Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

‘SAVAŞA HAYIR!’

ABD ve İsrail’in saldırılarının protesto edildiği Mersin ve Adana’da, halkların

ABD ve İsrail’in saldırılarının protesto edildiği Mersin ve Adana’da, halkların yaşam hakkının tehlikede olduğu belirtilerek, ABD ve NATO üslerinin derhal kapatılması çağrısı yapıldı. Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Pozcu Koton önünde açıklama yaptı. “Savaşa hayır, halklar kardeştir” sloganlarının atıldığı açıklamada basın metnini Platform Dönem Sözcüsü İsmail Oğuz okudu.

Oğuz, “Ortadoğu yeni ve daha büyük bir yıkımın eşiğine sürükleniyor. ABD ve İsrail’in izlediği politikalar uluslararası hukuku hiçe saydı ve bölge halklarının yaşam hakkını tehdit ediyor. Emperyalist güçlerin “güvenlik” söylemiyle meşrulaştırmaya çalıştığı askeri hamleler, halklara yoksulluk, göç ve istikrarsızlık olarak geri döndü.” dedi.
“Halkın iradesi olmadan meşruiyet olmaz”
Oğuz şunları kaydetti:
 “İran’da yıllardır süren baskıcı yönetim anlayışı da halkın temel hak ve özgürlüklerini sistematik biçimde ihlal etmektedir. Kadınların yaşam tarzına müdahale eden, düşünce ve ifade özgürlüğünü bastıran, sendikal ve demokratik hakları engelleyen molla rejimi; kendi halkına karşı ağır bir otoriterlik uygulamaktadır. İran halkının özellikle son yıllarda yükselen özgürlük talepleri, büyük bir bedel ödeyerek dile getirilmiştir. Protestolar sırasında rejim güçlerince binlerce insanın yaşamını yitirdiği, resmi olmayan verilere göre 3 bin 117 kişinin öldürüldüğü; binlercesinin tutuklandığı ve işkenceye maruz kaldığı bilinmektedir. Mahsa Amini’nin gözaltında katledilmesi ise yalnızca bir kadın cinayeti değil; kadınların bedeni ve yaşamı üzerinde kurulan tahakkümün sembolü haline gelmiştir. Kadın özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz. Halkın iradesi olmadan meşruiyet olmaz.”
“İran halkının, kadınların, gençlerin ve emekçilerin özgürlük mücadelesinin yanındayız”

“Emperyalist askeri müdahalelere de, halkları baskı altına alan otoriter rejimlere de karşıyız. Ne dış müdahaleyi ne de içerideki baskıyı meşru görüyoruz. Halkların kendi kaderini tayin hakkını, demokratik ve laik bir yaşam talebini savunuyoruz. Ortadoğu’nun enerji kaynakları ve stratejik konumu üzerinden yürütülen emperyal rekabet, bölge halklarının özgürlük ve refah taleplerini bastırmak için kullanılamaz. Aynı şekilde “dış tehdit” söylemi, içerideki baskıyı meşrulaştırmanın aracı olamaz. Türkiye’nin topraklarının ve askeri altyapısının bölgesel gerilimlerin parçası haline getirilmesini kabul etmiyoruz. Ülkemiz savaşın değil barışın, gerilimin değil diplomasinin tarafı olmalıdır. Bugün ihtiyaç duyulan: Silahların susması, emperyal müdahalelerin son bulması, İran’da demokratik dönüşümlerin önünün açılmasıdır. İran halkının, kadınların, gençlerin ve emekçilerin özgürlük mücadelesinin yanındayız. Savaşa da baskıya da hayır diyoruz. Kahrolsun emperyalizm. Tam bağımsız, demokratik ve laik bir Ortadoğu mümkündür.”