Mersin Milletvekili Perihan Koca, İstanbul Valiliği’nin sokak köpeklerinin toplatılmasına yönelik verdiği talimatı Meclis gündemine taşıyarak İçişleri Bakanlığı’na soru önergesi verdi.
İstanbul Valisi Davut Gül tarafından ilçe belediyelerine gönderilen talimatla, sokakta yaşayan köpeklerin Mayıs ayı sonuna kadar toplatılmasının istendiği, aksi takdirde yargı yoluna başvurulacağının ifade edildiği belirtildi. Kamuoyunda “Katliam Yasası” olarak bilinen kanun değişikliği sonrası hız kazanan bu uygulamaları eleştiren Koca, sürecin hayvan hakları savunucuları ve bilim insanlarının uyarıları dikkate alınmadan, şeffaflıktan uzak yürütüldüğünü vurguladı.
“4 Milyon Hayvan İçin Sadece 89 Bin Kapasite Var”
Önergede, Hayvan Hakları İzleme Komisyonu (HAKİM) raporlarına göre Türkiye’deki toplam barınak kapasitesinin 89 bin 451 olduğu, buna karşın Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre sokaklarda yaşayan köpek sayısının 4 milyonu bulduğu hatırlatıldı. Koca, bu veriler ışığında verilen talimatın bir toplama kararı değil, yer kalmadığında hayvanların öldürülmesini öngören bir “ölüm fermanı” olduğunu savundu.
Soru önergesinde şu sorulara yer verildi:
Valilikler tarafından belediyelere gönderilen “toplama talimatı” hangi hukuki gerekçelere ve somut kriterlere dayanmaktadır?
Yasa kapsamında toplanan sokak hayvanlarının götürüldüğü barınakların kapasitesi, mevcut hayvan sayısı ve bu barınaklardaki veteriner hekim/personel sayısı nedir?
Toplanan hayvanların akıbetine dair (sahiplendirilme, barınakta tutulma veya ötenazi/uyutma sayıları) 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla güncel veriler nelerdir?
Bazı Valilik ve Kaymakamlıklarca uygulanan “besleme yasakları”nın yasal dayanağı nedir? Hayvanları koruma gönüllülerinin 5199 sayılı Kanun’dan doğan hakları bu talimatlarla neden ihlal edilmektedir?
Sokak hayvanlarının beslenmesini engelleyen kamu görevlileri hakkında Bakanlığınızca başlatılmış bir inceleme veya soruşturma bulunmakta mıdır?
Barınaklarda kapasite aşımı nedeniyle yaşandığı iddia edilen kitlesel ölümler ve kötü muamele iddialarına karşı bakanlığınız hangi denetim mekanizmalarını işletmektedir?
Hayvanların “popülasyon kontrolü” için bilimsel yöntem olan “Kısırlaştır-Aşıla-Yerinde Yaşat” modelinden tamamen vazgeçilmesinin kamu sağlığı ve ekolojik denge üzerindeki etkilerine dair bir risk analizi yapılmış mıdır?
Sivil toplum kuruluşlarının ve yerel hayvan koruma gönüllülerinin sürece dahil edilmemesinin gerekçesi nedir? Denetim süreçlerinde şeffaflık nasıl sağlanacaktır?

