Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), “Geçinemiyoruz! Halk için bütçe, demokratik Türkiye!” sloganıyla düzenlediği bölge mitinglerinin ilk ikisini Adana ve Samsun’da yaptı. Adana’daki miting Uğur Mumcu Meydanı’nda saat 12.00’de yapıldı. Çevre illerden de yoğun katılımın olduğu mitinglerde kamu emekçilerinin yanı sıra siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri de yer aldı.
Adana’daki mitingde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, iki aydır süren hazırlıkların ardından emekçilerin taleplerini meydanlara taşıdıklarını söyleyerek, ”Bütçe politikası iktidarın sınıfsal tercihlerini açıkça ortaya koydu. İktidar yüzünü sermayeye, sırtını emekçilere dönüyor. Kaynakların kimden kesildiği ve kime aktarıldığı ortada. Oysa bu bütçeyi yaratan biziz. Türkiye’de kamu emekçileri, işçiler, emekliler, gençler geçinemiyor. Krizin faturasını halka çıkarıyorlar. Bütçe, sermayenin değil halkın onayına sunulmalı. Her üç çocuktan birinin aç okula gidiyor. İş cinayetleri, mega projelere aktarılan devasa kaynaklar, dolar milyoneri sayısındaki artış… Kaynak var ama bunlarda utanma yok” dedi.
”Kamu hizmeti halk içindir ve kamu emekçisi bu ülkenin omurgasıdır”
Konuşmasında yıllardır süren kamusal çöküşe dikkat çeken Karagöz, ”Kamu çalışanları ayrımcılık, mobbing, güvencesizlik ve sefalet ücretleriyle yaşamaya mahkûm edildi. AKP iktidarı döneminde kamuda liyakat yerle bir edildi. Kamu hizmeti halk içindir ve kamu emekçisi bu ülkenin omurgasıdır. Buna rağmen bütçe bizleri kapıkulu gibi gören bir anlayışla hazırlanıyor. Özellikle sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda bütçe reel olarak küçüldü, özel şirketlere aktarılan kaynaklar büyüdü. 2025’in ilk dokuz ayında 224 kadın katledildi. Yüzlercesi taciz ve şiddete maruz kaldı. Bütçede kadınlara ayrılan pay yüzde 1’in bile altında. Kadınlar hem işte sömürülüyor hem evde görünmeyen emekleriyle tükeniyor. Genç kadın işsizliği yüzde 45’e dayandı. Buna rağmen bütçede kadın yok. Çünkü bu tamamen eril bir bütçe.” şeklinde konuştu.
”Emekliler, açlık sınırında!”
Karagöz, 2026 bütçesinde emeklilerin yok sayıldığını belirterek, özel sigorta şirketlerine yeni kâr alanları yaratılmasını eleştirdi:
“Kamusal emeklilik hakkı tasfiye edilmek isteniyor. Emeklilerin çok olması değil, çalışanların düşük ücretlerle güvencesiz çalıştırılması sorundur. Bir yıl daha açlığa mahkûm edilmek isteniyoruz. Gençler barınma krizinden işsizliğe kadar ağır koşullar altında. Hükümetin bütçede gençliğe ayırdığı pay sembolik düzeyde. Bugün her beş gençten biri ne eğitimde ne istihdamda. Uyuşturucu ile mücadele için ayrılan pay bütçede yüzde 0,02. Bu bile iktidarın gençlerimize karanlık bir gelecek sunduğunu göstermeye yeter. Bütçede güvenlik ve savunmaya ayrılan pay giderek arttı. Bu toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşmüyor. Gerçek güvenlik daha fazla silah değil; adalettir, eşitliktir, insanca yaşam koşullarıdır. Ülkenin ihtiyacı savaş değil barıştır. Barışın bütçesi emeğin bütçesidir. Bütçe hakkı halkındır; gasp edilen irade ile bütçe halkın bütçesi olamaz”
KESK’in Talepleri: “Halk için Bütçe, Emeğin Bütçesi”
Karagöz, milyonların ortak taleplerini şöyle sıraladı:
- Bütçe hakkının engellerinin kaldırılması, bütçenin halkın onayına sunulması
- Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilmesi
- Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe
- İş cinayetlerini önleyecek tedbirler
- Asgari ücretin insanca yaşam düzeyine çıkarılması
- Kamu emekçilerinin grev hakkının tanınması
- Sefalet ücretlerine neden olan toplu sözleşmenin yenilenmesi
- En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması
- Güvencesiz istihdama son verilmesi
- Dolaylı vergilerin düşürülmesi
- Servet vergisi
- Kamu-özel işbirliği ve garanti ödemelerine son
- Kaynakların güvenlikçi politikalara değil sosyal ihtiyaçlara ayrılması
- Hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve demokratik bir ülke

