Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Enerji Verimliliği Rekabetin Anahtarı”

Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) tarafından düzenlenen Enerji Verimliliği ve

Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) tarafından düzenlenen Enerji Verimliliği ve Yeşil Lojistik Konferansı, sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve uzmanları bir araya getirdi. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) lojistiğe etkilerinin masaya yatırıldığı konferansta, yeşil dönüşüme ayak uyduramayan firmaların küresel rekabette zorlanacağına dikkat çekildi.

 

“Küresel Pazarda Oyun Dışı Kalma Riski Var”

Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını yapan MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik, enerji verimliliğinin artık sadece çevresel bir duyarlılık değil, ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Gedik, “Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemeleri ile birlikte, enerji maliyetlerini ve karbon yükümlülüklerini doğru yönetemeyen firmalar, küresel pazarda oyun dışı kalma riskiyle karşı karşıya. Odamız, üyelerinin bu sürece adaptasyonu için çalışmalarını sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

Enerji: Kontrol Edilemeyen Gider Değil, Yönetilebilir Kaynak

Konferansta konunun teknik ve akademik boyutları ele alındı. Elektrik Mühendisleri Odası Mersin Şubesi Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, enerjinin lojistik sektöründeki maliyet yüküne dikkat çekti. İşçilikten sonraki en büyük gider kalemi olan enerjinin, kontrol edilemeyen bir gider değil, yönetilebilir bir kaynak olduğunu vurgulayan Alkaya, ‘tasarruf’ ile ‘verimlilik’ kavramları arasındaki farkı şöyle aktardı:

“Tasarruf, faaliyetleri kısıtlayarak tüketimi azaltmaktır; verimlilik ise teknolojiyi kullanarak performanstan ödün vermeden aynı işi daha az enerjiyle yapmaktır.” Alkaya sunumunda, şirketler için bu alanda bir yol haritası da önerdi.

Yeşil Lojistik Belgesi Ticari Bir Gereklilik

Teorik bilgilerin yanı sıra sahadaki pratik uygulamaların da konuşulduğu etkinlikte, ATAKO Genel Müdür Yardımcısı Ergin Diken ve Bilgi İşlem Müdürü Cem İvegen, “Yeşil Lojistik Belgesi” alma sürecini ve sahadaki tecrübelerini paylaştı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen bu belgenin artık bir prestij unsurundan öte, ticari bir gereklilik haline geldiği belirtildi. Yetkililer, belge sahibi olmanın avantajlarını; “Yeşil Kredi” imkanlarıyla daha düşük faiz oranlarına erişim sağlaması, global ihalelerde firmalara “tercih edilen stratejik partner” statüsü kazandırması ve sıradan bir nakliyeci yerine “çevre dostu çözüm ortağı” algısı oluşturması olarak açıkladı.

Lojistikte Yeni Paradigma: Dayanıklılık ve Verimlilik

UNIDO Enerji Yönetim Sistemi Uzmanı Umut Oğur ise sunumunda lojistik sektöründe oyunun kurallarının değiştiğini vurguladı. Geleneksel maliyet ve hız odaklı yaklaşımın yerini; şoklara dirençli, karbon emisyonlarını dikkate alan ve döngüsel ekonomiyi temel alan “Dayanıklılık ve Verimlilik” paradigmasına bıraktığı ifade edildi.

Oğur; gelecekte deniz, demir ve karayolu arasında kesintisiz veri akışının sağlandığı “Senkronize Çok Modlu Taşımacılık” ve ticari sırların korunarak verinin paylaşıldığı “Federated Data Spaces” sistemlerinin sektörün yeni rotası olacağını söyledi.

Sürecin Hukuki Boyutu

Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk  Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Özge Demirdelen, lojistik sektöründe sürdürülebilirlik yönetimi ve yeşil stratejilerin hukuki altyapısına dair kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Demirdelen, yeşil dönüşüm sürecindeki çalışmaların belgelerle, ölçülebilir ve raporlanabilir kanıtlarla ispat edilmesi gerektiğini, bu nedenle işin hukuki boyutunun kritik önem taşıdığını belirtti.