Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Avrupa’nın Geri Adımı: Ukrayna’ya Destek Var, Cesaret Yok

Brüksel’de günlerdir “tarihi” diye sunulan zirve, sonunda tanıdık bir Avrupa

Brüksel’de günlerdir “tarihi” diye sunulan zirve, sonunda tanıdık bir Avrupa refleksiyle noktalandı: Riskli ama iddialı bir seçenek rafa kaldırıldı, daha pahalı ama daha az siyasi bedelli bir yol tercih edildi.

AB liderleri, Ukrayna için planlanan ve Rusya Merkez Bankası’nın dondurulmuş varlıklarına dayanan tazminat kredisinde anlaşamadı. Bunun yerine, 90 milyar euroluk destek paketi için ortak borçlanma yoluna gidildi. Yani faturayı yine Avrupa ödeyecek.

Bu kararın arka planında tek bir ülke öne çıkıyor: Belçika. Rus varlıklarına el koymanın doğurabileceği “sınırsız” hukuki ve siyasi riskler karşısında Brüksel, sınırsız garanti talep etti. Kimse bu garantiyi vermeye yanaşmayınca, tazminat kredisi sessizce masadan kalktı.

Oysa Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, bu modeli haftalardır “en adil ve en doğru seçenek” olarak savunuyordu. Mantık açıktı: Ukrayna’ya verilen zararın bedelini Rusya ödemeliydi. Ancak bu ilke, siyasi gerçeklik duvarına çarptı.

Sonuçta Avrupa, daha önce pandemi döneminde başvurduğu ortak borçlanma formülüne geri döndü. Fakat bu kez birlik görüntüsü de tam sağlanamadı. Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya planın dışında kaldı. “Gelişmiş iş birliği” adı altında diğer ülkeler ilerlerken, AB bir kez daha çok vitesli bir yapıya büründü.

Zirve sonrası Komisyon Başkanı von der Leyen ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’in “Ukrayna’ya destek garanti altına alındı” mesajı teknik olarak doğru. Kiev, önümüzdeki iki yıl için finansman buldu. Ancak siyasi olarak eksik bir cümle bu.

Çünkü asıl hedef, Rusya’ya Ukrayna’da yarattığı yıkımın bedelini ödetmekti. Bu gerçekleşmedi. Avrupa ülkeleri mali piyasalardan borç alacak, faizini kendileri ödeyecek. Ukrayna’ya verilen kredi kâğıt üzerinde faizsiz olacak ama Rusya’dan tazminat gelmezse -ki gelmesi pek olası görünmüyor- bu kredi fiilen hibeye dönüşecek.

Yani Avrupa, yine kendi cebinden ödedi. İlkeyi savundu, ama uygulamaya koyamadı.

Bu tablo, AB’nin Ukrayna’ya olan desteğinin zayıfladığını göstermiyor. Aksine, siyasi irade hâlâ var. Ancak aynı tablo, Avrupa’nın büyük jeopolitik kararlar söz konusu olduğunda risk almaktan ne kadar çekindiğini de bir kez daha ortaya koyuyor.

Brüksel, Moskova’ya güçlü bir mesaj vermek yerine, piyasaları ve hukukçuları kızdırmamayı seçti. Ukrayna’ya para bulundu, ama “hesabı Rusya ödeyecek” vaadi şimdilik askıya alındı.

Avrupa’nın sorunu artık kaynak bulmak değil. Avrupa’nın sorunu, bu kaynakların bedelini kime ödetmeye cesaret edebileceği.