Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

GAZİ ÖĞRETMEN ( 154 )

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti eski–yeni Cumhurbaşkanları Sayın Rauf Denktaş ve
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti eski–yeni Cumhurbaşkanları Sayın Rauf Denktaş ve Sayın Ersin TATAR bey ile yaptığı telefon konuşmaları Gazi Öğretmeni emeklilik yıllarında mutlu eden en güzel kültürel faaliyet anılarıymış…
Gazi Öğretmen için bir ilk gerçekleşmiş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin her iki Cumhurbaşkanı ile telefonda konuşmak nasip olmuş: Hem merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile hem de şu andaki Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar bey ile…
Gazi Öğretmenin Merhum Rauf Denktaş ile yaptığı telefon konuşması 2008 yılı Ağustos ayında Cumartesi Sohbet Köşesinde Anamur Türkmen Efem radyosunda canlı yayında gerçekleşmiş…
Kıbrıs ve Akdeniz bölgesine yayın yapan Anamur Türkmen FM radyosunda Gazi Öğretmen o gün anılarını anlatırken öğrencilik yıllarında Kıbrıs olaylarında Kıbrıs Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın Anamur’dan gizlice Kıbrıs’a nasıl çıkarıldığını anlatıyormuş…
Yayında iken Sayın Rauf Denktaş canlı yayında Kıbrıs’tan Gazi Öğretmeni aramış…
Sayın Rauf Denktaş Gazi Öğretmenin Kıbrıs ile ilgili anlattıklarını radyodan dinlemekte olduğunu söylemiş ve anılarını tazelediği için Gazi Öğretmene teşekkür etmiş…
Radyo konuşmasında Gazi Öğretmen özetle şunları anlatmış:
‘’… 1967 yılında Kıbrıs olayları patlak vermişti.
O dönemde Yunan ordusu 15 bin askerini Kıbrıs’a göndermişti. İstanbul’da Cağaloğlu’nda Milli Türk Talebe Birliği vardı.
Hemen onun karşısında da Milli Türk Talebe Federasyonu vardı.
Ben Milli Türk Talebe Birliği üyesiydim.
O yıllarda tüm ülke genelinde iki ayrı grubun mücadelesi vardı.
Milli Türk Talebe Birliği bir görüşü, Milli Türk Talebe Federasyonu da başka bir görüşü temsil ediyordu.
Her konuda ters düştüğümüz gibi Kıbrıs konusunda da Federasyonla ters düşmüştük.
Biz Rumların Kıbrıs’ta Türklere karşı giriştikleri katliamı tel’in ederken onlar Türk askerinin Kıbrıs’tan çekilmesini istiyorlardı.
Bu konuda da karşılıklı sopalı, bıçaklı kavgalarımız olmuştu.
MTTB’de başkanımız sayın Rasim Cinisli idi. Federasyoncular beni tanımadıkları için sayın Cinisli tebdil-i kıyafetle beni zaman-zaman onların arasına gönderir ve konuşmalarını sayın Cinisli’ye anlatırdım.
Milli Türk Talebe Birliği bünyesinde pek çok çalışmalarımız olmuştu…
Derken işte bu Kıbrıs olayları patlak vermişti.
Türkiye askeri müdahalede bulunacağını belirtmiş hatta TBMM’si hükümete müdahale yetkisi vermişti.
Ben Milli Türk Talebe Birliğinde Judo kurslarına devam ediyordum. Bir gün bir binbaşının sivil kıyafetle kursa geldiğini ve bizlerle konuşacağını söylediler.
Sayın Cumhurbaşkanına arz etmeye çalıştığım şekliyle Binbaşı olduğu söylenen kişi Judo kursuna devam eden yüzlerce judocu arasından 30 kişi seçmişti. Ben de seçilenler arasındaydım.
Kurstan sonra salondan ayrılmamamızı ve bizlerle özel olarak konuşacağını söylemişti.
O gece Orman fakültesinde sol grup tarafından rehin alınan bir kısım sağ görüşlü öğrenciyi kurtarmak için Milli Türk Talebe Birliğine bağlı gençler olarak gece yarısı Orman Fakültesine gitmiş ve öğrencileri kurtarmıştık.
Acaba binbaşı bunun için mi gelmişti? Ben bu düşüncedeyken Kapalı spor salonunun öbür yanında Karate kursunda bulunan bir gurup arkadaş da yanımıza gelmişti.
Toplam 50 kadar olmuştuk. Bir kısmımız öğrenciydi. Siviller de vardı.
O sıralarda da Kıbrıs’a gönüllü gitmek için ülke genelinde kampanyalar düzenleniyordu.
Binbaşı olduğu söylenen kişi kısa bir konuşma yaptı. Kıbrıs olaylarını anlattı.
Sayın Rauf Denktaş’ın Türkiye’de olduğunu, gizlice Kıbrıs’a gitmesinin gerektiğini, bunun için de sivillerden oluşan bir grubun sayın Denktaş’la birlikte gizlice Kıbrıs’a gideceğini
bunun için de vatanını seven Milli Türk Talebe Birliğine bağlı üyelerden oluşan bir grup kuracağını, bu iş için bizi seçtiğini belirtmişti…Onurlanmıştık, gururlanmıştık..
Eğitim başlamıştı.2 ay içinde bisiklete, motosiklete binmesini, araba kullanmasını öğretmişlerdi.
2 ay inde Taksi ehliyeti almamızı sağlamışlar, Judo ’da da birkaç kuşak değiştirmemiz için bizi yetiştirmişlerdi…
Yakın dövüş taktikleri ve tabancayla ateş etmesini öğretmişlerdi…
Gerçekten iyi yetiştirilmiş 50 kişilik grup 2 ay içinde Kıbrıs’a gitmek üzere hazırlanmıştık.
Sayın Denktaş’ın Anamur üzerinden gizlice Kıbrıs’a çıkmasına yardımcı olacaktık.
Anamurlu oluşum nedeniyle olsa gerek Binbaşı benimle daha bir başka ilgileniyordu.
Diğer arkadaşlarımdan ayrı olarak bana EL YAZMASI bir KIBRIS HARİTASI vermişti.
Harita Osmanlıca yazılmıştı ve ayrılan grup içerisinde benden başka Osmanlıca bilen yoktu.
Haritayı ÇOK GİZLİ kaydıyla verdiğini kimseye göstermemem gerektiğini de söylemişti.
Sayın Rauf Denktaş’ı Kıbrıs’a çıkardığımız takdirde bu haritayı kendisine vermemi istemişti.
Sayın Denktaş’a veremediğim dünyada ilk defa yapılan EL YAZMASI Haritayı şu anda GİZLİ kaydıyla Arşivimde sağla- maktayım.
O sırada Anamur’da Kıbrıs’a yönelik KIBRISIN SESİ adıyla bir radyo evi kurulmuştu.
Anamur’dan motorlarla, kayıklarla gizlice Kıbrıs’a silah ve mühimmat sevki yapılıyordu.
Sanırım bunları anlattığım için benimle diğer gruptan ayrı görüşmeler yapıyordu.
Binbaşının anlattıklarına göre sayın Denktaş’ın gizlice Kıbrıs’a gitmesini can güvenliği nedeniyle hükümet de istemiyordu..
Ama Denktaş Anamur üzerinden mutlaka Kıbrıs’a gizlice gitmeliymiş…
Çalışmalarımız sona ermiş ve her zaman sivil kıyafetle gelen Binbaşı askeri kıyafetiyle son defa son toplantımıza gelmiş, hazır vaziyette beklememizi istemişti…
Ayrıca Kıbrıs olayları sona erinceye kadar KETUM davranmamız gerektiği konusunda namus ve şeref sözü almıştı…
Babam güneydoğuda kolunu kaybeden bir Gazi idi. Binbaşının özel talimatıyla gizlice Anamur’a gelmiş, durumu babama anlatmıştım…
Babam savaş taktiklerini bilen biriydi ve o da Ketum davranmış anneme bile bir şey anlatmamıştı…
Bağlantılar yapılmış ve sayın Rauf Denktaş 1964 yılında Anamur’a gelmiş, Kıbrıs’a çıkış ortamı ayarlanıncaya kadar yeri tarafımdan bilinen bir evde saklanmış ve Anamur üzerinden gizlice Kıbrıs gitmiş, adaya çıkmıştı.
Bu plana dahil olmak isteyen Milli Türk Talebe Birliğine mensup gençler de ayrı-ayrı görevlerle bu Kıbrıs’a çıkışa destek olmaya çalışmışlardı…
Benim görevim Anamur’da kalacak yer sorununu çözmek olmuştu…
Sayın Denktaş adaya çıktığı anda Yunanlılar tarafından tutuklanmış, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletlerinin baskısıyla Türkiye’ye iade edilmişti.
Bizim görevimiz neydi ve sonuç ne olmuştu?..’’
Gazi Öğretmen sözlerine devam edecekken telefon çalmış ve telefonun ucundaki ses Sayın Rauf Dektaş’ın sesiymiş…
Gazi Öğretmen aradan 44 yıl geçtikten sonra 2008 yılı Ağustos ayında Cumartesi Sohbet Köşesinde Anamur Türkmen Efem radyosunda canlı yayında telefonla halka açık olarak sayın Rauf Denktaş’la telefon görüşmesi gerçekleştirmiş…
Sayın Denktaş o günleri hatırladığını, Anamur’u, Anamurluyu, Anamur sahillerini çok iyi tanıdığını söylemiş…
Gazi Öğretmen kendisini Anamur’a davet etmiş… Kendisiyle eski günleri anmışlar, halka açık ancak hiç kimsenin anlayamayacağı rumuzlu konuşmalar yapmışlar…
Aradan yıllar yıllar geçmiş…
Ne olmuşsa olmuş…Nasıl girişimler yapılmışsa yapılmış…Kim kimlerle konuşmuşsa konuşmuş…Gazi Öğretmenin de girişimleriyle şu anda Anamur’un en güzel sahil bandına RAUF DENKTAŞ PARKI yapılmış…
Gazi Öğretmen ve Sayın Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’ın manevi hayalleri maddi olarak gerçekleşmiş…
40.000 ( kırk dönüm ) metrekarelik ilçenin en geniş yeşil alanlarından birisi olan ve adı Dragon Parkı iken 2012 yılında adı Rauf Denktaş Parkı olarak değiştirilen
Rauf Denktaş Parkı’nda yeni bir düzenleme yapılmış yürüyüş ve şu anda bisiklet yolları, tuvalet ve duş alanları ile halk kafeleri, çocuk oyun alanları bulunuyormuş…
Gazi Öğretmenin hayalinde ise Sayın Rauf Denktaş’la yaptığı telefon görüşmesinde anlattığı şekliyle yapılan Rauf Denktaş Parkında küçük bir Kıbrıs oluşturmakmış…
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki tarihi yerlerin maketlerinin yapılması ve kırk dönümlük park özerine serpiştirilmesi Gazi Öğretmenin hayali imiş..
Gazi Öğretmen ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ın telefon görüşmesine gelince…
( devam edecek )