Geldiğimiz konum itibarıyla ile istihbarat ikiye ayrılıyor.
İç istihbarat ve Dış istihbarat olarak ayrılmakta.
Türkiye yapısında istihbarat ise dış ve iç birliktedir.
İsrail’de ise askeri istihbarat da mevcuttur.
MOSSAD karar alma ve dış politikaları bilgi kaynağı sağlayan bir kurumdur.
MOSSAD’ın yaratılan algısı, İsrail istihbaratının veya İsrail güvenlik stratejilerinin devamı olarak bir kamu diplomasisi olarak adlandırılabilir.
Operasyonlar anlamında adam öldürme, düşmanlarını yok etme anlamında kas güçlerini yani bu yeteneklerini çok iyi kullandıkları için başarılıdır;
Ancak stratejik istihbarat üretme, tehditleri anlama ve tehditlere karşı ne yapılacağına dair politika üretme ve karar verici perspektif kazandırma açısından çok başarılı bir servis olduğunu söyleyemeyiz.
MOSSAD gücü abartılmış bir istihbarat teşkilatıdır.
Pek çok konuda kadar MOSSAD
bir takım işleri zamanında yaptı.
Tabii ki güçsüz bir servis değil, agresif bir servis ve birçok farklı yöntem kullanmaktadır.
Mesela para motivasyonunu da kullanmakta. Bir bekçi örgütünü bile dünyanın en iyi servisi haline getirebilmeniz mümkündür.
Hamas’ın İsrail’ e yönelik olarak 7 Ekim saldırılarında MOSSAD’ın bir fiyasko ile karşılaştığı da bir gerçektir.
Hiç komplo teorilerine gerek yok.
1960’lardan itibaren İsrail’i ilk tanıyan Müslüman bir ülke olarak ve NATO sisteminde de bulunmaktadır.
Ortak hedeflere dair birlikte faaliyetler var.
Ancak Türkiye’nin özellikle 2000 sonrası döneminde AK Parti’nin iktidara gelmesi ve AK Parti’nin dış politikasındaki değişikliklerle bağımsız olmayarak 15 Temmuz Darbesi’nden sonraki Türkiye ve İsrail’in birçok konuda karşı karşıya geldiğini görüyoruz.
Buna en önemli örnek de HAMAS’dır.

