Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ölüm, Siyaset ve Komplo Teorileri

Almanya’da son haftalarda dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Yerel seçimlere

Almanya’da son haftalarda dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Yerel seçimlere hazırlanan Almanya için Alternatif (AfD) partisinden yedi aday hayatını kaybetti. Polis, bu ölümlerin doğal sebepler, sağlık sorunları ya da intihar kaynaklı olduğunu açıkladı. Yani ortada şüpheli bir durum bulunmadığını resmî ağızlar defalarca dile getirdi.

Fakat modern çağın en büyük hastalıklarından biri yine sahneye çıktı: komplo teorileri.

İnternette, özellikle sosyal medyada, bu ölümler üzerinden senaryolar üretilmeye başlandı. Kimileri bunun kasıtlı bir operasyon olduğunu iddia ediyor, kimileri ise siyasetin derin oyunlarına bağlıyor.

Oysa gerçek şu ki; Almanya’da yaklaşık 20 bin adayın yarıştığı bir seçim sürecinde ölüm vakaları, trajik olsa da, istatistiksel olarak imkânsız değil.

Hatta İçişleri Bakanlığı, diğer partilerden adayların da yaşamını yitirdiğini açıkladı. Ama bu bilgi sosyal medyada pek yankı bulmadı. Çünkü insan zihni dramatik olanı, olağanüstü görüneni daha çok seviyor.

İlginç olan, AfD’nin lideri Alice Weidel’in bile bu ölümleri “istatistiksel olarak neredeyse imkânsız” diye yorumlaması. Bu da komplo teorilerine alan açıyor. Dahası, İngiliz aşırı sağcı aktivist Tommy Robinson’un paylaşımları ve Elon Musk’ın tek kelimelik “Garip” yorumu, söylentilerin daha geniş bir kitleye yayılmasına neden oldu.

Burada asıl tartışılması gereken, gerçek ile algı arasındaki uçurum.

Modern toplumlarda bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolay; ama aynı zamanda yalan ve dezenformasyon da hiç olmadığı kadar hızlı yayılıyor.

Bazen trajik ölümler olur. Bazen tesadüfler üst üste gelir. Ama her şeyi komplo teorilerine bağlamak, toplumu gerçeklerden uzaklaştırır. Belki de bizim asıl sorgulamamız gereken şey şu:

Gerçekler sıkıcı geldiği için mi komplolara sarılıyoruz, yoksa komploları sevmek bizi gerçeklerden kaçırdığı için mi?