Konya’dan sayın MUSTAFA AKTAN ‘ın sorusu Kadir Gecesi ile ilgili…
SORU:
2026 yılı Kadir Gecesi ne zaman? Kadir gecesinde ne olmuştu? Bu gecede ne türlü ibadet yapılmalıdır?
Kadir gecesinin önemi nedir?
Bizim inancımıza göre Allah’ın yarattığı günler arasında fark yoktur.
Geçenlerde cuma konuşmasında bir vaiz Kadir Gecesi’nin 80 yıldan yani 1 000 aydan hayırlı olduğunu söyledi.
Bu anlayış dine uygun mudur?
Allah bazı günleri diğer günlerden niçin ayrı kabul etsin?
Allah bazen cömert, bazen de bunun aksine mi davranmıştır?
Niçin bir geceye 80 yıldan fazla değer verilsin?
Bizi aydınlatır mısınız?
CEVAP:
Ramazan ayı devam ederken Kadir Gecesi’nin tarihi araştırmaları hız kazanmıştır.
Ramazan’ın 27’nci gecesi olarak kabul edilen bu mübarek gecede, Peygamber Efendimize ilk vahiy gelmiş ve Kur’an-ı Kerim’in ilk ayetleri indirilmeye başlanmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 dini günler takvimine göre Kadir Gecesi’nin tarihi netleşmiştir.
Kadir Gecesi, Kur’an-ı Kerim’in Hz. Muhammed’e (s.a.v) indirilmeye başlandığı mübarek gecedir.
Yüce Allah (c.c), ilk vahyi Cebrail (a.s) aracılığıyla bu gecede göndermiş; Cebrail’in “Oku” hitabıyla Kur’an’ın ilk ayetleri nazil olmuştur.
Ramazan ayının son günlerinde idrak edilen Kadir Gecesi’nin, Kur’an’da “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilerek tüm İslam alemine önemi vurgulanmıştır.
Kadir Gecesi, Ramazan ayının 26’ncı gününü 27’nci gününe bağlayan gece olarak kabul ediliyor. Buna göre 2026 yılının Kadir Gecesi 16 Mart Pazartesi günü idrak edilecektir..
Kadir Gecesi, namaz kılarak, Kur’ân-ı Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmelidir.
Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar.
Hz. Ayşe validemiz demiştir ki; Rasûlüllah (s.a.s)’e:
“- Ey Allah’ın Resulü! Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasûlüllah (s.a.s):
“- Allah’ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet.” diye dua et, buyurdu
Bu geceye Kadir Gecesi denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır. Çünkü:
– Kur’ân-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.
– Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir Gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.
– Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Teâlâ’nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir.
– Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.
– Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır. Yeryüzüne inen melekler uğradıkları her mü’mine selam verirler.
Kur’ân-ı Kerim’de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sûre vardır. Bu sûrede yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Doğrusu biz Kur’ân’ı Kadir Gecesi’nde indirmişizdir. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” (Kadir, 97/ 1-5)
“Niçin bir geceye 80 yıllık bir ömürde bile elde edilemeyecek bir feyizler yumağının vaadi yerleştirilmiş olsun?
Bu kadar fazla cömertlikte haşa bir adaletsizlik olmuyor mu?” diye düşünebilir insan…
Ancak şurası iyi bilinmelidir ki; İnsan aklının hudutları bellidir.
Ama insanın kaderinin hudutları belir değildir.
Eğer insan aklı, insan kaderini çerçeveleyebilseydi, zaten bugünkü felaketler
meydana gelmezdi. .
Bu bakımdan çeşitli karışıklıklarla karşı-karşıya bulunan dünyamızda sıkıntılar içinde yaşayan insanlarımızın, bunalım içinde bulunan cemiyetimizin böyle şifalı, nurlu, ışıklı, pırıltılı ve feyizli, bereketli fırsatlara ihtiyacı vardır.
Çünkü insanlığın önü her an tehlikeler, uçurumlar, tuzaklarla doludur.
Senede bir gece bile kurulabilse ne mutlu ona.
Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerimde: “Biz semayı- gökyüzünü yarattık. Ve genişletiyoruz “buyuruyor.
Sema: Yaratıldığından bu yana genişliyor…
İnsanoğlu feza da yeni-yeni adımlar atmakta…
İnsanoğlu fezada her adımını atışta feza: insanoğlunun aklının alamayacağı kadar genişliyor.
Ve genişlemeye devam edecektir…
Fiziki âlemde feza yarışının görünüşü budur.
İnsanoğlu sanki düğümü burada çözecek…
Fezanın derinliklerinin sonunu bulacakmış gibi uğraşıyor…
İnsanlık adına, bilim adına bunlar güzel şeylerdir.
Bir de madalyonun tersi vardır. İnsanlık kendi ruhunun derinliklerini de keşfetmeye çalışmalıdır.
İşte bu keşfe ulaşabilmek için Cenab-ı Allah insanlara kaybettiği zamanın, boşa harcadığı ömrünü telafi etmesi için 80 yıldan, 1000 aydan hayırlı olan Kadir Gecesi’ni vermiştir.
Bu; Cenab-ı Allah’ın rahmetinin büyüklüğünü göstermektedir.
Yine şu soru akla gelebilir?
“İnsanlar; kendi imkanlarıyla Allah’a nasıl ulaşacaktır?”
İşte bunun için Cenab-ı Allah kullarına adeta kopya verir gibi rahmet denizinden inciler saçmıştır.
Berat, Miraç, Kandil, Kadir geceleri gibi mübarek geceler lütfetmiştir.
Bu gece bütün İslam aleminde, bütün inanmış gönüller aynı kıbleye yönelmiş, kainatın tek yaradanına ellerini ve gönüllerini açmışlardır.
Bir ata sözünde: “Her geceyi Kadir gecesi bil” denmiştir.
Fakat bir geceyi bile Kadir Gecesi bilene af ve mağfiret kanatlan gerilmiştir.
Büyük şehirlerimizde olsun en küçük yerleşim birimlerinde olsun, bu gece bütün camiler sabahlara kadar dolup taşacak, evlerde bile sabaha kadar ibadet edilecektir.
Politikanın kiri pası, günlük kavgaların tozu çamuru yerini gönüller mutluluk arayışına girmelidir.
Bu gecenin en büyük özelliği Kuran-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler ışığında gönülleri aydınlatabilmektir.
Hoşça kalınız.
sorularınız için ( gazimert333@gmail.com )

