Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

‘GERÇEKLER ORTAYA ÇIKMALI’

Mersin Emek Demokrasi Platformu bileşenleri “Küresel Bir Çocuk İstismarı ve
Mersin Emek Demokrasi Platformu bileşenleri “Küresel Bir Çocuk İstismarı ve İnsan Ticareti Şebekesini Vicdanımız ve Hukuk Önünde Mahkum Ediyoruz Çetenin Yerli Ayağı da Hesap Vermeli” konulu basın açıklaması gerçekleştirerek konunun takipçisi olacağını kamuoyu ile paylaştı. Jeffrey Epstein’e ait yaklaşık 3 milyon sayfalık belge, 180 bin fotoğraf ve 2 bin videodan oluşan suç delilleri kamuoyu gündeminde geniş yer bulurken, Makine Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı İsmail Oğuz, “Dünya gündemini sarsan, Amerika Birleşik Devletleri’nde görülen ve Jeffrey Epstein ile Ghislaine Maxwell’in merkezinde olduğu dava dosyalarının gizliliğinin kaldırılmasıyla birlikte, insanlık tarihinin en karanlık, en organize ve en mide bulandırıcı suç ağlarından biriyle karşı karşıya kalmış bulunmaktayız.” dedi.
“İddialar vicdan sahibi herkesin kanını donduracak nitelikte!”
Toplanmalarının asıl sebebinin, bu küresel ağın Türkiye’ye kadar uzandığına dair dosyalarda yer alan vahim iddialar olduğunu söyleyen Oğuz, “Kamuoyuna yansıyan ve mahkeme tutanaklarına giren belgelerde, Türkiye’nin adının geçtiği bölümler bulunuyor. İddialar vicdan sahibi herkesin kanını donduracak nitelikte. Belgelerdeki ifadeler ve iddialar incelendiğinde; Türkiye’nin sadece bir lokasyon olarak değil, çocuk kaçakçılığı ve insan ticareti ağının bir parçasını oluşturabilecek potansiyel bir kaynak veya geçiş ülkesi olarak anıldığı görülmektedir. Özellikle dosyalarda yer alan tanık ifadelerinde ve uçuş kayıtlarında; Türkiye’den kaçırılan, yurt dışına götürülen veya bu ağın bir parçası haline getirilen çocuklardan ve genç kadınlardan bahsedilmektedir. İddialar arasında, 1999 Marmara Depremi sonrası kaybolan çocuklarımızla ilişkilendirilebilecek süreçlerden, Türkiye kökenli isimlerin bu ağdaki rollerine kadar son derece ciddi ve mutlaka aydınlatılması gereken hususlar bulunmaktadır. Bir pilotun ifadesinde ‘Türkiye’den çocukların alındığına’ dair beyanlar, bu konunun bir komplo teorisi olmaktan çıkıp, somut bir adli soruşturma konusu olması gerektiğini haykırmaktadır. Bu iddialar, ‘birkaç dedikodu’ olarak geçiştirilemeyecek kadar somut, görmezden gelinemeyecek kadar ağır.” şeklinde konuştu.
“Bu transferlere içeriden kimler göz yummuş!”
Olayın vahametini kavramak zorunda olduğumuzu belirten Oğuz, “Söz konusu olan; savunmasız çocukların, henüz hayatlarının baharındaki gençlerin, uluslararası bir suç örgütü tarafından birer “meta” gibi alınıp satılması, cinsel köleliğe zorlanması ve hayatlarının karartılmasıdır. Eğer Epstein dosyalarında geçen Türkiye iddiaları doğruysa; Bu çocuklar ülkemizden nasıl çıkarılmıştır? Hangi gümrük kapıları, hangi havaalanları kullanılmıştır? Bu transferlere içeriden kimler, hangi yetkililer veya hangi nüfuzlu kişiler göz yummuş ya da yardım etmiştir? Bu soruların cevapsız kaldığı her gün, toplum vicdanında açılan yara derinleşmektedir. Çocuk kaçırmaları ve çocuk ticareti, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve bu suçta zaman aşımı, ‘bizden değil’ ayrımı veya siyasi koruma kalkanı olamaz. Bu iddiaların araştırılmaması, sadece mağdurlara değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve hukuk devleti ilkesine de yapılmış bir saldırıdır. Çocuklarımızın güvenliği, hiçbir diplomatik dengenin, hiçbir ticari ilişkinin veya hiçbir şahsın itibarının arkasına saklanamaz. Bizler, Emek ve Demokrasi Platformu olarak, Epstein dosyalarında Türkiye ile ilgili geçen her satırın, her ismin ve her iddianın devletin en üst organlarınca ciddiyetle ele alınmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Meclis Araştırma Komisyonu kurulmalıdır”
Oğuz taleplerini sıraladı;
“Meclis Araştırma Komisyonu Kurulmalıdır: Türkiye Büyük Millet Meclisi, derhal partiler üstü bir anlayışla hareket ederek, Epstein dosyalarındaki Türkiye bağlantılarını araştırmak üzere özel yetkili bir komisyon kurmalıdır. Bu komisyonun çalışmaları halka açık ve şeffaf yürütülmelidir. Cumhuriyet Savcıları Harekete Geçmelidir: Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcıları, ABD makamları ile ivedilikle temasa geçmeli, dosyanın Türkiye’yi ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerini talep etmeli ve resen soruşturma başlatmalıdır. İddialarda adı geçen kişi veya kurumlar kim olursa olsun, yargı önünde hesap vermelidir. Kayıp çocuklar dosyaları yeniden açılmalıdır. Özellikle deprem bölgeleri başta olmak üzere, geçmişten günümüze ‘kayıp’ olarak kayıtlara geçen çocuk dosyaları, Epstein davasındaki tarihler ve yöntemler ışığında yeniden incelenmelidir. Bu küresel ağın Türkiye ayağındaki finansörleri, toplayıcıları ve lojistik sağlayıcıları deşifre edilmelidir. Çocuklarını koruyamayan bir toplumun geleceği olamaz. Türkiye, çocuklarının satıldığı iddiaları karşısında sessiz kalamaz.”