Gazi Öğretmen Milli Türk Talebe Birliğinde Judo kursuna devam ederken Kıbrıs’taki olaylar nedeniyle Kıbrıs’a gidecek öğrenciler arasına seçilmiş ve eğitim başlamış, 2 ay içinde bisiklete, motosiklete binmesini, araba kullanmasını öğretmişler.
2 ay içinde Taksi ehliyeti almalarını sağlamışlar, Judo’da birkaç kuşak değiştirmeleri için onları yetiştirmişler…
Yakın dövüş taktikleri ve tabancayla ateş etmesini öğretmişler…Gerçekten iyi yetiştirilmiş 50 kişilik grup 2 ay içinde Kıbrıs’a gitmek üzere hazırlanmışlar…
Sayın Denktaş’ın Anamur üzerinden gizlice Kıbrıs’a çıkmasına yardımcı olacaklarmış…
Anamurlu oluşu nedeniyle olsa gerek Binbaşı Gazi Öğretmenle daha bir başka ilgileniyormuş…
Diğer arkadaşlarından ayrı olarak kendisine EL YAZMASI bir KIBRIS HARİTASI vermiş…
Harita Osmanlıca yazılmış ve ayrılan grup içerisinde kendisinden başka Osmanlıca bilen yokmuş…Haritayı ÇOK GİZLİ kaydıyla verdiğini kimseye göstermemesi gerektiğini de söylemiş…
Sayın Rauf Denktaş’ı Kıbrıs’a çıkardıkları takdirde bu haritayı kendisine vermesini istemiş…
Sayın Denktaş’a veremediği dünyada ilk defa yapılan EL YAZMASI Haritayı şu anda özel arşivinde saklamaktaymış…
O günlerde Anamur’da Kıbrıs’a yönelik KIBRISIN SESİ adıyla bir radyo evi kurulmuş…
Anamur’dan motorlarla, kayıklarla gizlice Kıbrıs’a silah ve mühimmat sevki yapılıyormuş…
Gazi Öğretmen bunları anlattığı için Binbaşı kendisiyle daha çok ilgileniyormuş….
Binbaşının anlattıklarına göre sayın Denktaş’ın gizlice Kıbrıs’a gitmesini can güvenliği nedeniyle hükümet de istemiyormuş…
Ama Denktaş Anamur üzerinden mutlaka Kıbrıs’a gizlice gitmeliymiş…
Çalışmaları sona ermiş ve her zaman sivil kıyafetle gelen Binbaşı askeri kıyafetiyle son defa toplantılarına gelmiş, hazır vaziyette beklememizi istemiş…
Ayrıca Kıbrıs olayları sona erinceye kadar KETUM davranmaları gerektiği konusunda namus ve şeref sözü almış…
Gazi Öğretmenin babası güneydoğuda kolunu kaybeden bir Gazi imiş.
Binbaşının özel talimatıyla gizlice Anamur’a gelmiş, durumu babasına anlatmış…
Babası savaş taktiklerini bilen biriymiş ve o da Ketum davranmış annesine bile bir şey anlatmamış…
Bağlantılar yapılmış ve sayın Rauf Denktaş 1964 yılında Anamur’a gelmiş, Kıbrıs’a çıkış ortamı ayarlanıncaya kadar bir evde saklanmış ve Anamur üzerinden gizlice Kıbrıs gitmiş, adaya çıkmış…
Bu plana dahil olmak isteyen Milli Türk Talebe Birliğine mensup gençler de ayrı-ayrı görevlerle bu Kıbrıs’a çıkışa destek olmaya çalışmışlar…
Gazi Öğretmenin görevi Anamur’da kalacak yer sorununu çözmek olmuş…
Bu görev yerine getirilmiş ancak sayın Denktaş adaya çıktığı anda Yunanlılar tarafından tutuklanmış, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin baskısıyla Türkiye’ye iade edilmiş…
Gazi Öğretmen ve arkadaşlarının görevi neydi ve sonuç ne olmuştu?..
Namus ve şeref sözü vererek KETUM davranmaları istenmişti ya…
Bu konuda şu anda bile susmak görevleriymiş…
Gazi Öğretmen aradan 44 yıl geçtikten sonra 2008 yılı Ağustos ayında Cumartesi Sohbet Köşesinde Anamur Türkmen Efem radyosunda canlı yayında telefonla halka açık olarak sayın Rauf Denktaş’la bu konuları konuşmuş… Kendisi Anamur’u, Anamurluyu, Anamur sahillerini çok iyi tanıdığını söylemişmiş…
Kendisini Anamur’a davet etmiş…Kendisiyle eski günleri anmışlar…hHalka açık ancak hiç kimsenin anlayamayacağı rumuzlu konuşmalar yapmışlar…
Nereden nereye…
İşte öğrencilik yıllarında Kıbrıslı kardeşlerine bir vefa borcu olarak böyle bir girişimi olmuş…
O dönemde birçok arkadaşı gönüllü olarak Kıbrıs’a gitmek için yazılmışlar…Ancak onlar Gazi Öğretmenin grup gibi şanslı olamamışlar…
Gazi Öğretmen her an İlkay Kamil, Mustafa Haşim Altan, Muzaffer, Ahmet,…ile Kıbrıslı mücahit kardeşleri Süleyman Ali, İbrahim Sadık, Ahmet Haşim, Küçük Rauf ile Saliha, Fatma, Zübeyde bacıları ve diğerlerinin kulakları çınlatırmış…
Sosyal hayat olarak İstanbul’da yaşantısı bu şekilde devam ederken Yüksek İslam Enstitüsündeki derslerini de hiç ihmal etmiyormuş…
Bir taraftan İslam Medeniyeti mecmuasındaki çalışmaları, bir taraftan Kıbrıs olayları nedeniyle M.T.T.Birliğinin verdiği görevleri yerine getirmeye çalışması ve diğer taraftan dersleri…
Güzel bir program yapmış. Bu Program’da dersleri ön plandaymış…Hiç ikmale kalmadan her yıl bir üst sınıfa geçiyormuş…
( devam edecek )
2 ay içinde Taksi ehliyeti almalarını sağlamışlar, Judo’da birkaç kuşak değiştirmeleri için onları yetiştirmişler…
Yakın dövüş taktikleri ve tabancayla ateş etmesini öğretmişler…Gerçekten iyi yetiştirilmiş 50 kişilik grup 2 ay içinde Kıbrıs’a gitmek üzere hazırlanmışlar…
Sayın Denktaş’ın Anamur üzerinden gizlice Kıbrıs’a çıkmasına yardımcı olacaklarmış…
Anamurlu oluşu nedeniyle olsa gerek Binbaşı Gazi Öğretmenle daha bir başka ilgileniyormuş…
Diğer arkadaşlarından ayrı olarak kendisine EL YAZMASI bir KIBRIS HARİTASI vermiş…
Harita Osmanlıca yazılmış ve ayrılan grup içerisinde kendisinden başka Osmanlıca bilen yokmuş…Haritayı ÇOK GİZLİ kaydıyla verdiğini kimseye göstermemesi gerektiğini de söylemiş…
Sayın Rauf Denktaş’ı Kıbrıs’a çıkardıkları takdirde bu haritayı kendisine vermesini istemiş…
Sayın Denktaş’a veremediği dünyada ilk defa yapılan EL YAZMASI Haritayı şu anda özel arşivinde saklamaktaymış…
O günlerde Anamur’da Kıbrıs’a yönelik KIBRISIN SESİ adıyla bir radyo evi kurulmuş…
Anamur’dan motorlarla, kayıklarla gizlice Kıbrıs’a silah ve mühimmat sevki yapılıyormuş…
Gazi Öğretmen bunları anlattığı için Binbaşı kendisiyle daha çok ilgileniyormuş….
Binbaşının anlattıklarına göre sayın Denktaş’ın gizlice Kıbrıs’a gitmesini can güvenliği nedeniyle hükümet de istemiyormuş…
Ama Denktaş Anamur üzerinden mutlaka Kıbrıs’a gizlice gitmeliymiş…
Çalışmaları sona ermiş ve her zaman sivil kıyafetle gelen Binbaşı askeri kıyafetiyle son defa toplantılarına gelmiş, hazır vaziyette beklememizi istemiş…
Ayrıca Kıbrıs olayları sona erinceye kadar KETUM davranmaları gerektiği konusunda namus ve şeref sözü almış…
Gazi Öğretmenin babası güneydoğuda kolunu kaybeden bir Gazi imiş.
Binbaşının özel talimatıyla gizlice Anamur’a gelmiş, durumu babasına anlatmış…
Babası savaş taktiklerini bilen biriymiş ve o da Ketum davranmış annesine bile bir şey anlatmamış…
Bağlantılar yapılmış ve sayın Rauf Denktaş 1964 yılında Anamur’a gelmiş, Kıbrıs’a çıkış ortamı ayarlanıncaya kadar bir evde saklanmış ve Anamur üzerinden gizlice Kıbrıs gitmiş, adaya çıkmış…
Bu plana dahil olmak isteyen Milli Türk Talebe Birliğine mensup gençler de ayrı-ayrı görevlerle bu Kıbrıs’a çıkışa destek olmaya çalışmışlar…
Gazi Öğretmenin görevi Anamur’da kalacak yer sorununu çözmek olmuş…
Bu görev yerine getirilmiş ancak sayın Denktaş adaya çıktığı anda Yunanlılar tarafından tutuklanmış, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin baskısıyla Türkiye’ye iade edilmiş…
Gazi Öğretmen ve arkadaşlarının görevi neydi ve sonuç ne olmuştu?..
Namus ve şeref sözü vererek KETUM davranmaları istenmişti ya…
Bu konuda şu anda bile susmak görevleriymiş…
Gazi Öğretmen aradan 44 yıl geçtikten sonra 2008 yılı Ağustos ayında Cumartesi Sohbet Köşesinde Anamur Türkmen Efem radyosunda canlı yayında telefonla halka açık olarak sayın Rauf Denktaş’la bu konuları konuşmuş… Kendisi Anamur’u, Anamurluyu, Anamur sahillerini çok iyi tanıdığını söylemişmiş…
Kendisini Anamur’a davet etmiş…Kendisiyle eski günleri anmışlar…hHalka açık ancak hiç kimsenin anlayamayacağı rumuzlu konuşmalar yapmışlar…
Nereden nereye…
İşte öğrencilik yıllarında Kıbrıslı kardeşlerine bir vefa borcu olarak böyle bir girişimi olmuş…
O dönemde birçok arkadaşı gönüllü olarak Kıbrıs’a gitmek için yazılmışlar…Ancak onlar Gazi Öğretmenin grup gibi şanslı olamamışlar…
Gazi Öğretmen her an İlkay Kamil, Mustafa Haşim Altan, Muzaffer, Ahmet,…ile Kıbrıslı mücahit kardeşleri Süleyman Ali, İbrahim Sadık, Ahmet Haşim, Küçük Rauf ile Saliha, Fatma, Zübeyde bacıları ve diğerlerinin kulakları çınlatırmış…
Sosyal hayat olarak İstanbul’da yaşantısı bu şekilde devam ederken Yüksek İslam Enstitüsündeki derslerini de hiç ihmal etmiyormuş…
Bir taraftan İslam Medeniyeti mecmuasındaki çalışmaları, bir taraftan Kıbrıs olayları nedeniyle M.T.T.Birliğinin verdiği görevleri yerine getirmeye çalışması ve diğer taraftan dersleri…
Güzel bir program yapmış. Bu Program’da dersleri ön plandaymış…Hiç ikmale kalmadan her yıl bir üst sınıfa geçiyormuş…
( devam edecek )

