Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Trump, Zelenskiy ve Putin: Barışın Bedelini Kim Ödeyecek?

Washington’dan gelen son açıklamalar, Ukrayna savaşında uzun süredir görülmeyen bir

Washington’dan gelen son açıklamalar, Ukrayna savaşında uzun süredir görülmeyen bir ihtimali yeniden gündeme taşıdı: diplomatik bir atılım. Beyaz Saray, Trump ile Zelenskiy arasında cuma günü yapılacak görüşmenin “yeni bir dönemin başlangıcı” olabileceğini söylüyor. Bu, savaşın gidişatında hem umut hem de tedirginlik yaratan bir cümle.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Budapeşte’de yüz yüze görüşmeye hazırlanması ise Avrupa başkentlerinde şaşkınlıkla değil, dikkatle izleniyor. Çünkü Trump’ın diplomasi anlayışı, klasik anlamda istikrar arayışından çok, baskı ve pazarlık dengesine dayanıyor.

Alaska’daki başarısız Trump-Putin görüşmesinden bu yana taraflar arasındaki güven neredeyse sıfır noktasına inmişti.

Trump’ın “verilen sözlerin tutulmadığı” yönündeki hayal kırıklığı biliniyor. Ancak şimdi ABD Başkanı, masaya Tomahawk seyir füzeleri ile dönüyor. Ukrayna’ya bu sistemlerin verilmesi, yalnızca savaş alanındaki dengeyi değil, Moskova’nın hesaplarını da yeniden şekillendirebilir.

Washington’daki diplomatlar bu hamleyi “çifte mesaj” olarak okuyor: Ukrayna’ya destek sürüyor, ama asıl hedef Putin’i yeniden müzakere masasına çekmek. Yani askeri tehdit, bir tür diplomasi aracı haline geliyor. Bu strateji riskli ama Trump tarzı siyasetin tam da özü burada yatıyor — zorlayarak uzlaşma.

NATO içinde ise temkinli bir iyimserlik var. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin sözleri dikkat çekici: “Hedefimiz Putin’i yeniden masaya oturtmak.” Ancak ittifak ülkeleri, bu “masanın” hangi koşullarda kurulacağını tam olarak bilmiyor. Çünkü Trump’ın diplomatik refleksleri, ittifakın alıştığı çizgilerden farklı.

Trump’ın dış politikası genellikle kişisel ilişkilere, ani çıkışlara ve güç gösterilerine dayanıyor. Bu nedenle cuma günkü Zelenskiy görüşmesi, yalnızca Ukrayna’nın geleceğini değil, ABD’nin küresel rolünün nasıl evrileceğini de gösterebilir. Eğer Trump gerçekten bir “diplomatik atılım” peşindeyse, bunun maliyetini yalnızca Moskova değil, Avrupa da ödeyecek.

Barış arayışı her zaman umut verir. Ancak bu kez umut, sert bir satranç tahtasının üzerinde, Tomahawk füzelerinin gölgesinde şekilleniyor. Trump için bu, hem siyasi bir fırsat hem de riskli bir sınav: Barışa giden yolu açabilir — ya da onu, bir kez daha kendi elleriyle tıkayabilir.