Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

‘KADINLAR YALNIZ DEĞİLDİR’

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, 8 Mart’a giderken, dayanışmanın sesini
İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, 8 Mart’a giderken, dayanışmanın sesini duvarların ardına birlikte ulaştırdı. Şubede bir araya gelen mahpus kadınlara kartlar yazıldı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi adına basın açıklamasını okuyan Nurgül Elveren, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü; kadınların eşitlik, özgürlük ve onurlu yaşam mücadelesinin simgesi. Ancak Türkiye’de yüzlerce kadın, hapishanelerde ağır hak ihlalleri ve cinsiyete duyarsız infaz politikaları altında yaşam mücadelesi vermektedir. İnsan Hakları Derneği’nin, baroların, sivil toplum örgütlerinin ve bağımsız izleme heyetlerinin cezaevlerine ilişkin raporları; kadın mahpusların tutulduğu hapishanelerde yapısal ve yaygın hak ihlallerinin sürdüğünü ortaya koymaktadır. Kadın mahpuslar; kalabalık ve sağlıksız koğuşlarda tutulmakta, temiz suya ve hijyen malzemelerine düzenli erişememekte, regl ve kişisel bakım ihtiyaçları yeterince karşılanmamaktadır.” dedi.
Kadınların mahremiyetine saygı gösterilmemesinin, çıplak arama ve kötü muamele iddiaları, cezaevlerinde cinsiyete dayalı ihlallerin devam ettiğini gösterdiğini söyleyen Elveren, “Cezaevlerinde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan gecikmeler, hastane sevklerinin engellenmesi veya kelepçeli muayene dayatmaları kadınlar açısından ciddi riskler doğurmaktadır. Hamile, lohusa ve kronik hasta kadınların yeterli tıbbi bakım alamadığı; ruhsal destek hizmetlerinin son derece sınırlı olduğu raporlarla belgelenmiştir. Çocuklarıyla birlikte cezaevinde kalan kadınlar açısından tablo daha da ağırdır. Çocukların gelişim, oyun, beslenme ve eğitim haklarının yeterince sağlanamadığı; kreş ve çocuk alanlarının yetersiz olduğu; çocukların cezaevi ortamının olumsuz etkilerine maruz kaldığı tespit edilmiştir. Çocuğun üstün yararı ilkesi cezaevi uygulamalarında gözetilmemektedir. Kadın mahpusların; sosyal etkinlik, eğitim, üretim faaliyetleri ve açık görüş gibi haklara erişimleri keyfi biçimde sınırlandırılmakta; disiplin uygulamaları ve tecrit koşulları ağırlaştırılmaktadır.” şeklinde konuştu.
Elveren şöyle devam etti;
“Bu uygulamalar kadınların bedensel ve ruhsal bütünlüğünü zedeleyen sonuçlar doğurmaktadır. Kadınların özgürlüklerinden yoksun bırakılması, insan onuruna aykırı koşullarda tutulmalarını meşru kılmaz. Devletin yükümlülüğü; özgürlüğünden yoksun bırakılan her bireyin yaşam, sağlık, insan onuru ve eşitlik haklarını korumaktır. Kadınlara özgü ihtiyaçların gözetildiği, cinsiyete duyarlı infaz politikalarının uygulanması zorunluluktur. Kadınlara yönelik kötü muamele, çıplak arama ve mahremiyet ihlallerine son verilmelidir. Hasta, hamile ve lohusa kadınların sağlık hizmetlerine engelsiz erişimi sağlanmalıdır. Çocuklarıyla kalan kadınlar için çocukların üstün yararı gözetilmeli; çocukların cezaevi koşullarında tutulmasına son verecek alternatifler geliştirilmelidir. Kadın mahpusların sosyal, kültürel ve iletişim haklarına yönelik keyfi kısıtlamalar kaldırılmalıdır. Bağımsız izleme mekanizmalarının cezaevlerine düzenli ve etkili erişimi sağlanmalıdır. 8 Mart haftasında; hapishanelerde hak ihlallerine maruz bırakılan tüm kadınlarla dayanışma içinde olduğumuzu vurguluyoruz. Kadınların özgür, eşit ve onurlu yaşam hakkı; duvarlar, demir kapılar ve tel örgülerle ortadan kaldırılamaz. Kadınlar yalnız değildir.”