Enerji siyaseti, artık yalnızca “doğalgaz boru hattı” ya da “petrol varili” üzerinden konuşulan bir mesele değil; adeta küresel diplomasinin satranç tahtası. Son günlerde Macaristan ve Slovakya bu satranç tahtasında en çok sıkışan oyuncular gibi görünüyor. Çünkü hem Avrupa Birliği’nin Rusya’ya sırt çevirme hedefi var, hem de Amerika’nın baskısı her geçen gün artıyor.
Euronews’e konuşan uzmanların işaret ettiği gibi, AB ile ABD artık Rusya’nın savaş ekonomisini köşeye sıkıştırmak için daha yakın iş birliği yapıyor. Ama sorun şu: Bu plan masada güzel görünüyor, fakat enerjiye bağımlı ülkelerin gerçekleri bambaşka.
Buradaki kritik nokta şu:
Trump yönetiminin yeni yaptırım tehditleri de bu tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor. Masada Hindistan ve Çin gibi Rus enerji alıcılarına ikincil vergiler getirme ihtimali konuşuluyor. Ancak uzmanlara göre bu tarz sert adımlar doğrudan Macaristan ve Slovakya’yı hedef almaz. Çünkü böyle bir şey, mevcut ticaret anlaşmalarını da zora sokar.
Kısacası, enerji meselesi yalnızca bir dış politika konusu değil; aynı zamanda günlük yaşamın ta kendisi. Kış geldiğinde kombisi yanmayan bir vatandaş için, Brüksel’de alınan kararların pek de kıymeti yok.

