngüyü özetliyor.
Hayat pahalılığından en fazla etkilenen gruplardan biri de üniversite öğrencileri. 22 yaşındaki bir üniversite öğrencisi, Mersin’in artık “öğrenci kenti” olma özelliğini yitirdiğini dile getiriyor: “Öğrenci olarak dışarıda yemek yemek bile lüks oldu. KYK yetmiyor, aileden destek almasam zorlanırım. Mersin ucuz denirdi ama artık değil.”
Emekliler ise sabit gelirle artan fiyatlar arasında sıkışmış durumda. 58 yaşındaki bir emekli, temel ihtiyaçlara ulaşmanın her geçen gün zorlaştığını belirterek, “Emekli maaşıyla geçinmek çok zor. Pazara çıkarken iki kere düşünüyorum. Her şeyin fiyatı artıyor ama gelir aynı kalıyor,” sözleriyle tabloyu ortaya koyuyor.
Vatandaşların ortak görüşü, Mersin’de hayat pahalılığının artık geçici bir sorun olmaktan çıktığı yönünde. Artan kira bedelleri, gıda fiyatları ve temel giderler karşısında alım gücü hızla erirken, kentte “ucuz yaşam” algısı da yerini geçim kaygısına bırakıyor.

