Mersin’de yıllardır konuşulan ancak bir türlü net bir irade ortaya konulamayan TAGAŞ arazisi meselesi artık ertelenemez bir noktaya geldi. Kentin en stratejik noktalarından biri olan, Mersin Serbest Bölgesi bitişiğindeki yaklaşık 500 dönümlük dev alan üzerinden dönen tartışmalar yeniden alevlendi.
Araştırmacı-Yazar Abdullah Ayan’ın da dikkat çektiği tablo yıllardır yaşanmakta olan acı bir Mersin gerçeği: 1983 yılında Azot Gübre tesisinin rehabilite edilmesi şartıyla Hazine tarafından teşvik kapsamında tahsis edilen bu arazi, aradan geçen onca yıla rağmen amacına uygun kullanılmadı. Tesis rehabilite edilmedi. Peki ne oldu? Ne geri alındı ne de kamu adına ciddi bir adım atıldı.
TAGAŞ-TÜRK-ARAP GÜBRE A.Ş. NEDEN KURULDU?
Mersin’de bulunan TAGAŞ (Türk-Arap Gübre A.Ş.) arazisi, 1985 yılında fabrika kurma amacıyla yüzde 79,99’u Tekfen Holding’e ait olan ve kamu arazisi olarak satılan, uzun süre gübre fabrikasının kurulmaması, faaliyetsizlik, imar tartışmaları ve son aşamada serbest bölgeye dahil edilmesi şeklinde uzun süre gündeme geldi. Daha sonra tartışmalı bir şekilde Toros Tarım’a hisse devri yapılan bir alan oldu.
- Başlangıçta Tekfen Holding’in büyük ortak olduğu bu arazideki yüzde 20’lik hisse daha sonra tartışmalı bir şekilde Toros Tarım San. ve Tic. A.Ş.’ye devredildi.
- Gübre fabrikası olarak kurulmaması, arazinin amaç dışı kullanılması isteği, serbest bölgeye ilave edilmesi iddia ve talepleri ile yıllarca süren hukuki, idari ve kent içi tartışma ve haberlere konu oldu. O dönemde de MTSO ve STK’lar Mersin’in kaderini belirleyecek bu dev projeye ilgisiz kaldı.
GÖZ GÖRE GÖRE HEBA EDİLEN STRATEJİK ALAN
Bu arazi sıradan bir yer değil. 2009 yılında ÇED süreci tamamlanan ve Akdeniz’in en büyük HUB liman projelerinden biri olarak planlanan Mersin Ana Konteyner Limanı’nın arka sahası olarak düşünülmüştü. Yani burası, sadece Mersin’in değil Türkiye’nin lojistik geleceğini doğrudan ilgilendiren bir merkez.
Ancak gelinen noktada sorulması gereken soru şu:
Bu kadar kritik bir alan yıllardır neden atıl bırakıldı? Kim ya da kimler bu sürecin uzamasından fayda sağladı?
MÜLKİYET OYUNLARI VE SESSİZLİK
Tekfen Holding üzerinden şekillenen ortaklık yapısı, KCN ve MCN Gayrimenkul şirketlerinin hisselerinin Can Grubu’na devriyle değişti. Ardından Can Grubu’nun TMSF’ye geçmesiyle birlikte tablo tamamen farklı bir boyuta taşındı.
Bugün itibarıyla; Toros Gübre tesisleri, bağlı limanlar ve Mersin’deki kritik varlıklar TMSF kontrolüne geçmiş durumda. Yani yıllardır tartışılan TAGAŞ arazisi, dolaylı yollardan yeniden devletin eline geçmiş oldu.
Peki şimdi ne olacak?
MTSO ve STK’LARA AÇIK ÇAĞRI: SESSİZLİK SUÇTUR!
Bu noktadan sonra top artık Mersin’in yerel dinamiklerinde.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) başta olmak üzere tüm sivil toplum kuruluşlarının “izleyici” pozisyonundan çıkması gerekiyor.
Üç kuruşluk hesaplar, kapalı kapılar ardındaki pazarlıklar ve küçük çıkar oyunları bir kenara bırakılmalı.
Çünkü mesele artık çok net:
Bu arazi ya Mersin’e kazandırılacak ya da bir kez daha göz göre göre elden çıkacak.
Kent adına konuşması gerekenler susarsa, bu şehrin geleceği bir kez daha masa başında şekillenecek.
Bu bir uyarı değil, son çağrıdır.

