Mersin’de yaşamanın nasıl bir duygu olduğu, kentin neden hak ettiği değeri göremediği ve neden daha fazla tanıtılması gerektiği, bu kez bir esnafın samimi sözleriyle gündeme geldi. Kent merkezinde tantunicilik yapan 38 yaşındaki esnaf, Mersin’in güçlü yönlerini ve kronik sorunlarını içtenlikle anlattı.
“Mersin’de yaşamanın en güzel yanı nedir?” sorusuna net bir yanıt veren esnaf, kentin doğal ve sosyal avantajlarına dikkat çekti:
“Deniz, hava ve insanların samimiyeti. Bir de yemek kültürü çok güçlü. Burada yaşamak insana daha rahat hissettiriyor.”
Ancak tablo her yönüyle parlak değil. Kentin günlük yaşamını zorlaştıran sorunlara da değinen esnaf, özellikle plansızlıktan yakındı:
“Trafik ve düzensizlik en zor yanı. Bir de Mersin çok güzel ama hak ettiği değeri görmüyor gibi geliyor bana.”
Mersin’in tanıtımı konusundaki görüşü ise oldukça net:
“Hayır, kesinlikle tanıtılmıyor. Gelen turist genelde geçip gidiyor ama kalsa çok sevecek yerler var.”
Röportajın sonunda Mersin’le özdeşleşen klasik soruya da tebessümle yanıt verdi:
“Tantuni mi kebap mı? Tabii ki tantuni. Mersin’de başka cevap olmaz zaten.”
Kentte yaşayanların sıkça dile getirdiği bu görüşler, Mersin’in potansiyelinin hâlâ yeterince değerlendirilmediğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Tanıtım eksikliği giderilmediği sürece, Mersin’in güzelliklerinin yalnızca burada yaşayanların bildiği bir sır olarak kalacağı ifade ediliyor.

