Mersin Sağlık Örgütleri Platformu, Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Mersin Tabip Odası, Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS), Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş), Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, (DEV SAĞLIK-İŞ), Hekim Birliği Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Hekim Birliği), Mersin Aile Hekimleri Derneği (MAHDER) ve Mersin Aile Sağlığı Çalışanları Derneği (MASÇAD) katıldı.
Platform adına Hekim Birliği Sendikası Başkanı Uzm. Dr. Mehmet Kaya tarafından okundu. Basın açıklamasında şu ifadelere yer verilmiştir:
”İnsan hayatını merkeze alan, gece gündüz demeden büyük bir özveriyle icra ettiğimiz hekimlik ve sağlık hizmeti sunumu, toplumumuzun en temel direğidir. Bizler; poliklinik odalarımızda, acil servislerde ve Aile Sağlığı Merkezleri’nde sadece hastalıklarla şifa mücadelesi vermiyor; aynı zamanda her geçen gün ağırlaşan çalışma koşulları ve sistem hatalarıyla da baş etmeye çalışıyoruz. Hekimler, ebeler, hemşireler ve tüm sağlık çalışanları bugün ne yazık ki ortak bir tükenmişlik ve ekonomik dar boğazın içindedir. Sağlık Bakanlığı’nın öncelikli görevi; bilimin ışığında, sürdürülebilir ve çalışan huzurunu tesis eden bir yapıyı hayata geçirmektir. Sahanın gerçeklerinden uzak hazırlanan “Eziyet Yönetmelikleri”, sorunları çözmek bir yana, çalışma barışını daha da zedelemektedir. Beklentimiz; karar verici makamların ortak akla ve liyakate dayalı bir yönetim iradesi sergilemesidir. Hekimliğin en temel taşı olan klinik bağımsızlığımız ve reçete yazma özgürlüğümüz, hiçbir idari kısıtlamaya konu edilemez! İlaç yazımına sınırlama getirilmesi, meslek onurumuza yapılmış bir müdahaledir ve hastalarımızın nitelikli tedaviye erişim hakkını kısıtlar.
Kamu bütçesi; sağlık tesislerinin sadece fiziksel inşasını değil, bu tesislerde hizmet üreten çalışanların refahını ve huzurunu da birinci öncelik haline getirmelidir. Sağlık hizmeti sunulan tüm alanların doğrudan kamu eliyle inşa edilmiş güvenli binalara dönüştürülmesi ve bu çatılar altında görev yapan hekim ile sağlık çalışanlarının insanca yaşam koşullarının güvence altına alınması en temel gerekliliktir.”
”Sağlık hizmeti sunumu ancak bölge ve nüfus tabanlı, koruyucu hekimliği esas alan ve basamaklar arası (1. ve 2. basamak) güçlü bir sevk zinciri ile bütünlüklü bir yapıya kavuşabilir. Bu zincirin kırılması, hem hastanın nitelikli tedaviye erişimini engellemekte hem de sağlık çalışanlarını sistemin tüm yükü altında ezmektedir.
1. İnsanca Yaşanacak Ücret: Tüm sağlık çalışanları için emekliliğe yansıyan, yoksulluk sınırı üzerinde tek kalem maaş.
2. Vergi Adaleti: Vergi kesintilerinin tüm yıl boyunca %15’e sabitlenmesi.
3. Güvenli ve Donanımlı Çalışma Alanları: Şiddetten arındırılmış, modern ve kamu eliyle inşa edilmiş tam donanımlı hizmet binaları.
4. Mesleki Saygı: Reçete özgürlüğüne ve hekimlik onuruna tavizsiz saygı duyulması.
Mesleki bağımsızlığımızdan, çalışma arkadaşlarımızın ortak haklarından ve toplumumuzun sağlık hakları için söz söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Hak kayıplarına karşı demokratik mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla ilan ederiz.”

