Güneş sisteminde 21 Mart ekinoksundan ( gece ve gündüzün eşit olduğu eşiği) bugün itibarıyla geçiyoruz.
Havaya toprağa ve suya cemreler düştü…
Bugünden sonra, günler uzayacak, geceler kısalacak.
Ta ki, 21 Haziran ekinoksuna kadar.
21 Haziran’da yılın en uzun gününü yaşayacağız. Sonrasında tekrar gündüzler kısalmaya başlayacak.
21 Eylül’de Gece/gündüz tekrar eşitlenecek.
21 Aralık ekinoksunda en uzun geceyi yaşayacağız.
Bu tarihten sonra gündüzler tekrar uzamaya başlayacak, 21 Mart ekinoksuna (Nevruza) kadar…
Galaksi’de bir nokta olan bizim güneş sistemimizin elips şeklinden kaynaklanan bu durum milyonlarca yıldır sürüyor.
Büyük insanlık ailesinin en kalabalık parçası olan şaman inancına sahip olan (başta Türkler olan) tüm Asya halkları, bu geçiş gününü farkındalık yaratmak için yüzyıllardır kutluyorlar.
Ülkemizde de şaman kültürü ile Müslümanlığı birleştiren ve bana göre Emevi Arap kültür emperyalizminin uydurulan dini ritüelleri ile başımıza çuval geçirmesine direnen Anadolu Alevi inancına sahip yurttaşlarımız Nevruz geleneğini yüzyıllardır Cem evlerinde tüm baskılara rağmen yaşatmaya çalışıyor.(Cem evleri hala ibadethane sayılmıyor, Alevi yurttaşlarımızdan da vergi alındığı halde camiler gibi elektriği suyu ücretsiz değil).
Bu yılda, Mersin Cem evinde bayramın üçüncü günü (yarın) mutlu bir tesadüf çakışan Nevruz kutlaması da Mersin’de da bu geleneğimizi yaşatmak adına çok önemli bir etkinlik olarak görüyorum.
İnsanın doğayla bütünleşmesi ve onun bir parçası olarak gören ve yüzyıllardır yaşatılmaya çalışılan – Anadolu Nevruz geleneğimizi -yıllardır Mersin’de de yaşatmaya çalışan Mersin Cem evi yöneticilerimizi, Sünni gelenekten gelen Mersinli bir yurttaş olarak takdir ediyor ve kutluyorum.
Nevruz’umuz kutlu olsun..!

